ADIYAMAN
Giriş Tarihi : 09-11-2021 21:46

Adıyaman’dan Doğu Türkistan’a destek

Adıyaman’da Doğu Türkistan için Anadolu Seferi'ne çıkan Toplama Kamp Mağdurları Platformu Demokrasi Parkı önünde destek açıklaması yaptı..

Adıyaman’dan Doğu Türkistan’a destek

Platform adına açıklama yapan Mirzehmet İlyasoğlu, “İşgalci zalim Çin Doğu Türkistan’da 1949’dan 2016 yılına kadar türlü zulüm, baskı ve katliamlara imza attı, ama yine kana doymadı, ekonomik gücünün zirveye ulaştığını ve Türk ve İslam alemini etkisi altına aldığını düşünen Çin, 2017 yılına geldiğinde bu zulüm ve katliam politikalarını soykırım boyutunu ulaştırmıştır. Çin  Doğu Türkistan’ın her yerinde inşa ettiği on binlerce Toplama kampına milyonlarca  Müslüman Uygur, Kazak ve diğer Türk toplumu mensuplarını almıştır ve almayanda devam etmektedir. ÇKP faşizmi bu uygulaması ile ana-babayı çocuklarından, çocukları ana-babasından, kardeşi kardeşten, hanımı kocasından ayırdı aileleri paramparça etti, burada bulunun arkadaşlar bu uygulamaların somut örnekleridir” dedi.

“Çin 2017 yılında bu kampların varlığını inkar etti”

İlyasoğlu, açıklamasının devamında ise, “Uydu görüntüleri, BBC’ni ifşa ettiği toplama kampına dair görüntüler ve 2018 yılındaki BM’lerin toplama kampında 1 M 800 bin Müslüman Uygur Türkü tutulduğuna dair raporlar çıkıca, Çin o toplama kaplarının varlığını kabul etti, Ama orayı bir eğitim merkezi, mesleki okul dedi, Fakat o mesleki eğitim dediği toplama kamplarında anne kucağındaki bebekten tutun 93 yaşındaki dedelerimiz. Sokaktaki normal vatandaştan tutun, profesör doktorlarımız, din alimlerimiz, büyük iş adamlarımız, sanatçılarımız vardır. Bu insanların bir bölümü o toplama kamplarında hunharca katledilmiştir. Aramızdaki Nurmuhmmed kardeşimizin 70 yaşındaki babası o toplama kamplarında katledildi. 82 yaşındaki Kur’an-ı Kerimi Uygur Türkçesine çeviren Muhammed Salih hocamız, 35 yaşındaki gazi üniversitesini bitirerek Doğu Türkistan’da öğretmenlik yapmakta olan Ekrem kardeşimiz, Japonya’da yüksek lisansına devam ederken Çin polisleri ailesine baskı yapmasından dolayı mecbur geri dönen 30 yaşındaki kardeşimiz Mihray erkin, 65 yaşındaki emekli öğretmek Hemide annemiz yine o toplama toplarında hunharca katledilmiştir. Bunların sayısını çoğaltabiliriz” diye konuştu.

“Toplama kaplarında insanlar her gün insanın aklı ermediği işkencelere maruz kalmaktadır”

İlyasoğlu, konuşmasını öyle sürdürdü: “Toplama kampından kurtulan tanıkların ifadelerine göre, o toplama kaplarında insanlar her gün insanın aklı ermediği işkencelere maruz kalmaktadır. Yine Toplama kamplarında İnsanlara ne olduğu bilinmeyen ilaçlar verilmekte ve iğneler yapılmaktadır. Toplama kamplarına alınan ve henüz alınmayan Doğu Türkistanlı Müslüman Türk halkı fabrikalarda veya tarlalarda  köle işçi olarak çalıştırmaktadır.  Toplama kamplarındaki kimi insanların iç organları çalınarak helal organ adıyla Çin başkenti pekinde reklamı verilerek açık bir şekilde Müslüman, Arap ülkelerine satılmaktadır. Toplama kampına henüz alınmayan insanlara gündüz ve akşam ÇKP propaganda şarkıları ezberleterek Müslüman ve Türk Doğu Türkistan halkının beyliklerini yıkamaktadır. Erkekleri toplama kampına alınan ailelere aile mahremiyetini hiçe sayarak, akraba aile projesi adı altında Çinli erkek memurlar yerleştirilmektedir ve üçte beraber politikası uygulanmaktadır, bunlar beraber yatmak, beraber yemek, beraber çalışmak. Müslüman ve Türk kızlarımız zorla Çinlilerle evlendirilmektedir.  Müslüman Uygur ve Kazak kadınları  toplu kısırlaştırılmaktadır. Evlerde Kur’an kerimi bulundurmak ve okumak, seccade bulundurmak dahi yasaktır, günlük hayatta selamünaleyküm, cennet ve ALLAH sözlerini kullanmak dahi yasak hale gelmiştir.  Cenaze namazları yasak, İslami ve Türk mimari yapılar peyder pey yok edilmektedir. Kur’an-ı kerimler yakılmaktadır, 2017 den bu yana uluslararası resmi raporlara göre Doğu Türkistan’da 16 bin tane camii yerle bir edilmiştir, geri kanların kimisi eğlence merkezlerine, içkili barlara çevrilmişse, kimisinin de kapılarına kilit vurulmuştur.”

