ASAYİŞ
Giriş Tarihi : 19-04-2021 15:51

Adıyaman'da sahada çalışan polis sayısı artırıldı

Adıyaman İl Emniyet Müdürü İbrahim Ergüder, " Yüzde 25 civarındaki bürolarda çalışan arkadaşlarımızı, sahada görevlendirdik." dedi..

Adıyaman'da sahada çalışan polis sayısı artırıldı

Adıyaman'da yapılan çalışmalara yönelik açıklamalarda bulunan Emniyet Müdürü Ergüder, özellikle yaz aylarında yoğun olarak motosiklet kullanımı ve modifiyeli araçların gürültü kirliliğine yol açması nedeniyle ciddi çalışmalar yaptıklarını belirtti.

"Terör suçu kadar biz bu işi ciddiye alıyoruz"

Ergüder, kent kültüründe balkonlarda uzanıp dinlenme veya pencereleri açık uyuma alışkanlığının çok yaygın olduğuna işaret ederek, "Baharla beraber özellikle yaz aylarında motosikletler ve modifiyeli araçlar gerek yüksek sesli müzik açarak gerekse egzozlarına taktıkları ikinci bir aparat ile gerçek anlamda halkımızı rahatsız ediyorlar. İnanın bir narkotik suçu kadar yeri geldiğinde bir terör suçu kadar biz bu işi ciddiye alıyoruz.

Rakam vermemiz gerekirse sadece müzik sesini açan araçlara dönük, 2019-2020 arasında 48 araca bu anlamda işlem yapmışız. 2020 yılında bu rakam 258 çıkmış yani bir yılda yüzde 438 oranında bir fazlalığımız var. 2021 yılının ilk üç ayına baktığımız zaman 9 araca işlem yapılmış bu yıl ise 44 araca işlem yapılmış buda yüzde 389 tekabül ediyor.

Yine motosikletlerde 2019 yılında 14 işlem yapılmış 2020 yılında 60 motosiklete inşallah arkadaşlarımızın kararlılığı azim ve gayreti halkımızın da konulara dönük hassasiyeti ve duyarlılıklarını güçlü bir şekilde kullanmalarıyla yaşadığımız bu sosyal alanın daha yaşanabilecek şekilde el ele vereceğiz."

"Suç haritası çıkardık"

"Asayiş bizim için önemli bir kalem" diyen Ergüder, açıklamasına şöyle devam etti:

"Çünkü günlük yaşantımız içerisinde her daim bizim karşı karşıya olduğumuz gerek herhangi bir suçla normal bir ihtiyaç duyduğumuz bir alanda karşılaştığımız arkadaşlarımız var. Adıyaman'da ilk göreve başladığımda bir şeyler söyledim. Bizler bir yerde göreve başladığımızda önceden oradaki durumu bir ortaya koyarız. Buraya geldiğimiz zaman bütün suçları tek kalemde örnek vermek gerekirse evde hırsızlık suçunda, dolandırıcılık buna benzer olaylarda bir suç haritası çıkarız. Bu suçlar daha çok nerelerde oluyor. Hangi zaman dilimlerinde oluyor. Faili yakalananların yaş durumu nedir, eğitim durumları nedir bütün bunların hepsi onlarca kalemle beraber bir haritada işlenir."

"Adıyaman huzurun ve barışın başkenti"

Ergüder, Adıyaman'ın huzurun ve barışın başkenti olan bir şehir olduğunu vurgulayarak, "Rakamlara baktığım da ilk zamanlarda garipsemeler oldu açıkçası. Bizden önce çalışan diğer müdürümüz sağ olsun 3 yıl burada çalıştı ve bayrağını bize teslim etti. Bizim hedefimiz ve amacımız ne? Bize teslim ettiği bayrağı daha yükseklere taşımak. Bizde daha güzel şeyler nasıl yaparız diye onun analizi ve çalışmasını yaptık. Baktığımızda sahada çok fazla polisimiz yok. Bir caddede hem trafik , asayiş ve sivil polisimiz çok daha fazla olabilir mi evet olabilir. Dolayısı ile bir görev planlaması çıkarttık tüm birimlerimiz ile biz yüzde 20 veya yüzde 25 civarındaki içerlerde çalışan bürolarda çalışan arkadaşlarımızı, sahada görevlendirdik. Hatta bazı kardeşlerimiz şunu söylediler Adıyaman’da bu kadar polis var mıydı. Evet vardı tabi bunları söylerken kimseyi suçlama anlamında söylemiyorum. Bu noktaya nasıl geldik onu söylemek istiyorum. Yüzde 20 veya yüzde 25 civarındaki bu personelimizi sahada görünür şekilde sayılarını arttırdık."diye ifade etti.

