Ne Hükümet Ne PKK


Bu makale 2015-07-30 07:47:12 eklenmiş ve 674 kez görüntülenmiştir.
Haci Bozkurt

Çözüm sürecini Hükümete ve PKK'ya bırakmayalım.

Ne PKK ne Hükümet, yaşasın Mlillet diyelim.

Sürecin devamı iççi iki tarafı da zorlayalım

Asker ailelerinin yürekleri ağızlarında.

Türkiye topyekün ayakta, 

Kadını, erkeği, yaşlısı, genci, şehit annesi savaş istemiyor.

Tüm ülke kardeşlik ve barış istiyor.

Herkes kardeşlik istiyor, huzur istiyor.

Vatandaşın ortak söylemleri şöyle;

Yeter artık evlere ateş düşmesin,

Yeter artık ocaklar sönmesin.

30 yıl daha yüreklerimizin ağzımızda olmasın.

 

Şu tabloya bakınız;.

30 yılda 8 bine yakın askerimiz ve toplamda 35 binin üzerinde PKK’lı ve diğer vatandaşlarımız hayatlarını kaybetti.

Dile kolay, 43 bin eve ateş düştü.

Çocuklar öksüz, kadınlar dul kaldı

2 bin ile 7 bin arasında ise Faili meçhullerimiz var, onları saymadık.

İşinde gücünde olan 400 bine yakın insanımız evinden, yurdundan oldu.

Ormanlarımız yakıldı, dağlarımız bombalandı.

Milli servetimiz yok oldu.

Bölgede tarım ve hayvancılık tarihe karıştı.

Hiç bir savaşta olması mümkün olmayan 73 bine yakın eylem oldu.

Ama hiç bir sonuç alınamadı

 

30 yıl boyunca

Askerler ölümü göze alarak PKK’ın üzerine gitti, sonuca varamadı.

PKK köyleri, şehirleri eline geçirmeye çalıştı, sonuca varamadı.

Terörü bitirmek için 20 bin köy korucusu maaşa bağlandı, sonuca varılamadı.

Devlet kanadı her ne yaptıysa bir sonuç elde edemedi.

 PKK de keza öyle

Çok kayıp verdi fakat istediğini alamadı.

Kayıplarına takviye yaptı ama yine sonuca varamadı.

 

Anlaşıldı ki; terörü bir anda yok etmenin bir yöntem yok.

Diğer taraftan koskoca bir devleti kolay kolay dize getirmek de yokmuş.

Böyle olunca,

Sonunda her iki taraf da çarenin barışta olduğunu kabul etmek zorunda kaldı.

Çözüm için 2013 yılında taraflar barış sürecinde anlaşmak üzere ateşkes ilan edildi.

İki yıl süren bu barış süreci ile hepimiz adeta huzurun tadını çıkardık.

Çözüm süreci ile silah ve şiddet ortamı kaldırılacaktı

Ülkeye huzur,  barış ve kardeşlik gelecekti.

Umutlar yeşermişti.

Özlenen ortam için Hükümet, İmralı, Kandil, MİT görüşmeleri hızlandırıldı.

77 milyon insan bu süreçten memnundu. (kandan beslenenler hariç)

Ülkede huzur ve barış rüzgarları esiyordu.

Dağdakiler silahı bırakıp yuvaya inecekti.

Onların silah zoru ile istedikleri hakları kanunla, nizamla verilecekti.

Ama üzülerek söylemek istiyorum ki bu güzellik çok sürmedi.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, Demirtaş, PKK derken süreç bozuldu.

Uçaklar yeniden PKK Kamplarını bombalamaya başladı.

PKK yeniden yol kesmeye, polis ve asker öldürmeye başladı.

Aynı tas, aynı hamam misali, yine kan akıyor, yine ocaklara ateş düşüyor.

 

Peki ne yapalım?

Benim önerim;

Gelin 77 milyonun kaderini 3-5 kişinin eline vermeyelim.

77 milyon hep birden savaşa hayır, barışa evet diyelim.

Çözüm sürecinin devam etmesini isteyelim.

Kabul etmeyen hangi taraf olursa o tarafa cephe alalım.

Gerekirse 77 milyon sokaklara dökülüp süreci zorlayalım.

 Egoları için ülkeyi kan gölüne çevirecek olan 3-5 kişiye tepkimizi koyalım.

Çorbada tuzumuz olur diyorsak bunu yapmalıyız.

İstemiyorsak da helkeler kolunda, herkes yoluna.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel
                    
© Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.