Dünya Kupası Maçında Ruh Halim


Bu makale 2014-07-14 15:30:00 eklenmiş ve 749 kez görüntülenmiştir.

            Akşam çay ocağında arkadaşlarla oturuyoruz. Sohbet ağırlıklı olarak Cumhurbaşkanlığı seçimleri…

 

            Ancak, yanı başımızda kalabalık bir kitle televizyon ekranına kilitlenmiş durumda. Dünyadan kopuk bir vaziyette, beyinlerini o sihirli kutuya teslim etmişler. Ara ara gözlerim bu tarafa, televizyonda oynanan maça kayıyor gayrı ihtiyari…

 

            İster çağ dışılıkla suçlayın, ister "Ya bu zamanda böylesi de olur mu" deyin. Ben o anda dünya kupası finalinin oynandığını bilmiyordum. Eksiklikse de benim eksikliğim. Profesyonel spor ve magazinin hayatımda yeri yok.

 

            Akşamki maçta ya Almanya galip gelecek yada Arjantin… Ben bu çekişmenin neresinde olmalıyım diye düşündüm… Yani bu maçtan bana ne…

 

            Oysa masada ülkemizin en önemli gündem maddesi "Cumhurbaşkanlığı seçimi" gibi bir konu var.

 

            Hadi bu mesele çok konuşuldu. Çağın baş belası İsrail'in Filistin Gazze'deki mazlum Müslümanlara yağdırdıkları bombalar, çocuk ölümleri, annelerin katledilmesi konuşulabilir.

 

            Suriye'de sönmeyen ateş ve bu ateşten ülkemizin aldığı pay konuşulmalı. Sokaklarımızda dilenen, fuhuş batığına düşen, komik paralar karşılığında evlendirilen Suriyeli Müslüman kadınların hali konuşulabilir.

 

            Irak'taki kargaşa ve kaos, bu olaylarda kaçırılan vatandaşlarımız, bölgemizde cirit atan, "Allahu Ekber" deyip Müslüman katleden, uluslar arası destekli terör örgütleri konuşulabilir.

 

            Çin işkencesi altında inleyen Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin hali konuşulabilir.

 

            Yada dua/beddua edecek alimlerimizin(!) şu an ne işlerle meşgul olduğunu, kimlere dua ettiklerini, hangi dine hizmet ettiklerini tartışabilir, İslam ülkelerinin düştükleri bu durumlar karşısında neler yapılabileceğini tartışabilirdik.

           

            İnsanları ekran başına toplayan, pür dikkat ekrana kilitleyen mesele bütün bu konuların hiç biri değil…

 

            Almanya ile Arjantin arasında oynanan bir futbol maçı sadece…

 

            1969'da İsrail askerleri Mescid-i Aksa'da büyük bir yangına sebep olduklarında dönemin İsrail Başbakanı Golda Meır şunları söylüyor: "O gece sabaha kadar korkudan uyuyamadım. Zannediyordum ki Müslümanlar dört bir taraftan İsrail'e girecekler. Lakin sabah oldu ve korkulan olmadı. İşte o zaman idrak ettim ki: Biz dilediğimizi yapabiliriz, zira bu ümmet uyuyan bir ümmettir.

 

            Adam ne kadar da haklıymış değil mi?


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel             <   
Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.