Saha da ekipten herkese ulaşmaları adına talimat verdiğini aktaran Ergüder, "Bunun dışında arkadaşlarımızı söyle bir talimatımız oldu. Dedik ki çekinmeyin her vatandaşlarımıza dokunun boyacı, seyyar satıcı, zengin, fakir küçük, büyük ayrımı yapmayın dokunun bunlar bizim insanımız bu insanlar bizim buradaki varlık sebebimiz herkese ulaşmaya çalışın, anlamında ifadelerimiz oldu. Bu bize sahada bize artı olarak dönmeye başladı."dedi.

"En güzel desteği halktan aldılar"

Ergüder, bu değişikliğe tabi olan personellerin sahada çalışmaktan serzenişlerde bulunduklarını belirterek, şunları kaydetti:

"İlk zamanlarda doğal olarak şimdi uzun zamandır aynı büroda çalışan arkadaşlarımız bir anda kendini sahada gördü. Dedi ki ben neden sahaya çıkıyorum? Ne güzel ben burada işimi yapıyordum. Bir örnek vereyim bizim bir birimimizde 7 personelimiz var bir iş planlaması yapıyorsun analizini yapıyorsunuz. Buradaki işi kaç personel ile yapabilirsiniz bakıyorsunuz üç personel ile yapabiliyorsunuz. Bakıyoruz 4 kişi fazla burada o zaman sahaya çıkmanız gerekiyor diyoruz. Böyle bir yol çizdik kendinize tabi arkadaşlarımızın bunların içerisinde yaptıkları en güzel şey müthiş bir azim ve gayretle sahada baskılama ve suçluların üzerine gittiler.

Tabi giderken en güzel desteği ise Adıyaman halkından aldılar. Bizim en büyük özelliğimiz biz, siz diye değil hepimizi biz olarak görüyoruz. Emniyeti ve asayişi sağlanmasını suçlar ile mücadeleyi hep birlikte yapmayı ve yapabilmeyi her daim düşünsel olarak arzuladık ve bunu da gerçekleştiriyoruz. Tabi işimizi ibadet aşkı ile yapmaya çalışıyoruz. Ne yaparsanız yapın yaptığınız işte hesap vereceksiniz, bu dünya içinde geçerli öbür dünya içinde geçerli bende olaylara öyle bakıyorum."

Sultanım biz seni uyanık bilirdik

"Bir vatandaşımızın büyüğümüzün veya küçüğümüzün evine hırsız girdiği zaman belki onun kadar rahatsız olmuyorum ama vicdanım sızlıyor" diyen Ergüder, ders niteliğinde bir hikayeyi paylaştı.

Ergüder, "Yaşlı bir teyzemiz bir gün bir dilekçe yazıyor sarayın kapısına geliyor 'ben sultanla görüşmek istiyorum' diyor. Tabi sarayın kapısında ki neferler bu ihtiyar teyze nedir? Teyzem senin ne işin olur sultanla diyorlar. Teyze, 'şikayetçiyim'. Teyzem kararını vermiş ısrarlı illa ki görüşecek artık kapıdaki neferler içeriye haber salıyorlar. Sultanda diyor ki çağırın da bakalım, gelsin tabi. Sultan makamında koltuğunda oturuyor teyzem karşısında buyur diyor sorunun nedir? Ben yaşlı bir insanım gördüğün gibi geçimimi ırgatlık yaparak gündüzleri tarlalarda başkalarına yardıma giderek o şekilde sağlıyorum.Yaz sıcak gün boyu çalıştım, evime geldim sonrasında yemeğimi yedim, çok da aşırı yorgundum. Kapı da pencerelerde açıktı, yemeğimi yedikten sonra olduğum yerde uyuyakalmışım. Sabah kalktığımda bir baktım ki kap, kaşık ne varsa hepsi alınmış gitmiş. Çok yorgundum ben bilsem penceremi de kapatırdım. Sultan da, tabi bu kadar yorgun olursan kapını pencereni de kapatmazsın tabi ki evine hırsız girer diyor. İşte orda o yaşlı teyze tarihi bir ders veriyor diyor ki 'sultanım biz seni uyanık bilirdik' diyor.

Bu kısadan hisseyle tabi kimse penceresini kapısını açsın demiyoruz buna teşvik de etmiyoruz. Yine biz tedbirlerimizi alacağız ama şunu ifade etmek istiyorum; biz yaptığımız işte mağdur olan vatandaşımızın da vebalini bizlere ait olduğunu da biliyoruz."ifadelerini kullandı.

Kaynak : PHA