EĞİTİM
Giriş Tarihi : 06-01-2021 18:40

Eğitim-Sen: TİS derhal yenilenmelidir

Eğitim-Sen Adıyaman Şube Sekreteri Zeynel Polat, "Milyonlarca kamu emekçisi, işçi, emekli çarşıda pazarda yaşanan gerçek enflasyonu perdeleyen rakamlarla, sahte verilerle bir kez daha açlığa mahkum edilmek istenmektedir." dedi..

Eğitim-Sen: TİS derhal yenilenmelidir

Eğitim-Sen Adıyaman Şube Sekreteri Zeynel Polat, yazılı açıklamada, "Emekçilere kuru ekmeği reva gören sefalet artışları değil, insanca yaşamaya yetecek bir ücret istiyoruz! Hükmünü yitiren (Toplu İş Sözleşmesi) TİS derhal yenilenmelidir."dedi.

"Gözümüzü iğneden ipliğe gelen zamlarla açtığımız, pandemi ile birlikte hayat pahalılığının, işsizliğin her geçen gün daha fazla derinleştiği bir yılı geride bıraktık" diyen Polat, şöyle devam etti:

"Bir yılı geride bıraktık ancak ne yazık ki yaşadığımız sorunları geride bırakmadık. Her tarafımız adeta mayın tarlası ile çevrilmiş durumda. Bir taraftan pandemi, diğer taraftan hayat pahalılığı, geçim derdi, işsizlik…Gittikçe ağırlaşan koşullarda zam yağmuru devam ediyor. Yeni yıla köprü geçiş ücretlerine,  vergi, harç ve cezalara,  temel gıda ürünlerine ve tüketim maddelerine gelen fahiş zamlarla girdik. Siyasal iktidar halkın, emekçilerin yaşadığı dertleri, sıkıntıları çözmek yerine attığı her adımda sorun yumağını büyütüyor. Her zaman olduğu gibi acı reçete yine emekçilerin, yoksullaştırılan halkın önüne konuluyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) vasıtası ile açıklanan enflasyon verileri emekçilerin önüne konulan acı reçetenin,  kuru ekmek bütçesinin bir parçasıdır. Milyonlarca kamu emekçisi, işçi,  emekli çarşıda pazarda yaşanan gerçek enflasyonu perdeleyen rakamlarla, sahte verilerle bir kez daha açlığa mahkum edilmek istenmektedir.Nitekim TÜİK  tarafından açıklanan verilere göre aralık ayı enflasyonu yüzde 1.25 yıllık enflasyon yüzde 14.60 artmıştır. Yıllık enflasyon giyim ve ayakkabı grubu dışındaki tüm gruplarda artarken, Çeşitli Mal Ve Hizmetler Enflasyonu yıllık yüzde 28.12, Ulaştırma Enflasyonu yüzde 21.12,  Gıda Enflasyonu ise yüzde 20.61 artmıştır."

TÜİK verilerine göre temmuz-aralık dönemini kapsayan altı aylık dilimde ise enflasyonun yüzde 8,36 olarak gerçekleştiğini belirten Polat, "Buna göre “toplu sözleşme” gereğince maaşları 2020 yılının ikinci altı aylık dilimi için yüzde 4 artırılan kamu emekçilerinin ve emeklilerinin maaşlarına yüzde 4.36 enflasyon farkı yansıtılacaktır. Ardından  15 Ocak’tan  itibaren 2021 yılının ilk altı ayı için yüzde 3 maaş artışı yapılacaktır.  

TÜİK tarafından açıklanan söz konusu resmi enflasyon verilerinin kamu emekçileri, işçiler, emekliler başta olmak üzere halkın nezdinde hiçbir karşılığı yoktur.  Altı yıl boyunca TÜİK başkanlığı görevini yürütmüş olan eski bir bürokrat dahi bugün TÜİK’in enflasyon, istihdam, büyüme gibi alanlarda yayınladığı verilerin artık “çok şüpheli ve tartışmalı” olduğunu ifade etmektedir. Bize göre TÜİK vasıtası ile açıklanan veriler konusunda “çok şüpheli ve tartışmalı” kavramları yetersiz kalmaktadır. 

Ne yazık ki TÜİK verileri çok uzun süredir emekçi kesimlerin maaşlarını, ücretlerini baskılamanın, düşük maaş-ücret politikasının aracı haline getirilmiştir. Ali Cengiz oyunları ile takla attırılan rakamlarla çarşıda pazarda yaşadığımız gerçek enflasyon perdelenmiş, bu sahte verilere göre maaş artışı yapılan milyonlar her yıl daha fazla yoksulluğa itilmiştir. Siyasal iktidar yıllardır bu sahte rakamların ardına saklanarak ‘ asgari ücretliyi işçiyi, memuru, emekliyi enflasyona ezdirmedik’ nutukları atmaya devam etmiştir." dedi.

