SİYASET
Giriş Tarihi : 08-08-2021 22:00

CHP'li Başkan Binzet hükümete sert çıktı - Videolu Haber

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adıyaman İl Başkanı Burak Binzet, korona virüs (Covid-19) aşısında il genelindeki son durum, Türk Hava Kurumu’na (THK) uçak onarımı başta olmak üzere gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu..

CHP'li Başkan Binzet hükümete sert çıktı - Videolu Haber

Parti binasında PHA muhabirinin sorularını yanıtlayan CHP İl Başkanı Burak Binzet, ilk olarak yurt genelinde yaşanan orman yangınlarına kullanılan uçaklarla ilgili açıklama yaptı.

Binzet, “Bulunduğumuz mevsim orman yangınlarına çok müsait burada araştırılması gereken olay orman yangınlarından daha çok yangına nasıl müdahale ettiğimiz ya da edemediğimizdir. Türk Hava Kurumu büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk zamanında kurulmuş olan ve yıllarca Türkiye'ye bu alanda hizmet eden bir kurumdur. Türk Hava Yolları Türk Hava Kurumu'nun elinde yangın söndürme ile ilgili yaklaşık 10 tane 15 tane uçak olduğuna envanterinde bulunduğunu çok olduğunu biliyoruz biz bu uçakların bakımsızlıktan dolayı çalışmadığına 4 milyon dolar gibi bir paraya ihtiyacı olduğundan bahsediliyor. 20 yıldır iktidarda olan bir parti bir iktidar, hükümeti yöneten bir iktidar, 4 milyon dolarlık bir masraflı niye bugüne kadar yapmadı. Somali'ye sayın cumhurbaşkanı 30 milyon dolar yardımda bulundu. Türkiye’nin ciğerleri yanıyor, Türkiye yanıyor. Biz 4 milyon dolar gibi bir rakamdan bahsediyoruz. 4 milyon dolar devlet bütçesinde çok küçük görünen bir rakam. Ben buradaki amacın Türk Hava Kurumunu çürütmek olmak olduğunu bunun da işte Atatürk tarafından kurulmuş bir durum olduğu için Atatürk'ün izlerini silmek adına yapıldığını düşünüyorum ve iddialarını bu yönde geliştiriyorum” dedi.

“Yangında kiralanan uçaklara ödenen parayla THK’da 50'lik uçakların hepsini sıfırlamak mümkün”

CHP İl Başkanı Burak Binzet, konuşmasının devamın da ise, “Geçmiş dönemlerde de yangınlar oluyordu bizim de kulağımıza gelmeden bu yangınları söndürme imkanımız oluyordu. Mutlaka ki şu an içinde bulunduğumuz küresel ısınmanın ya da mevsiminin etkisi çok olmakla birlikte yangını söndürmek bu uçaklarda çok zor olmayacaktı. Ama hala biz dışarı devletlerden Ukrayna'dan, Rusya'dan uçak talebeleri bu yangını söndürmeye çalışıyoruz. Niye böyle bir şey olsun. Okuduğum kadarıyla bu dışarıdan kiralanan uçaklara ödenen para ile zaten Türk Hava Kurumunun 50'lik uçakların hepsini neredeyse sıfırlamak mümkün. Tarım ve Orman Bakanı'nın bir açıklaması var. Antika uçaklarla uğraşıyoruz diye. Uçağın antikası olmaz. Ben bunu araştırdım internetten sizde bakabilirsiniz. Uçak arıza verir, parça kırar geçersiniz arızayı yaparsınız. Bozulan kırılan parçayı değiştirirsiniz. Uçak hizmetine devam eder. Burada ciddi anlamda rıyakatsizlik örneği daha görüyoruz. Türk Hava Kurumu kayyum olarak atanan arkadaş, ‘ben gece düğündeydim, ben düğünde idim’ diye bir mazeret de bulunuyor. Türkiye'nin ciğerleri yanarken ben düğünde idim mazeretini hiçbirimiz içimize sindiremiyoruz. Orman yangınları tabii ki olacaktır. Bu ekoloji yapının gereğidir. Hatta zaman zaman kasıtlı olarak orman yangınlarını çıkarıldığını biliyorum. Çünkü orada bir yenilenmenin yapılması için ama biliyorsunuz geçmiş dönemde de yapılan orman yangınlarında yanan yer sonradan otellere tahsis edildi. Yanan ormanların rehabilitasyonu konusu neden Orman Bakanlığına verilmiyor da Turizm ve Kültür Bakanlığı'na veriliyor. Demek ki Buralar zaman içinde turizm açılmak istenecek ve onun için de bir kararname çıktı. Bir tek şeyi söylüyorum ciğerlerimiz yanıyor, hükümetin bu aymazlığı bu umursamazlığı işte sarayın aylık masrafları 10 milyon dolar civarındayken 4 milyon doları büyük para olarak görüp memleketin Tarım ve Orman Bakanının 4 milyon lira para bulamıyoruz. Onun için onaramıyoruz bu uçakları iddiası o kadar basit o kadar mesnetsiz o kadar anlamsız geliyor bana” diye konuştu.

