DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Cezmi Doğaner
Cezmi Doğaner
Giriş Tarihi : 27-04-2019 20:40

Neden Düşündüğünü Söylemez İnsan Korkar(2)

Toplumsal korku
Totaliter rejimde herkes sadece bir kişiden korkar. Ama demokraside herkes birbirinden korkuyor.
Demokrasinin kendisinden mi kaynaklanıyor yoksa, onun çarpıtılmasından ve sermayenin güdümüne girmesinden mi? Bu gelişme sermayenin güdümündeki demokrasi toplumsal korkunun kaynağı.
Demokrasi, yönetim biçimlerinin en güç olanıdır. Bıçağın sırtında gibidir demokrasi. O yönetim biçimine layık olanlarca özümsenir. Demokrasinin özünde, korkunun eşitliği yatar. Herkesin birbirinden korkması, hiç kimsenin bir ötekisinden korkmaması sonucu getirir. Demokrasinin işleyişidir bu. Demokrasinin başarılı, eşitlikle, hakkaniyetle, doğrulukla erdemle uygulanabilmesi için, bireylerin korkudan korkmaması ve korkuyu bilinç dışına iten toplum yapısı gerekir. Toplum korkuya göre davranışlarını düzenlemeye alıştırılmış. Oysa tersine davranışlarla korkuyu biçimlendirmeniz gerekir.
Toplum Korkuya göre davranışlarını  düzenliyor . Ama bunun sorumlusu toplum mu? Topluma kendi acımasız Tarih bilincimiz bunu miras bıraktı. Dinin cehennem korkusuyla, padişah fermanındaki korkuyu duya duya doğduk, yaşadık ve öldük, bin yılı aşkın süre. Belki de korku bizlerin genetiğine yerleşti, kromozomlarımız korkuyla birlikte biçimlendi, korku kimliğimizin dokusunu oluşturdu. Şimdi bizlere korkuyu miras bırakan Tarihimizi aşmak, onu gerilere itmek istiyoruz. Toplumsal korku deyimimiz tam bize göre bir deyimdir ve tam da bizleri betimliyor.
Sorunumuz: toplumsal korkunun nasıl üstesinden gelebiliriz?
Toplumsal düzeni korkuya dayandırılan toplumlar, demokrasiyi var edemezler, özenerek öteki ülkelerden devşirseler bile onu özümlemenin sıkıntısını yaşarlar. Ve en başta yöneticiler kadrosu, demokrasiyi göstermelik hale getirir. Çünkü demokrasi onların, egemenlikleriyle çatışır. Yetkilerinin sınırı daralır ve çıkar gruplarıyla ortaklıklarına engel olur demokrasi. O yüzden demokrasinin işlemezliğinin kaynağı olmak zorundadırlar. Toplum, kendisini kuşatan tehlikenin farkına varmaya başladığı andan itibaren, onlar, korku denilen olgunun yaratıcısı olurlar. Bunun da adını bulmuşlardır: Kendilerinin yapılandırdığı, ama koşullarına uymadıkları yasalardan korkuyu bilinç altına yerleştirmenin yöntemini uygulamaya gelir sıra. Yasalara saygı, yasalardan korku modeli, toplumun dirlik ve düzenin temel koşulu olmuştur. Sadece onlar, bunun dışında yaşarlar. Korkusuzdurlar o yüzden. Birbirlerinden korkmalarının da gereği kalmamıştır, çünkü aynı dalın üzerinde oturmaktadırlar.
Davranışlarımıza göre korkuyu nasıl betimleriz?
Yönetenlerin korkusuzlukları, topluma aşıladıkları korkudan kaynaklanıyorsa, o zaman tek çıkar yol, davranışlarınıza göre korkuyu betimlemek olur. Korkmamaya karar verenlerle bir araya gelerek, korkutanların karşısına caydırıcı güç olarak çıkmanız gerekir.
Nasıl elinde güç olanların karşısında çıkabiliriz. Caydırıcı güç olabilmek için, örgütlenmek gerekir, oysa örgütlenmenin özgürce gerçekleşmediği koşullarda yaşıyoruz. Amacımız hiç bir zaman bizleri yönetenlerin elindeki gücü zor kullanarak almak değil. Tersine, güç devrinin demokratik koşullarda halkın isteklerine göre gerçekleşmesini amaçlıyoruz. Demokrasinin gereğidir bu. Bunu amaçlarken, yalancının yerine dürüstün, hak yiyenin yerine adaletlinin, hırsızın yerine namuslunun, bilgisizin yerine bilgilinin, beceriksizin yerine beceriklinin ve umursamazın yerine yurtseverin gelmesini özlüyoruz, gözlüyoruz. Ama son yıllarda ülkemiz erdemi, adaleti, doğruluğu, dürüstlüğü, külfet, yük kabul edenler ortaklığına yenik düştü. Ulusal yarar kavramı tersyüz oldu. Değer yargıları tümden çökertildi ve polis korkusunun yanına işsiz kalmak ve açlık korkusu gelip yerleşti. İşsizliğin en acı yanı, yalınızca açlık değil ondan da beteri, kişinin kendisini işe yaramaz, toplumun dışına itilmiş olarak görmesidir. Tüm bunların nereden kaynaklandığını biliyoruz.
Bilmek de zorundayız. Sistemin çarpık işleyişinin kaynağının, sermayenin egemenliğinde biçimlenen devlet yapısından kaynaklandığım bilmeniz gerekir. Nerede sermaye tekelleşiyorsa, orada sömürü vardır ve nerede sömürü varsa orada korku bilinç atına zorla yerleştirilir. Korku, yemek sofrasında, yatak odasında ve işyerindeki masada, fabrikada makine başındadır. Sermayenin kuralıdır bu. Kâr, yararın yerine geçtikçe, bu böyle olmaya devam edecektir.

