Meclis İzlenimlerim-1


Bu makale 2018-10-29 06:09:41 eklenmiş ve 535 kez görüntülenmiştir.
Haci Bozkurt

Geçen gün milletvekillerini tebrik etmediğimin bir eksiklik olduğu düşüncesiyle Ankara’ya gitmeye karar verdim.

Ertesi gün yola koyulmak üzere hazırlandım.

Bu arada “Ankara’ya gidiyorum” demenin bile havasının olduğunu fark ettim.

Çünkü Ankara denilince akla hemen siyaset ve ardından Millet Meclisi gelir.

Esenboğa Havalimanında iner inmez, meclisin yolunu tuttum.

Alfabetik sıraya göre milletvekillerini ziyaret etmeyi planlamıştım.

İlk durak Sayın Ahmet Aydın’ın makamı oldu.

Oda tıklım tıklım Adıyamanlılarla doluydu.

En çok da Kahtalılar vardı.

Kahta’da göremediğim bir çok hemşerimi orada gördüm.

Danışmanlar notlar alıyor, hemen telefonlara sarılıyorlardı.

Gelenlerin hepsinin ortak paydası kişisel işleriydi.

Kısa bir süre içerideki hemşerilerimizi bekledim.

Onlar çıkınca Sayın Aydın, beni makamına aldı. Kahta üzerine kısa bir hasbihâl ettikten sonra müsaade istedim.

Ahmet Aydın Bey işimin olup olmadığını sordu.

Belki de yanına gelenler arasında kişisel bir işi için gitmeyen tek kişiydim.

Hiçbir işim yok dediğimde sanki “neden geldin” dercesine yüz ifadesi değişti.

İnanmamış gibi olduysa da müsaade istediğimde sadece nezaketen ziyaret ettiğime inandı.

İkinci durağım, İbrahim Halil Fırat Bey’in makam odası oldu.

Burada da kalabalık vardı.

Oturup karşılıklı hal hatır sorgusundan sonra gecikmiş bir hayırlı olsun dileklerinde bulundum.

Oradan da ayrılıp Muhammed Fatih Toprak Bey’in odasına vardım ama kendileri yerinde yoktu. Notumu bırakıp Yakup Taş Bey’in makamına geçtim.

Burası da Adıyamanlı hemşerilerimizle doluydu. Biri kalkıp diğeri oturuyordu. Danışmanı Mustafa Aloğlu, durmadan notlar alıyordu. Sayın Taş, hemşerilerine, “ buyurun geliniz, çayımızı kahvemizi içip yemeğimizi beraber yiyelim iş istemeyin yeter” diyerek espri yapınca iş konusunda çektiği sıkıntıyı dile getirdiğini anladım.

İlk günkü izlenimim şuydu:

Milletvekili odalarında dolup taşanların hepsi kişisel işleri için gelmişlerdi.

Memlekete hizmet için hiçbir ağızdan ses çıkmadı.

Ve günler kısa olduğu için günün sonuna geldim.

Otele döndüm ve günün yorgunluğunu atmaya çalıştım.

Gece telefonum çalındı.

Arayan Milletvekilimiz Sayın Muhammed Fatih Toprak idi.

Makamına geldiğimi öğrenmiş ve sabah için randevu verdiğini söyledi.

Sabah beni arayıp Mecliste rahat konuşamayacağımızı söyleyerek, AK Parti Genel merkezindeki odasında buluşmaya karar verdik.

Verilen randevu üzerine aynı adrese gittim.

Danışmanlarının beni koridorda karşılaması hemşerilerine verdiği değerin ispatıydı. Kahta’yı hizmetleri, siyaseti konuşma fırsatı bulduk. Oradan kalkıp beraber Cuma namazı ve ardından ısrarla yemek davetine icabet ettim.

Üçüncü gün ise CHP Adıyaman Milletvekilimiz Sayın Abdurrahman Tutdere’yi ziyaret ettim. Tutdere’nin odası tenhaydı ama telefonları susmuyordu.

Adıyamanlı hemşerilerinden gelen telefonlarla tek tek ilgilenen Tutdere ile uzun süre sohbet ettik.

Koridordan geçerken tanıdık bir isme rastladım.

Yıllar önce Kahta’da öğretmenlik yapan Kemal Bülbül, HDP’den Antalya Milletvekili olarak Meclisteydi.

Kapısını çalıp içeri girdim.

Danışmanı ve kendisinden başka kimse yoktu.

Kısa bir süre Kahta’dan bahsettik.

Kemal Bey siyaseti Kahta’da öğretmenlik yaptığı yıllarda öğrendiğini ve bu vesile ile siyasete girip milletvekili seçildiğini vurguladı.

İlk meclis turum böyle sona erdi. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel             <   
Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.