Polat, siyasal iktidarın memur kolları gibi faaliyet gösteren sözde konfederasyon ve bağlı sendikaları ise her defasında bu sahte enflasyon rakamlarının altına imza attıkları, kamu emekçilerinin hiçbir temel sorununu çözmedikleri mutabakatları “tarihi başarı” olarak yutturmaya çalıştığını savunarak, "Sonuçta hangi sendikanın üyesi olursa olsun kaybeden her defasında tüm kamu emekçileri ve emekliler olmuştur."dedi.

"Kamu emekçisi maaşı ile alınan dolar 114 dolar, çeyrek altın 3 adet, gram altın ise 4,5 adet azalmıştır"

Pandemi ile artan hayat pahalılığını görmezden gelenler geçtiğimiz “toplu sözleşmede” Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararı ile 2021 yılının ilk altı ayı için yüzde 3 maaş artışına mahkum edilen üç milyonu aşkın kamu emekçisinin ve 2 milyon kamu emekçisi emeklisinin bir yıl boyunca sefalet oranlarındaki artışlarla yetinmesini beklediğini aktaran Polat, açıklamasını şöyle tamamladı:

"Sadece son bir yıl içinde ortalama kamu emekçisi maaşı ile alınan dolar 114 dolar, çeyrek altın 3 adet, gram altın ise 4,5 adet azalmıştır. Son bir yıl içinde doğalgaz yüzde 32, elektrik yüzde 31, baklagiller  yüzde 60, peynir yüzde 27, yumurta yüzde 80, ayçiçeği yağı yüzde 50 zamlanmış,  köprü ve otoyol geçiş ücretlerine daha üç gün önce yüzde 26 zam yapılmıştır. Buna karşın son bir yıl içinde kamu emekçilerinin maaşlarında yapılan artış ise bugün açıklanan yüzde 4,36’lık enflasyon farkı ile birlikte sadece yüzde 14‘de kalmıştır. (2020 ilk altı aylık dilim  yüzde 4 + ilk atı aylık dilim enflasyon farkı yüzde 1.75 + ikinci altı aylık dilim yüzde 4 + ikinci altı aylık dilim enflasyon farkı yüzde 4.36) Açlık sınırının 2 bin 600, yoksulluk sınırının 8 bin 600 TL’yi aştığı bugünün koşullarında hiç kimsenin kamu emekçilerinin maaş artışlarında TÜİK vasıtası ile açıklanan sahte enflasyon rakamlarını dayatma hakkı  hakkı yoktur.

Yıllardır yaşadığımız kayıplarımızın giderilmesi için, çoktan hükmünü yitiren, kamu emekçilerine 2021 yılı için yüzde 3 + yüzde 3 maaş artışı dayatılan “toplu sözleşme” derhal yenilenmelidir. Hiç vakit kaybetmeden yapılacak toplu sözleşme ile maaşlarımız yaşanan gerçek enflasyon oranında, satın alma gücümüzdeki azalma ve ekonomik büyüme oranları dikkate alınarak artırılmalıdır. Asgari ücret vergi dışı bırakılmalıdır. Birinci vergi dilimi yüzde 15 ten yüzde 10’a düşürülerek, yoksulluk sınırına kadar olan maaşlardan yapılan kesinti birinci vergi diliminde sabitlenmelidir. Emekçilerin sağlık, eğitim, gıda, barınma, giyim, elektrik, ısınma giderleri için ödediği vergiler gelir vergisi matrahından mahsup edilmelidir.

"Temel tüketim maddelerinde KDV sıfırlanmalıdır"

Yoksulluk sınırı altında geliri olan hanelerin elektrik, doğalgaz, su, internet giderleri pandemi tehdidi tamamen ortadan kalkıncaya kadar hazineden karşılanmalıdır. Bebek maması, bebek bezi ve ekmek, süt ürünleri, elektrik, doğalgaz, su başta olmak üzere temel tüketim maddelerinde KDV sıfırlanmalıdır. KESK olarak, tüm kamu emekçilerini insanca yaşamaya yetecek bir ücret talebine sahip çıkmaya, hayat pahalılığına, adaletsiz vergi sistemine, yoksulluk,yolsuzluk ve israf düzenine karşı emeğin haklarını korumak için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz."

Kaynak : PHA