Yangın bölgelerinde çay dağıtımını eleştiren Başkan Binzet, “Sayın Cumhurbaşkanı doğal afetlerin anlamını bilmiyor. Gittiği her yerde sel felaket oluyor çay dağıtıyor, yangın felaketi oluyor çay dağıtıyor bununla nereye varmak istiyorsunuz? Yani çay dağıtarak ben en son çıkarttığım olay şu, gene yandaşlardan bir tanesinin elinde çok ciddi miktarda çay var devlet tarafından bu çayın parası ödendi alındı, tüketilemez durumda nereye giderse gitsin eline alıyor ve maalesef yani insan onuruna yakışmayacak bir şekilde insanların kafalarına çay atarak, orada adamın ciğeri yanmış ciğeri köyü yanmış hayvanı yanmış yani o adamın çay içecek durumu mu var. Sen orada neyin ikramında buluyorsun, kimin adına ikramda bulunuyorsun. Benim mantığım daha doğrusu kamuoyu vicdanında çok yer bulamayan şeyler bir mantık getiremiyorum. Ben bu çay dağıtma işine mutlaka bir mantığı vardır. AK Parti Türkiye'yi maalesef sadaka devleti yaptığı, sadakaya bağlı bir devlet yaptı bunun üzerinden çay paketleri üzerinde oy devşirmeye çalıştıklarını düşünüyorum. Ama maalesef bu kadar ucuzlamış durumda. Bu iş yani insanlara çay dağıtarak oy değiştiremezsin orada insanların yürekleri yanmış, hayvanları köyleri yanmış, elleri yanmış çayı demleyecek demlikleri yanmış sen neyin çayını dağıtıyorsun ben merak ediyorum” ifadelerinde bulundu.

“AK Parti hükümetleri Adıyaman’ın su sorununu 50 yıl daha çözdüklerini iddia etmişlerdi”

Adıyaman’ın su problemi hakkında yöneltilen soruya Başkan Binzet, şöyle cevap verdi: “Adıyaman'da susuzluk evet hat safhada. Geçtiğimiz dönemlerde suyunun Adıyaman'a getirmek için girişim olmuştu ve Adıyaman'ın güya belediyesi ve hükümetleri ki, bunlar biliyorsunuz geçmiş birkaç dönemden beri uzun süreden beri AK Parti hükümetleri Adıyaman’ın su sorununu 50 yıl daha çözdüklerini iddia etmişlerdi. Adıyaman'ın su sorunun 50 yıl çözüldüyse ilk 10 yılında biz bunları niye yaşıyoruz. Bizim çok ciddi su kaynaklarımız var bu kaynaklardan niye kullanılmıyor. Altyapı yenilemesini niye yapmıyorsunuz. Şöyle bir yanılgı içine girmesinden insanlar. Bugünlerde bizim ana bulvarımızda kazı var boy boy belediye başkanları falan açıklama yapmaya başladılar. Adıyaman'ın yollarını yapıyoruz işte filan fabrikamızı kurduk, falan diye. Bunun üzerinden lütfen belediye başkanları oy devşirmeye falan kalkmasınlar. Bunu yollarınızın şu an kazılan yollarımızın hepsi karayollarına ait olan yollardır. Devlet bunları yapmak zorundadır. Onun ötesinde bence Adıyaman'da yapılması gereken o kadar önemli hizmetler varken evet yolumuz çok kötü sayılmayacak bir yol yani ufak tefek engeller engebeler vardı. Ama bu kadar aciliyeti  olan Adıyaman’da su sıkıntıdan bahsediyorsunuz. Buraya harcanacak para suya aktarılsaydı, bu yol bize bir 2 yıl belki 5 yıl daha idare edebilecek yapıdaydı. Yani bütün bunlar yapılırken acaba bir takım insanlara yine para kazandırılmak için mi yapılıyor. Yoksa bu yoldan rahatsız olan çok insan tanıyorum ben ne ara yollarımız da eksikler var. Belediyenin sorumluluğu içinde olan sokaklarda yapılması gereken asfalt onarımları asfalt yapımları var ama hala kullanılmakta olan ve kimseye de bir rahatsızlık vermeyen ana yolumuzu kazmaya başladık. Yani çok bir mantığı yok. İnsanın aklına bir tek şey geliyor acaba gene bir tane yandaşa para mı aktartılıyor büyük ihtimalle de böyle.”

