Bundan Sonra


Bu makale 2014-07-12 22:07:26 eklenmiş ve 708 kez görüntülenmiştir.
Haci Bozkurt

30 yıllık gazeteciliğim boyunca içimden geçenleri tam olarak yazamadığımı itiraf edip değerli okuyucularımla açık bir şekilde paylaşmak istiyorum.

Şöyle ki ;

Hepinizin malumu taşrada gazetecilik yapanlara ne devlet ne de millet geçimlerini sağlayacak bir maaş, bir ikramiye veya bir bağış yapmıyor.

Bunun saklısı ve gizlisi yok taşrada gazetecilik yapanların ekonomik bağımsızlıkları kesinlikle yok.

Bu arada can güvenlikleri de yok.

Hele ki gazetecinin kimi kimsesi yok ise aleyhine haber yazdığı kişiler tarafından veya kurum veya kuruluşların temsilcileri tarafından her an ve her zaman rahatlıkla tehdit edilebiliyor.

Hatta dolaylı yollarla sövülüp dövdürülebiliyor ve ekmekleri dahi ellerinden alınabiliyor.

 

Şahsen bu güne kadar böyle ciddi bir olay yaşamadım ama yaşananlara şahit oldum.

Fakat şunu itiraf edeyim ki; yıllardır istediğim gibi özgürce haber ve yazılar da yazamadım.

Çünkü uzun yıllar memuriyet hayatım vardı.

Sizlere bu tür sıkıntıları yansıtmadım ama bakınız;

Devletin yanlışlarına dokununca müdürler, kaymakamlar, valiler, diğer bürokratların hücumuna uğradım.

İktidarın yanlışlarına dokununca parti başkanlarının, milletvekillerinin ve diğer siyasetçilerin hücumuna uğradım.

 

Her şeyi burada anlatmama sayfalar yetmez.

Size sadece iki örnek vereyim.

Öğretmenevi Müdürlüğü yaparken Turizm Danışma Bürosunun yanlış yere yapıldığını yazdığım için zamanın aciz ilçe kaymakamı (Adını bile yazmak istemiyorum) böyle bir Ramazan Ayının birinci gününde bana soruşturma açtı. Soruşturmam bir aya sığmadı ve bayramdan sonra 5 gün ek süre alınarak devam etti.

Hiç yoktan 35 gün boyunca 3 görevliye hesap verdim.

Soruşturma sonucunda şikâyetin asılsız olduğu resmi olarak sonuca bağlanıp tarafıma iletilmişti.

 

Yine siyasilerden birine dokunan bir haber ve makalem için iktidarın ilçe başkanı makam odama gelerek,  “ bu yazıları dayıma fakslayacağım, başının çaresine bak” diyerek beni makamım ile tehdit etmişti. Bunun cezasını da çekmedim diyemem.

Şöyle ki; yüzlerce öğretmenevi müdürleri arasında şartları tutan ilk kişi olduğum Öğretmene hizmet ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Fahrettin Kavşut tarafından bana söylendi.

Bakanlık izni ile Öğretmenevleri Dergisinin 5 kişilik Yayın ve İnceleme Komisyonu üyesiydim.

Bütün olumlu şartlarıma rağmen yaklaşık 15 yıl boyunca vekâleten yürüttüğüm öğretmenevi müdürlüğü kadrosunun bir türlü asalete çevrilmesine dik duruşum müsaade etmedi.

Bunlar yüzlerce örnekten sadece iki tanesi.

Dahası vardı. Satırlara sığmayacak kadar gizli baskılar ve benim bu baskılara karşı onurlu direnmem 30 yıl devam etti.

 

Bu sürede bütün gizli baskılara rağmen hiçbir zaman hiç kimsenin adamı olmadım. Ama açıkçası doğruları içimden geldiği gibi yazamadım. Bunu bir centilmenlik örneği olsun diye itiraf ediyorum.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel
                    
© Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.