Rüyamdaki Yalakalık


Bu makale 2018-07-05 14:03:32 eklenmiş ve 1716 kez görüntülenmiştir.
Haci Bozkurt

 

Okuyucularımın çoğunluğu  makalelerde gördüğüm rüyaları yazıya dökme ile beni tanır. Son zamanlarda neden rüya görmediğimi de sorgulamaya başladılar.

Ben de bu gece rüya niyetiyle uykuya daldım ve dalar dalmaz da derin bir rüyadaydım.

Bu kez toprağı bereketli, suyu ve güneşi bol sözde nüfusun yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkedeydim.

Yaşadığım yeri tanımak için çarşıyı, pazarı, resmi daireleri, parti binalarını gezmeye başladım. 

Gittiğim her yerde bazı insanların tuhaf hareketleri ile karşılaşıyordum.

Bazı insanlar mevki ve makam sahibi insanlara adeta kulluk, kölelik yapıyordu.

Hem de Müslüman bir ülkeydi burası ve bu zatlarda Müslümandı.

Nerden geldim bu ülkeye, ne işim vardı, burada bin pişman oldum.

Sordum, soruşturdum bunlar kim, ne yapmak istiyor öğrenmeye çalıştım.

Başkasının karşısında ezilip, büzülen çıkar için din, iman, vicdan düşünmeyen bu insanlara yalaka dediklerini öğrendim.

Birkaç gün içerisinde bu ülkede yaşayan çoğu insanın yalakalık yaparak birinci  sınıf insan gibi yaşadığına şahit  oldum.

Baktım ki yalakalık bu ülkede adeta bir meslek haline gelmiş.

Yalaka kelimesini merak edip sözlükleri karıştırdım. 

” Bir kişinin kendisine çıkar sağlayacak olanlara karşı aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyenlere “ yalaka “diyoruz. Tarifi böyle kısa ve net olarak yaranmak anlamına geldiğini çıkardım.

Bu tiksindirici kelimenin başka eşanlamlıları da var.

Bu zevatlara yağcı diyebiliriz.

Bu zevatlara yağdanlık diyebiliriz.

Bu zevatlara yalpak diyebiliriz.

Bu zevatlara yaltak diyebiliriz.

Bu zevatlara yaltakçı diyebiliriz.

Bu zevatlara kemik yalayıcı diyebiliriz.

Bu zevatlara Çanak yalayıcı da diyebiliriz.

Ne dersek diyelim, onlar karda biz zarardayız.

Yaşadığım ülkede gün geçtikçe anladım ki dürüst insanlar ömür billah sorunlarla pençeleşirken, ülkenin efendileri ve yalakaları dem vurup devran geçiriyor. Kervanları durmadan yoluna devam ediyor.

Bu adamların bir dediği iki edilmiyor.

Bu zevatlar okumadan, meslek sahibi olmadan sınavlara girmeden sigortalı işçi, memur hatta amir bile oluyor.

Bu zevatlar çalıştıkları yerlerde efendilerinin hatırına hak etmedikleri halde terfi ederek ödüllendiriliyor.

Bu zevatlar görevli oldukları kurum ve kuruluşlardaki görevlerine gitmeden devletten maaş, mesai ve yan ödemeleri alıyor.

 

 

Bu zevatlar, çeşitli, kurum ve kuruluşlardan maaş aldıkları halde ikinci veya üçüncü bir iş çevirerek asil işlerini ikinci veya üçüncü planlara  atıyor.

Bu zevatlar Hükümetten destek alabiliyor.

Bu zevatlar Çeşitli projeler yaparak kişisel gelirler elde edebiliyor.

Bu zevatlar talimatlarla ihaleler alarak haksız kazanç sağlıyor.

Kısacası bu yalakalar efendilerine kene gibi yapışarak yaşamlarını sürdürüyor.

Peki nasıl beceriyorlar?

Çok kolay

Efendi geldiğinde ayağa fırla, düğmeni ilikle, efendinin gömleğinin üzerine konan sineği kovala, ayakkabısını herkesten önce düzelt, gittiği yerlere eksiksiz iştirak et. En önemlisi fotoğraf karesine mutlaka gir.

Efendinin davet edildiği yerlerden üç öğün yemekte bulun.

Efendine laf kavuşturacakların yanında hak etmediği övgüler yağdır.

Efendinin hayatta iseler anne ve babasına, değil iseler, amcalarına, dayılarına, kirvelerine, kardeşlerine, bacılarına, komşularına kadar itaat et.

Yalakalık bu gibi onlara basit gelen işlerle yapılıyor.

Tek zor tarafı kişiliklerinden ve şerefinden biraz fedakarlık etmek.

Yalakalar için de NO PROBLEM

Rüyam devam ederken birden irkildim, uyandım.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel
                    
© Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.