ADIYAMAN
Giriş Tarihi : 12-03-2021 14:29   Güncelleme : 12-03-2021 15:13

Müdür Alagöz'den '12 Mart İstiklal Marşı'nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü' mesajı

Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alagöz, 12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı..

Müdür Alagöz'den '12 Mart İstiklal Marşı'nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü' mesajı

Alagöz mesajında, “Ne mutlu bizlere ki, tarih boyunca nice kahramanlar çıkaran bir milletin mensubuyuz. Yine ne mutlu bizlere ki milletimizin en zor günleri yaşadığı ve topyekûn Kurtuluş Savaşı’nı verdiğimiz bir dönemde bir benzerinin yazılamayacağı “İstiklal Marşı”nı yazan Mehmet Akif gibi pak ruhlu ve vicdanlı, yüksek idealli bir şaire sahibiz."dedi.

Şair Mehmet Akif Ersoy'un İstiklal Marşı'nı kaleme alma hikayesini paylaşan Alagöz, şunları ifade etti:

"Maarif Vekâleti tarafından İstiklal Marşı için bir yarışma düzenlenir ve kazanan kişiye 500 Lira ödül vaat edilir. Mehmet Akif Ersoy bir milletin İstiklal Marşı'nın para karşılığı yazılamayacağını düşündüğü için bu yarışmaya katılmaz.

Yarışmaya katılan 724 eserden hiçbiri birinciliğe layık görülmez. Mehmet Akif, Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey'in kendisine yazdığı davet mektubunda ödülün başka bir hayır kurumuna verilebileceğini beyan etmesinden sonra fikrini değiştirerek Ankara'daki Taceddin Dergâhı’ndaki odasında, İstiklal Marşı’nı yazmaya başladı.

 Artık başka hiçbir şeyle meşgul olmuyor sadece bu marşı düşünüyordu. İstiklal Marşı’nda, Mehmet Akif; Kurtuluş Savaşı'nın kazanılacağına olan inancını, Türk askerinin kahramanlığına ve özverisine güvenini, Türk milletinin bağımsızlığa, Hakk'a, yurduna, bayrağına ve dinine bağlılığını dile getirmiştir. Milli şairimiz, kendisine sahip çıkacak en son insan kalıncaya kadar bağımsızlığımızın sembolü olan ay yıldızlı al bayrağımızın sonsuza kadar yaşayacağını vurgulayarak başlıyor marşımıza:

 “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak” “Hangi çılgın bana zincir vuracakmış; şaşarım. Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım. “ dizeleriyle şanlı tarihimize göndermelerde bulunuyor. Vatanın her karış toprağının şehitlerle dolu olduğunu, “Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda” mısrasıyla ifade ediyor, Manevi duyguları dile getirirken de; “Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeli-, Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli” dileğinde bulunuyordu.

Saldırılara maruz kalan vatan topraklarının korunması konusunda da her vatan evladına şöyle sesleniyordu:

'Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın, Siper et gövdeni dursun bu hayâsızca akın.'

12 Mart 1921 tarihinde Mehmet Akif’in şiiri meclis kürsüsünde Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey tarafından okunduğunu anımsatan Alagöz, şöyle devam etti:

"Şiir okunduğunda milletvekilleri büyük bir heyecana kapıldılar. Mehmet Akif'in yazdığı İstiklal Marşı şiiri tam 3 kez okundu ve milletvekilleri ayakta dinleyerek coşkulu alkışlarla millî marşımız olarak kabul edildi.

Merhum Akif’i hakkıyla anmak ve İstiklal Marşı’nın yazılışını kavrayabilmek için, Akif’i düşünceleriyle, dünya görüşüyle, güç karşısındaki asil duruşuyla tanımayı gerektirir. Çanakkale şehitlerimizin ruhu da bizi millet kılan ve büyük saldırılar, büyük depremler karşısında ayakta tutan manada Akif’in Safahat’ındadır, Akif’in destanındadır.

Onun idealini yine kendi mısralarıyla hatırlayalım. “Asımın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek işte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek” Onun idealindeki genç, Asım’ dır. Asım; adaleti, hakkaniyeti, vicdanı ve merhameti temsil eder. Asım gücün, zulmün, zorbalığın karşısında asla boyun eğmeyendir, O hakikati eğip bükmeyendir, O şartlar ne olursa olsun hakkı tutup kaldırandır. Akif’in hayatı gözyaşıdır. O, sadece kendi milleti için değil, bütün mazlumlar, bütün mağdurlar için gözyaşı dökmüş hepsinin sızısını yüreğinde hissetmiştir. Mehmet Akif bu toprakların, bu geniş coğrafyanın adeta vicdanıdır. İşgale karşı çıktığı kadar yoksulluğa da karşı durmuştur. Kahramanlığı övdüğü kadar geri kalmışlığı da yermiştir. Bilimi yücelttiği kadar hikmeti de yüceltmiş, insan merkezli bir medeniyeti övmüştür."

Ahmet Alagöz, "Bu duygu ve düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi, 14 Şubat günü Gara’da hain terör örgütü tarafından alçakça katledilen 16 şehidimizi, Tatvan'daki helikopter kazasında şehit olan 11 askerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle ve şükranla anıyorum. “Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber, Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber.” “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın." ifadelerini kullandı.

Kaynak : PHA