“Adıyaman'da ağaçlandırma çalışmaları yapılamıyor”

Adıyaman’da ağaçlandırma çalışmalarının yapılmadığını öne süren Başkan Binzet, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Adıyaman'da ağaçlandırma çalışmaları yapılamıyor. Şimdi bakın arkadaşlar Adıyaman'da hükümet binası yıkıldı binamızın yeri tam merkezde olarak insanların sürekli kullanımının rahatlatacak bir yer. Buraya hay hay cami yapılsın, camiye itirazımız yok. Bizim caminin yeri orası değil mi ya orayı yeşillendirip ağaçlandırılır. Ciddi anlamda güzel böyle yaşlı olan insanların gidebilecekleri torunlarıyla çocuklarıyla oturup çay içer gidecekleri bir yer haline çevirmek lazım. Biz bunu yetkililerce konuştuğumuz zaman millet bahçesinden bahsediyorlar orada ciddi anlamda bir yeşil alan oluşturacağız diye iyi de bu insanların oraya ulaşımları nasıl olacak çarşıda alışveriş yapan insan diyelim ki, 60-70 yaşında biz yaşlarda bir insan imkanın yoksa nasıl ulaşacak yani dolmuşa binecek orada yeşil alanda mı diğer iki torunu ile birlikte çarşıda alışverişte bulunan bir insan millet bahçesine nasıl yönelecek. Adıyaman'da ciddi anlamda bir ağaçlandırma çalışması yok. Bunun bir an evvel yapılması lazım ve alanlarımızı iyi kullanmak lazım. Şimdi ben buradan belediye başkanına seslenmek istiyorum. Sayın belediye başkanı bakın sizin elinize geçmiş olan belki 100 yılda bir geçecek olan bir ricam var. Elinizde merkezde 12-13 dönüm hata bunu genişletme imkanı da var bu bizim ilerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin halkçı belediyelerinin geldiği zaman yapacağımız çok fazla kopya vermek istemiyorum elinize 12-13 dönüm bir arsa geçmiş şehrin merkezinde size mal edilmiş. Lütfen bunu insanların kullanımına açılacak şekilde burayı ben beyaz mermer ve kaplayıp yazın Adıyaman'ı 60-70 derecelerde biliyorsunuz beyaz mermer ışığı yansıtır ve ortamın daha fazla sıcak uçurmasına dedim. Ama bize bir proje sunulduğu bir tarafta küçük bir cami projesi öbür tarafta koca bir alan burayı miting alanı olarak kullanılacakmış. Yan tarafta da cami varmış. Şimdi bizim camiler bizim kutsalımız. Camiler bizim Allah'la aramızda sohbet ettiğimiz yerler. Sen kalkıp da oraya siyaseti nasıl sokarsın yarın bir miting alanında herhangi bir partinin bir genci üyesi kalkıp da bu caminin üzerine kendi partisinin sloganını yazmaya kalkarsa bunu kim engelleyecek. Yani bu alanda aynı anda hem ibadet alanı hem de miting alanı olarak kullanmak kadar saçmalık olabilir mi? Yani lütfen orayı yeşillendirin oraya bir dolu mimar arkadaşlar var. Biraz daha böyle aydın insanlarla bir araya gelin ciddi anlamda bir konsept hazırlayın. Orası 100 yıl daha kimsenin eline geçemeyecek sayın başkanım. Burası size verilmiş olan bir tanrının lütfudur. Yani burası belki yüzyıl sizin adınızı yaşatacak bir yerdir lütfen bu anlamda hassasiyet göstermenizi rica ediyorum. O alanı lütfen kaybetmeyelim. Dünyanın hiçbir tarafında böyle bu kadar net, bu kadar güzel 12-13 15 dönüm bir alanı şehrin merkezinde kimse bulamıyor.”

Adıyaman’da CHP il teşkilatı olarak yapılan çalışmaları da değerlendiren Binzet, “Adıyaman’da 5 tane maske dağıtamazken biz Cumhuriyet Halk partisi olarak birçok meydanda ki sizlerde eşlik ettiniz. 500 bin taneye yakın maske dağıttık. Yani bu memlekette Cumhuriyet Halk partisi var. Biz hizmet aşkıyla yanan insanlar var, öbür tarafta da yangın varken oturup ben düğündeydim diye söndürme çalışmasına bile girmeyen, koca Türkiye bütçesinin içinde 30 milyon dolar Somaliye para gönderirken 4 milyon doları buraya ayıramayan garajında, havaalanında 13 tane 15 tane uçağı bulunan bir Cumhurbaşkanının 4 milyon dolar ayırıp da Türk Hava Yollarının uçaklarını onaramayan hükümetle karşı karşıyayız. Bu işlerin yapılması lazım. Ama bu işleri siz yapmazsanız bu işleri iktidarda da olmasak ki iktidara geliyoruz. Bunların hepsini düzelteceğiz. Cumhuriyet Halk partili belediyeler vasıtası ile bizim sayın başkanımız sevgili Kılıçdaroğlu bu işlerin hepsini halleder. Yani bir düşünün ki, devletteki gayri ciddiliği düşünün çözüm noktası olması gereken hükümet bunu yapamıyor ve biz kendi aramızda Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak genel başkanımız önderliğinde karar alıyoruz. Bu karara göre de kalkıyoruz Türk Hava Kurumunun uçaklarının onarımı üstleniyoruz. Bu bizim devlet adamlığımızı, devlete bakış açımızı ciddiyetimize onarılmaması sarayda 13 tane uçak bulunurken o uçakların onarılmaması bu insanlarında devlete bakış açılarını ve ciddiyetsizliklerini gösteriyor” dedi.