NELER SÖYLENDİ?
@
Cezmi Doğaner

Cezmi Doğaner

DİĞER YAZILARI Demokratik Toplum ve Sosyal Demokrat Seçenek 10-05-2020 22:23 CHP Soldadır 24-01-2020 23:43 Çocuklarınızı Korkutuyor musunuz? 06-05-2019 20:19 Korkularımız 28-04-2019 19:40 Neden Düşündüğünü Söylemez İnsan Korkar(2) 27-04-2019 20:40 Neden Düşündüğünü Söylemez İnsan Korkar(1) 24-04-2019 15:00 Sosyal Demokraside Yerel Yönetimler 17-02-2019 19:31 TIP da Yeni Bir Devrim-Buluş 25-01-2019 12:42 Atatürk Dünya’da Sevilen Lider 29-12-2018 19:36 Açık Mektup 17-12-2018 18:42 Türkiye’nin Dışardan Görünüşü 07-12-2018 14:45 Anadolu’da Hümanizma’nın Doğuşu 30-11-2018 13:20 Avrupa’da Hümanizma’nın Doğuşu 23-11-2018 18:37 İnsan ve Yaşam 21-09-2018 13:17 Mahatama Gandi’den Ders 15-09-2018 16:38 Çevre Felaketi Yaşıyoruz (1) 31-08-2018 20:14 Sosyal Demokrat Düzende Yerel Yönetim(1) 05-08-2018 23:13 Anadolu halı ve kilimleri 31-07-2018 18:04 Demokrasi ve diktatörlük 19-06-2018 13:45 Gericilik ve içyüzü 14-06-2018 23:33 Tutuculuk 08-06-2018 21:09 Osmanlıcılık 02-06-2018 21:39 Osmanlı Hastalığı(2) 28-05-2018 21:45 Osmanlı Hastalığı(1) 21-05-2018 11:14 Demokrasi-Nasıl Engelleniyor 08-05-2018 19:58 Türk Ekonomisi Uzun Vadede Kırılgan Görünüyor 28-04-2018 21:02 Birlikte Yaşam 17-04-2018 21:20 Yıkıma Karşı Barış 14-04-2018 21:07 Öğretmen ve Eğitimin Hedefleri 06-04-2018 20:48 Gül 01-03-2018 07:42 Eğitim ve Sevgi 26-02-2018 08:06 Türk -Ermeni Sorunu 20-02-2018 18:29 Derin yalnızlık... 13-02-2018 15:09 Hollanda, Ankara Büyükelçisini Resmen Geri Çekti 06-02-2018 13:47 Siyaset Seçmen(1) 05-02-2018 21:16 Uyum-Suz Ahlakı 18-01-2018 22:15 Darülfün’a geri dönüş 13-01-2018 09:28 Düşünmeyi Geliştirme(2) 06-01-2018 14:30 Düşünmeyi geliştirme (1) 05-01-2018 07:52 Düşünceleri Öğrenme Ve Geliştirme(2) 21-12-2017 20:49 Düşünceleri Öğrenme Ve Geliştirme(1) 17-12-2017 18:56 Toplum ve başarı 07-12-2017 18:51 Eğitim, okuma anlama 30-11-2017 18:41 Kültüre Bakış 23-11-2017 19:10 Sevgi ve Hoşgörü 21-11-2017 14:58 Atatürkçülük Ve Çeşitleri 17-11-2017 13:09 Hindistan,Pakistan ve Demokrasi 16-11-2017 21:14   İlkesizlik Üzerine Konuşma 04-11-2017 19:31 CHP ve Örgütlenme 30-10-2017 14:02 Aşk Üzerine 26-10-2017 18:35 AB´nin Türkiye´Ye Mali Yardımı Azaltması Ne Anlama Geliyor? 23-10-2017 19:32 Eksen Kayması Rejim Sorunu 14-10-2017 20:34 CHP ve siyaset 12-10-2017 18:11 Aşk Kitapları Üzerine 28-09-2017 18:48 Anaokulu Eğitiminin Gelişim Alanları 23-09-2017 20:16 Sanat Yolunda Pisacco 21-09-2017 20:21 AB'de Tartışma 20-09-2017 21:09 Dil Gelişimi ve Okuma 14-09-2017 20:31 Anaokulunun Yararları 09-09-2017 07:58 Mustafa Kemal Ve Mahatma Gandi 03-09-2017 21:39 Asıl güzellik 29-08-2017 20:04 Sanatın Gücü(1) 21-08-2017 15:04 Yaratıcılık 19-08-2017 13:17
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA