SİNCİK
Giriş Tarihi : 11-07-2021 21:02

Siyasetçi yazar Ulubey: Siyasi ahlak yasası bu ülkeye getirilmeli

Siyasetçi yazar Fatma Ulubey, Adıyaman’ın ekonomi, siyaset ve tarımsal gündemine yönelik açıklamada bulundu..

Siyasetçi yazar Ulubey: Siyasi ahlak yasası bu ülkeye getirilmeli

Ulubey, siyasi düşüncelerin farklı olabileceğin belirterek siyasetin temiz ve şeffaf olması gerektiğini ifade etti.

Ulubey, şöyle devam etti:

“Cumhuriyet Halk Partisi diyor ki; siyasi ahlak yasası bu ülkeye getirilmeli. Bugün bir takım medyanın siyaset adamlarının, çocuklarının kirli ilişkiler ağı konuşuluyor. Adıyaman gençlerimiz, halkımız güneşin altında çalışırken, tütüne çapayı vururken ve tütün yasaklanırken, diğer tarafta bavul bavul paralar, çanta çanta paralar iddia ediliyor, konuşuluyor.

Bunun araştırılması gerekmez mi? Diye düşünüyorum. Yani ilkeli, temiz, şeffaf ve hesap verilebilir olunmalıdır. Yani bu siyasetçide olsa kim olursa olsun hangi makamda olursa olsun eğer bir yanlış yapmışsa yargıya hesap vermelidir. Bizim ülke tüm kurumlarıyla maalesef yargı bağımsızlığı tartışılır durumdadır.

Bugün bizim günlerdir, aylardır enerjimiz tükendi. Bugün mafya konuşuluyor ülkemizde. Mafya liderleri konuşuluyor. Yani bu ne demek? Yani devlet içinde yapılanmalar, derin devlet tartışılıyor biz bunu 1990’larda Susurluk’ta gördük. Bugün aynı kişiler başroldeler. Yani bu nasıl bir şey? Onun için herkes hesap verilmeli. Kimin hakkında kirli iddialar varsa yargıya hesap verilmeli, araştırılmalı, soruşturulmalı. Ama maalesef ülkem adına gerçekten üzgünüm. Biz neden eğitim sistemiyle güçlü bir ülke olarak dünya ülkeleri bizi konuşmasın bilimde sanatta? Ama ne yapıyoruz bilimi sanatı konuşuyor muyuz, sanatçıyı konuşuyor muyuz?”

Yerli ve millidir diyor vatandaş. Yani benim yetiştirdiğim tütün kaçak değildir diyor. Bizde burada ülkeyi yönetenlere sesleniyoruz; seçimde bazı vaatler verilir, bazı ayağı yere basmayan projelerden bahsedilir, biz bunu istemiyoruz. İstiyoruz ki Adıyaman üreticisine, çiftçisine kıymayın diyoruz. Zaten ilimiz ırgat ili. Sen tütünü elinden aldıktan sonra ne yapacak? Başka illere diyoruz da başka illerde de bir şey kalmadı. Adana ovasında kimse eskisi gibi pamukta ekemiyor. Yoktur yani. Nereye gidecek ne yapacak bu insan? Sen açlığa mahkum edeceksin.”

“Adıyaman’ın temel geçim kaynağına dokunmayın dediğimiz için yargılanıyoruz”

“Biz sosyal demokratız” diyen Ulubey, “Bu kavga sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin değil. Bugün AK Parti’li AK Parti’ye oy vermiş vatandaşta mı muzdarip? Yani o da diyor bu kadar olmaz diyor. Ben bunu sahada görüyorum. Nitekim il encümeni de bugünlerde gündemde. Yani biz açız diyor. Ekmeğimiz elimizden alınmasın diyor. Bu Adıyaman’ın temel geçim kaynağıdır. Yani temel geçim kaynağına dokunmayın! Bizler de bugün bunu dile getirdiğimiz için yargılanıyoruz. Böyle bir adaletsizlik olmaz diyorum. Ben her şeye rağmen adalet bütün ahlaki görevlerin toplamıdır diyor William bilim insanı. Bizde de adalet mülkün  temelidir, devletin temelidir. Bu ilkelerden asla ayrılmaması gerekiyor, adaletle hükmetmek gerekiyor, adil olmak gerekiyor. Böyle ülke geçinir, böyle kalkınır ve bu anlamda biz güçlendirilmiş parlementer sisteminin ülkemizin ruhuna uygun olduğumuzu düşünüyoruz.” dedi.

“Ülkemiz için en güzelini yapacağız”

Yetkilerin tek elden toplanmasının bazı yanlışlara neden olabildiğine dikkat çeken Ulubey,  şöyle devam etti:

“Bir ailede bile düşünün tek kararları baba alıyorsa anne dışlanıyorsa  o evde, o ailede verimli bir sonuç alamazsınız. Ortak bir karar alındığı zaman herkes mutlu olur ailede. Bizler farklı siyasi görüşlerin de düşüncelerine saygı duyacağız, onlarla görüşeceğiz, konuşacağız. Ama ülkemiz için en güzelini yapacağız. Ama kendi ülkenin insanlarıyla çatış, onları ayrıştır, gençlerini ayrıştır. Böyle ülke kalkınamaz.

Parti kapatmaları dönem dönem ülkemizde yaşandı. Hani hiçbir getirisi olmadı. Çünkü partiyi  kapattığınız zaman farklı zamanlarda yeniden açıyor. Yani kapatmak hiçbir zaman sorun olmamıştır. Ama siyasi parti içinde yanlış yapanlar elbette hesap vermelidir. Ben parti kapatmalarının çözüm olacağına inanmıyorum bu ülkede.

Gerçekten bize bu ülkeyi emanet eden, bu ülke için savaşan Mustafa Kemal Atatürk gibi bir liderimiz var bizim. Biz buradan özellikle kadınlar adına büyük devrim yapan eşsiz lider Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve rahmetle anıyorum. Tabi ki silah arkadaşlarını da. Bu ülkede Türk, Kürt, Laz, Çerkez birlikte bir Kurtuluş Savaşı mücadelesini verdik.”

Ulubey, dört mevsimin bir arada yaşandığı çok şanslı bir ülkede yaşandığının altını çizerek, “Adıyaman’da Nemrutumuz, güneşimiz ne kadar güzel. Dünyamızın 8’inci harikası. Cendere köprüsü Kendi tarihi güzelliklerimizi anlatalım, birbirimizi kültürümüzü tanıyalım. Değerlerimizin kıymetini bilelim. Yani ne olacak ya? Yani bilmiyorum biz üç günlük dünyada neyi istiyoruz, neyi paylaşamıyoruz gerçekten? Hani Yunus Emre diyor ya yaratılanı hoş gördük yaratılandan ötürü. Yani bana göre Allah’ın yarattığı her eser değerlidir. İnsan kendini bilirse toplumu bilir, insanlığı bilir. Yani biz böyle düşünüyoruz, böyle inanıyoruz.” diye konuştu.

“124 bin esnaf kepenk kapatmış, iflas etmiş”

Gerçek işsizliğin yüzde 30, genç işsizliğin ise yüzde 27’lerde olduğunu aktaran Ulubey, şöyle devam etti:

“Bu nasıl oluyor ben de anlamış değilim. Ama umudunu kesen, bir iş bulamam diyen insanların sayısı da bir hayli yüksek. TÜİK’e güvenmek istiyoruz ama maalesef devletin önemli bir kurumunun da güvensizlik yaratması doğru değildir.

Nasıl ki pandemi de ilk dönemde dikkat ederseniz vefat eden sayılarının, kişilerin  gerçeği söylenmedi. Yani sayı kamuoyuna yansımadı. İnsanlarda işin ciddiyetini bilmedi, dikkat etmedi. O kadar insanımızı kaybettik pandemiden dolayı. Halen o risk var. Çok canımızı kaybettik. Rahmetle anıyorum.

Dünya pandemileri gelişmiş ülkeler mesela Almanya’yı örnek verebilirim. Almanya başbakanı ‘siz yeter ki kendinizi koruyun. Ben devlet olarak size bakarım’ dedi. Bizde ne yaptılar Iban numarası istediler. İşte bakın sosyal devlet ne zaman var olur? Vatandaş zorda kaldığı durumda, olağanüstü durumlarda sosyal devlet devreye girer. Ama biz burada da ne kadar hazırlıksız olduğumuzu ülke olarak ülkeyi yönetenler bize gösterdi. Çok acı bir durum aslında. Pandemiden bu yana 124 bin esnaf kepenk kapatmış iflas etmiş,. Çok acı bir durum. Ha bir yardım yapıldı esnafa ama can simidi olamadı. Ama yanılmıyorsam çok cüzi bir miktarda yardım yapıldı. Yanılmıyorsam 3 bin TL gibi bir şeydi.”

“İktidar artık iflas etmiştir, erken seçim olmalıdır”

Ulubey, “Ülkemizin ciddi kanayan bir yarası var ki benim her zaman parmak bastığım bir konudur. Kadın cinayetleri, çocuk istismarı ve çocuk gelinler. Bizim yüreğimizi acıtan ciddi bir durum. Kadın cinayetleri 2021 yılın ilk 6 ayında 400 kadınımız katledildi ve biz kadınları koruyamıyoruz ve çocukları da koruyamıyoruz. Bu ciddi bir şey. Bu anlamda İstanbul Sözleşmesi yaşatır dedik, aileyi şiddete karşı korur dedik ama maalesef bir gecede fesh ettiler. Yani biz bunu da buradan dile getirmek isterim. Tabiri caizse neresini tutsan elinde kalıyor misali ülkemizin geldiği durum. Bunu halkımızı umutsuzluğa itmek anlamında demiyorum. Elbette ki bu zor günler geçecek. Ama bu iktidar artık bence yönetemiyor, bu iktidar artık iflas etmiştir, bu iktidar halkın sorunlarına cevap olamıyor. Ben de seçimin olması taraftarıyım. Erken seçim olmalıdır. Yeniden bir seçim yapılmalı ve halk yeniden refah seviyesine ulaşmalı diyorum.” dedi.

“Kadını koruma altında koruyamıyoruz”

“Biz mevcut yasaları hayata geçirmedik ki! Biz elimizdeki yasaları hayata geçiremiyoruz” diyen Ulubey,

“Kadını koruma altında koruyamıyoruz. Yani yasaların caydırıcı olması gerektiğini düşünüyoruz. Atatürk’te bu konuda ciddi şeyler söylemiştir. Yani çocukları koruyamayan bir ülke olmak önemli yani şu an hatırlayamadım ama bu konuda ciddi mesajlar vermiştir. Vatanı koruyamazdır demiştir. Vatanı korumak çocukları korumak ile başlar demiştir. Yani bilmiyorum çok üzülüyorum. Bu kadar ahlaki değerlerimiz neden bu kadar ayyuka çıktı. Bunların sorgulanması gerekiyor. Yani eğitimde bir fırsat eşitliği hayata geçirilmeli, biz ahlaki değerlerinde sosyoloji, psikoloji her alanda böyle uzmanları bence sahaya indirmeliyiz, çalışma yapmalıyız.” İfadelerini kullandı.

“Sulama projelerini bir türlü hayata geçiremedik”

Sulama projelerinin Adıyaman için çok önemli olduğunu vurgulayan Ulubey, şunları dile getirdi:

“Ama yıllardır konuşulur, konuşulur. Barajlar yapıldı, yapılacak bilmem şu, bu ama bir türlü sulama projelerini hayata geçiremedik. Ama ne yaptık, büyük bir doğa katliamı yaşanıyor ülkemizde. HES lerle dereleri kuruttuk. Karadeniz güzel ormanlarını bir taraftan yakıyorlar, yok ediyorlar. Diğer taraftan imara açıyorlar. Bu nasıl bir çelişki? Yani biz doğamızı da koruyamadık. Sulama projelerini de ne zaman hayata geçirecekler ben de merak ediyorum. Keşke geçirseler.

Adıyaman topraklarını maalesef suyla buluşturamadık. Daha doğrusu buluşturamadılar, beceremediler. Başladılar ama sonunu getiremediler. Adıyaman için ve ülkemiz için kim ki bir taş bir taş üzerine koyuyorsa eyvallah. Biz onu eleştirmiyoruz. Biz onun yaptığı icraatları da söylüyoruz. Geçmişte kimin neler yaptıklarını da söylüyoruz.  Ama biz bugün diyoruz ki Adıyaman olarak, Adıyaman halkı olarak bunu hak etmiyoruz. Biz üvey evlat değiliz diyoruz. Adıyaman halkı ben üvey evlat değilim diyor. Yani bunu sormak bizim hakkımız. Biz vatandaş adına  bunu sorma hakkına sahibiz. Bu sorunları dile getirmeliyiz. Dile getirdiğimiz için efendim işte nasılsa muhalefet yapıyorlar. Hayır arkadaşlar muhalefet yapmıyoruz, olması gerekeni söylüyoruz.”