“Adıyaman aşılama konusunda geride”

Başkan Binzet, konuşmasının sonunda ise, şunları söyledi: “İkinci Köprülü kavşak ihalesi yapıldı 1. köprümüzde açıldı. Şimdi bu bölgede beraber yola çıktığımız aynı zamanda Gaziantep, Diyarbakır, Şanlıurfa gibi şehirlerle biz aynı anda yola çıktık. Aynı anda yola çıktık derken kastım şu, ilerle seviyemiz Malatya’da olmak üzere neredeyse 3 aşağı 5 yukarı aynı işte GAP projesinin oluşması ve şartların iyiye doğru gitmesi Gaziantep’e, Malatya’ya, Şanlıurfa’ya, Diyarbakır’a çok ciddi anlamda yatırımlara Adıyaman’da geri bırakmalara neden oldu. Şimdi bakın bu kadar şatafatlı yaptığınız bir olay birde paylaşılmayan bir olay Belediye kendisi üstleniyor ben yaptım diye. Karayolları ben yaptım diyor. İnsanlar geliyorlar burada şakır şakır açılışlar yapılıyor yapılanın hepsi bir tane üst geçit bir tane köprü yani bahsettiğiniz olay at değil deve değil. Devlet eğer yol yapmayacaksa hastane yapmayacaksa, devlet altyapıyı yapmayacaksa benim ödediğim vergim nereye gidiyor. Benim satın aldığım mazottan benzinden vergi kesiyorsanız bunları yapacaksınız bundan doğal ne olabilir.

Herkese geçmiş olsun pandemi çok ağır bir süreçti. Atatürk’ün bir lafı var ‘Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir.’ Bakın aşı olmazsa olmazımız aşının mutlaka yapılması gerekiyor. Çünkü aşının koruyuculuğunu bugün inkar etmek mümkün değil. Yaşları genç olan arkadaşlarımız belki hatırlamaz ama biz ve bizden önceki jenerasyonlar bilirler. Türkiye’de çiçek diye bir hastalık vardı kızamık diye. Bir hasta vardı tohum diye. Bütün bunların bilimin ve aşının yolunu açtığı tedavilerle bu kovide de bir virüse bağlı gelişen bir hastalık ve bunun aşısının mutlaka ve mutlaka vurulması lazım. Bazı iddialar var. Köylerde özellikle din adamlarının özellikle bastırarak aşı olmayın bu olayı teşvik ediyor falan diyen. Hatta bunun ötesinde kısırlık yapıyor falan diyen iddiaları var. Olur mu yani bütün dünyada kullanılan sağlığımız açısından önem arz eden bir olay bunların bütün denemeleri yapılmış ondan sonra Türkiye’ye kadar getirilmiş onun ötesinde bir anekdot anlatmak istiyorum bir köyde 60-70 yaşlarında beklide daha yaşlı bir teyzeye aşı vurmaya kalkmışlar 80 yaşındaki teyze ben aşı olmam kısırlık yapıyor demiş. 80 yaşındaki insanlara kısırlık yapsa ne olur yapmasa ne olur ki aşının zaten bir yan etkisi olup olmadığı ortada. Ben Alman aşısını yani Biontech aşısını 2 doz olarak yaptırdım. Çok da rahatım bütün Adıyaman aşılama konusunda geride. Din adamları bile işte yapmayın bu kısırlık yapıyor gibi şeylere neden oluyor. Onun içinde bakın Adıyaman’da ciddi anlamda tekrardan yükselmeye başladı. Bütün Adıyaman’a rica ediyorum, bütün arkadaşlarıma rica ediyorum, mutlaka ve mutlaka eğer iki dozsa devlet nasıl emrediyorsa aşınızı yapın, maskenizi lütfen kullanın, mutlaka ellerinizi yıkayın ve bu işleri yapamayan insanlara da bu devleti yönetemeyen insanlara da gerek kovid konusunda, gerek yangınlar konusunda gerek ekonomi konusunda derslerini verin.”

Kaynak : PHA
Haberin Videosu :