İlyasoğlu, konuşmasının sonunda ise, “Uluslararası Af Örgütü’nün 2021 Mart ayı verilerine göre 1 milyondan fazla Müslüman Türk çocuğu toplama kaplarında dininden, ırkından, kültüründen soyutlanarak Allah’ı, kendi kimliği ve değerlerini inkar eden Çinli birey olarak yetiştirilmektedir. Uluslararası bağımsız araştırma kuruluşları verilerine göre şuan 3 milyondan fazla Müslüman Uygur Türkü toplama kamplarında tutulmaktadır. Çin ise 2014’ten beri her sene 1m.300 bin insanı mesleki okula yani toplama kampına aldığını söyledi. Daha da vahim olanı, toplama kamplarında tutulan Müslüman Doğu Türkistanlı kadınlar sistematik tecavüze uğramaktadır. Daha geçtiğimiz günlerde uluslararası medyaya bomba gibi bir haber düştü. Yani Doğu Türkistan’da 5 sene polis görevi yapan Çinli polisin itirafına göre toplama kampına alınan insanların hiçbir suçu yok, rasgele toplanmaktadır ve her gün türlü işkenceler uygulanmakta, vücutları şişene kadar dövülmektedir, tecavüzler sıradan bir şey haline gelmiştir, işlemediği suçları kabul ettirmek için kadın erken demeden cinsel organlarına elektrik şoku uygulanmaktadır. Bunların içinde 14 yaşındaki çocuklar da bulunmaktadır. Bütün bunlar yaşanırken ne yazık ki, Türk ve İslam alemi sessiz. Soruyoruz, bu sessizliğinizin sebebi nedir?  Nazi toplama kamplarında yaşananlar o zamanlar hiç bir teknoloji olmamasına rağmen gizli kalmadı, bu manada 21.yüzyılda bunların gizli kalacağı asla mümkün değildir, peki Çin’in yaptığı bütün alçaklıkları  karşımıza çıktığında  gelecek nesillere veyahut Allah’ın karşısına çıktığınızda verebilecek bir cevabımız var mı? Her şeyden önce biz bir insanız, kendimize yakışana yapalım, zulme susan dilsiz şeytandır, zulme susan zulme ortaktır. Zulmü durduramıyorsan, duyur buyurmuşlar, biz duyurduk, Allah şahidimiz  olsun, artık susmayı mı tercih edersiniz yoksa haykırmayı mı o sizin vicdanınıza ve imanınıza kalmış. Tüm çıplaklığıyla Çin Doğu Türkistan’da bir soy kırım yapıyor. Çin’in bütün bu uygulamaları sonucunda işlediği cinayetlerin uluslararası hukuka göre Soykırım olduğu İngiltere, kanada, Hollanda, Amerika, Belçika, Litvanya, Çek Cumhuriyeti gibi 7 ülke tarafından kabul edildi. Başta ABD, Kanada, AB, Avusturalya, Japonya hükumetleri Çin’i kınamıştır ve yaptırım uygulamalarına başlamıştır. Sadece siyasetçiler değil, bir sürü uluslararası ünlü markalar Çin’in uyguladığı köle işçilik uygulamalarından dolayı bazı ticari ilişkilerini durdurmuştur, ünlü sanatçı ve sporcularımız insanlar adına uyguların yanında yer alarak Çine tepki göstermiştir. Biz buradan Çin’i tüm bu yaptıklarından dolayı kınıyor ve lanetliyoruz ve diyoruz ki, İnsanlık Çin’e teslim olmadı ve olmayacaktır. Biz Doğu Türkistanlılar asla teslim olmadık ve asla olmayacağız. Bunun için de her şeyimizi ortaya koyduk, koyacağız. Ey Müslüman ve Türk kardeşlerim siz de gelin daha fazla geç olmadan Çin’in bu Müslüman ve Türk soykırımına hep beraber dur diyelim. Bizi izleyen, dinleyen ey kardeşlerim, ey insanlık! Gerçek haber burada diye ulusal kanallar, artık görmezden gelmeyin, tüm dünya bunları görürken, sizin görmemeniz mümkün değildir.5 senedir ailesine kavuşamayan biz Doğu Türkistanlı kardeşlerinizin bu çığlıklarına daha fazla kulak verin artık,  Çin’e bu insanların aile yakınları nerede diye sorun, biz sorduk, süper güç dediğiniz Çin bu basit sorunun karşısında çaresiz kalmaktadır, çünkü yalancının mumu yatısına kadardır. Türkiye’yi Çin’in propagandasına teslim etmeyeceğiz. Mazlumun ırkı, dini sorulmaz, üstelik oradaki sizin öz ve öz kardeşleriniz. Doğu Türkistan’da sadece Doğu Türkistanlıların değil, insanlığın, Müslümanlığın ve Türklüğün şerefi, izzeti ve namusu ayaklar altın alınmaktadır, bu hepimizin namus meselesidir. Biz buradan Türkiye devletimiz ve hükümetimiz başta olmak üzere tüm dünya liderlerine, uluslararası kurum ve sivil toplum kuruluşlarına ve bütün insanlığa sesleniyoruz. Eğer iddia ettiğiniz gibi güçlüden, zalimden değil, adaletten, hakkaniyetten, demokrasi ve insan haklarından yana iseniz lütfen artık Doğu Türkistan'da yaşananları görün ve gereğini yapın, vicdanınıza kulak verin. Şayet bu durumu görmez ve gereğini yapmaz iseniz yaşanmış, yaşanan ve muhtemelen yaşanacaklardan  en az zalim Çin iktidarları kadar sorumlusunuz. Bugün Doğu Türkistanlıların başına gelenler yarın sizin başınıza gelmeyeceği ne malum. Çin’in Pakistan’da, Afrika’da, Türk cumhuriyetlerinde yaptıklarına ve şimdi de İran üzerinden Müslüman coğrafyasında yapmayı planladıklarına bakın. Daha fazla geç kalmadan Gelin Çin’in zulüm ve soykırımına hep beraber dur diyelim” değerlendirmesinde bulundu.

Basın açıklaması demokrasi parkında resim sergisi gezilmesiyle sona erdi.

Kaynak: PHA