“Adalet, siyasi kimliğe göre hareket etmemelidir”

Halk yoksulken birkaç maaş birden alan kişilerden bahsedildiğine işaret eden Ulubey “Her şeyden önce insanların bu, siyasetçi olur, her hangi bir bürokrat olur, adaleti temsil eden bir kişi olur ama öncelikle vicdan duygusunun olmasını çok önemsiyorum. Bakın adalet asla siyasi kimliğe göre hareket etmemelidir. Çünkü adalet herkes için eşit olmalıdır. Hepimizin ihtiyaç duyacağı yer odur. Biz onun için yargı bağımsızlığını bu ülkede çok çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Yasama, yürütme, yargı bağımsızlığı. Bu üç erkin önemli olduğunu ve herkesin bakın şu an 600 milletvekilimiz mecliste. Ama ne yapıyorlar sadece işlevleri yitirilmiş. Bugün çok konuşamıyorlar, çok anlatamıyorlar. Halk adına konuşması gereken, halk adına sorunları iletmesi gereken vekiller bence sınırlı konuşuyor. AK Parti vekilleri de tam istediklerini ifade edemiyorlar.

Bakın şunu samimiyetimle ifade edebilirim. Bugün bir AK Parti’li yönetici beni aradı isim vermeyeyim başına bir şey gelebilir. Fatma Hanım dedikleriniz doğru, biz size katılıyoruz fakat bir şey yapamıyoruz. Yani konumumuz belli. Demek ki insanlar çekiniyorlar, insanlar korkuyorlar. Ben korkuyla yaşanılacağını düşünmüyorum. Biz sadece Allah’tan korkarız, biz sadece kul hakkı yemekten korkarız, biz sadece adaletsizlikten korkarız, biz bir insana zulmettiğimiz zaman korkarız. Şahsen ben yüce Allah’tan başka kimseden korkmam. Yanlış yaptığı zaman sadece utanırım.”

“Biz bu ülke de gökkuşağının renkleriyiz”

Bu ülkenin her bir vatandaşının kendini birinci sınıf görmesi gerektiğini vurgulayan Ulubey, “Biz bu ülke de gökkuşağının renkleriyiz. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir. Yüce Allah demiştir ki ben isteseydim tek bir ümmet yaratırdım. Ama farklı farklı yarattım diyor. Farklı inançlarımız olacak, farklı görüşlerimiz olacak ama temelde bu ülkenin çatısı altında, bu bayrağın çatısı altında yaşayan vatandaşlarız. Ve bu ülkenin her vatandaşı kendini birinci sınıf görmeli, hissetmeli. Ben sizi ayrıştırdığım zaman ben sizi kaybederim. Ben size ayrı bir göz ile baktığım zaman ben sizi yine kaybederim. Siz dediniz devlet baba, işte devlet baba burada devreye giriyor. Devlet babanın kucaklayıcı özelliği olmalıdır.” dedi.

“Fatma abla iki üniversite bitirdim, bir AVM’de çalışmak istiyorum”

Fatma Ulubey, şöyle devam etti:

“Bir gencimiz aradı beni. Fatma abla iki üniversite bitirdim. Bir alışveriş merkezinde tanıdığınız var mı ben çalışmak istiyorum. Ya ben o gence nasıl siyasi görüşünü sorarım? Bence ülkeyi yönetenler böyle düşünmeli. Bir öğretmen bir sınıfa girerken o çocukların, o öğrencilerin siyasi görüşüne göre mi hareket eder. İşte ülkeyi yöneten kişi de böyle hareket etmeli. Hatta bazen derim ki bir siyasi partide bir milletvekili seçilebilirsiniz. Seçildikten sonra o topluma mal olmuş kişisiniz. Evet siyasi görüşünüz vardır ama tüm topluma aynı derece de hitap edersiniz. Biz bu kayırmacılıktan dolayı bu hale geldik. Bak torpil. Sadece benim gibi düşünüyorsan, inanıyorsan varsın, sadece benim siyasi partime üyeysen varsın. Yok böyle bir şey. Böyle bir şey olmaz ve bu ülkeyi ne hale getirdi hep beraber görüyoruz. Çıkın gidin Adıyaman sokaklarına sorun bakalım gençlere ne diyecekler? Sorun bakalım kadınlara ne diyecekler. Mutfak yangın yeri misafir ağırlayamıyoruz diyorlar. İnsanlar sadece bir evde bir elektrik yakıyorlar. Sadece bir odanın ışığını yakıyorlar. Çünkü çok pahalı. Elektriğe zam, doğalgaza zam, gıdaya zam. Serbest piyasa kontrol az.”

