Sosyal Demokraside Yerel Yönetimler


Bu makale 2019-02-17 19:31:02 eklenmiş ve 1533 kez görüntülenmiştir.
Cezmi Doğaner

 

Türkiye, hızla bir seçim atmosferine girdi. 31 Mart da  yapılacak yerel seçimlere iç ve dış politikada olsun, ekonomik, sosyal ve siyasal anlamda yaşamsal sorunlarla karşı karşıya olduğu bir ortamda seçim yapılacaktır.

31 Mart 2019’da yapılacak olan yerel seçim, Laik demokratik hukuk devleti Türkiye Cumhuriyeti’nin kırılma noktasıdır.

CHP’nin, Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerde başarılı olması ve yerel yönetimlerde iktidar olması ülkemizin geleceği için bir zorunluluktur.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran CHP’nin, kurduğu Cumhuriyete karşı sorumluluğu var. Bugün bu sorumluluğu, her zamankinden daha çok öne çıkmış ve önem kazanmıştır.

Aksi halde, Cumhuriyetin Laik demokratik hukuk devleti yapısı yok olmaktadır. Erdoğan, Cumhuriyetin yapılanma ve işleyişini değiştiriyor. Devleti, din kurallarına göre yeniden inşa ediyor. Bu bağlamda Mart 2019’da yapılacak yerel seçim, yaşamsal önemdedir.

Sosyal demokratlar için yerel yönetimlerin görevi yalnızca bina, imar vb. fiziki yapı projelerinden ibaret değildir. Kültürel ve sosyal politikaların geliştirilmesi de yerel yönetimlerin görevleri arasındadır. Sosyal demokratlar bu anlayışla yerinden yönetimin geliştirilmesini savunmaktadırlar. Yerinden yönetimin güçlendirilmesini, aynı zamanda temsili demokrasinin katılımcılığının artırılması ve doğrudan demokrasiye doğru geliştirilmesi olarak görmektedirler. 

Gerçekten de demokrasinin yaşam biçimine dönüşmesinde yerel yönetimlerin rolü son derece önemlidir. Çünkü demokrasi kültürünün ve geleneklerinin yerleşmesi en küçük yerleşim biriminden başlayarak her aşamada katılımın sağlanmasıyla olanaklıdır. Bu anlamda sosyal demokratlar, yerel yönetimleri ‘demokrasi okulu’ ya da ‘demokrasinin beşiği’ olarak görmektedirler. Avrupa'da yerel yönetimlerin -belediyelerin- kuruluşları 1860'lı yıllarda başlar.

İkinci Dünya savaşı da Hitler faşizminin yerle bir ettiği Avrupa Ülkelerinde Sosyal Demokrat Partiler önce yerel yönetimlerde sonra, sonra Ulusal Parlamento seçimlerinde seçimleri kazanarak iktidar oldular.

Avrupa’ yı yeniden kurdular ve inşa ettiler.

Avrupa huzur, güven ve mutluluk içinde yaşayan insanların Barış adası Sosyal Demokrat iktidarlar tarafından kuruldu.

Demokrasi ve Sosyal hukuk devletini kurdular.  Halkı yokluk, yoksulluktan kurtardılar, iş sahibi yaptılar. Sanayileşmeyi ve ekonomik kalkınmayı gerçekleştirdiler.

Bu durum CHP için, sol için büyük bir fırsat yaratıyor. 

O nedenle halkın, seçmenin değişim isteği iyi değerlendirilmelidir. Her şeyden önce adayların dürüst, deneyimli ve yerel düzeyde de halkın ve örgütlü toplum kesimlerinin yabancısı olmayan kişiler olması son derece önem taşımaktadır. Çünkü halk yolsuzluklardan, kayırmacılıktan ve bunlara göz yuman yerel yöneticilerden bıkmış durumdadır. Temiz siyaset, temiz ve saydam yerel yönetim istemektedir.

CHP ilkelerine inanmayan devşirme adaylarla gidilecek her seçim bir hüsran olacaktır.

Artık Türkiye’nin, kent rantlarını ona buna peşkeş çekmeyen, hizmete dönüştüren, kentlerin kültürel mirasını koruyan, çirkin yapılaşmaya geçit vermeyen, planlı ve çevre ile uyumlu kentleşmeyi savunan, kentlerdeki işsizlik, eğitimsizlik ve yoksullukla etkin olarak mücadele eden, kentlileri ve sivil toplumu kararların oluşumuna katacak olan yerel yöneticilere ihtiyacı var. 

Bu nitelikteki yerel yöneticiler, geçmişte olduğu gibi, bu seçimlerde de yine soldan çıkacaktır.

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel             <   
Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.