“AK Parti’nin çok güzel bir icraatı var”

Ulubey, “Devlet, bayrak dediniz, bu ülkenin kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk’ü bugün tartışmaya açan kimler? Hangi ülke kendi kurtarıcı liderini tartışmaya açar, onun üzerinden laflar söyler? Var mı böyle bir ülke? Ben bunları duyunca gerçekten üzülüyorum. Eğer bugün Mustafa Kemal Atatürk’e silah arkadaşları olmasaydı biz bu topraklarda özgürce yaşayabilir miydik? Bu ezanlar susmuyorsa bu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının sayesin değil midir? Ben Atatürk’e laf atanlara, itibarsızlaştırmaya çalışanları buradan esefle kınıyorum. Bir kişi ülke liderine bu şekil de saldırılarda bulunmaz.

Bir toplantı da şöyle demiştim. Mevcut AK Parti iktidarı dedim çok güzel bir icraatı var dedim. Yani güzel bir şeyi çok iyi başardı. Böyle herkes pür dikkatle beni dinliyor. Yüzü gülmeyen bir toplum yaratmayı başardı. Gidin sorun buradan da lütfen Adıyaman’da sorun mutlu insan yüzü görebilecek misiniz, mutlu figür görebilecek misiniz? Anne çocuğunu üniversite okutmuş bin bir zorlukla üniversiteyi bitirmiş ama bir işe yerleşemiyor. Bu anne mutlu olabilir mi? Baba onurlu bir şekilde evine ekmek getiremiyor. O ailede huzur olabilir  mi? Benim her zaman bir sloganım var. Benim hayalimdeki Türkiye her babanın aşının işinin olduğu, her babanın evine onurlu bir şekilde evine ekmek getirdiği bir Türkiye mücadelesi veriyorum. İnanın bana benim ne ihtiyacım var ekonomik anlamda siz de tanıyorsunuz. Benim hiç  bir ihtiyacım yok. Burada siyaset yarım para kazanım gibi hiçbir kaygım yok. Ben sadece bu toplum üzgün olduğu için, bu toplum yaralı olduğu için ve bir nebze de olsa şu kalemimle iki şey yazıyorum. Çünkü vicdanımın rahat olmasını istiyorum.”

Siyasetin meşakkatli bir yol olduğunun altını çizen Ulubey, sözlerini öyle tamamladı:

“Yıllardır bu yolda mücadele ediyoruz. Kadınlar aslında yaşamın her alanında olmalı. Biz temsiliyette kadınların sayısının fazla olması TBMM’deki üslubu da değiştireceğine inanıyoruz. O kanunlar, o gürültüler… Kadın elinin değdiği her şey güzeldir. Hatta Mustafa Kemal Atatürk diyor ki; ‘dünya üzerindeki her şey kadının eseridir’ Gerçekten bu anlamda kadın siyasetçilerimiz olmalı. Ben sadece kendim için değil diğer arkadaşlarım için de diyorum. Evet kadınlar yaşamın her alanında olmalı ancak bu Adıyaman’da artık bu eksiklikten kurtulmalı.

Bizim kalemimiz her zaman doğruları anlatmaya çalışacak, doğruları yazacak. Biz bu toplumun çıkarları hangi yöndeyse biz onların yanında olmaya çalışacağız, biz mağdurların yanında olmaya çalışacağız. Ben bunun sözünü verebilirim. Ha milletvekili olur muyum olmaz mıyım bilemem. Onu Adıyaman halkının teveccühüne bırakıyorum. Ama bu halk için benim mücadelem devam edecektir.

Ben ilkelerinden taviz vermesinler istiyorum. Sizler de az önce dediniz aynı siyasi görüşte değilim ama biz aynı siyasi görüşte olmasak da doğrularda da aynı paydada buluşuyoruz. Adıyaman’ın güzellikleri için aynı paydada buluşuyoruz. Ne mutlu bize. Bir evde kardeşler bile bir birine benzemez. Herkesin ayrı karakteri, ayrı düşüncesi olur. Yani bu anlamda ben Adıyaman basınımıza diyorum. Lütfen çıkarlarımız Adıyaman için olsun, toplum için olsun. İktidarlar siyasi partiler gelip geçicidir, ülke değerleri kalıcıdır. Bizim için de önemli olan budur. Gençlerimize güveniyorum. Gençlerimize güzel bir gelecek bırakmak için bizler mücadele edeceğiz. Onlar umutsuzluğa kapılmasınlar diyorum.”

Kaynak : PHA