Osmanlıcılık


Bu makale 2018-06-02 21:39:28 eklenmiş ve 310 kez görüntülenmiştir.
Cezmi Doğaner

Osmanlıların kuruluş devrinde, Anadolu’nun istilası uzun süren kardeş kavgalarına neden olmuştur. Ancak yükselme döneminde Anadolu kısmen sakin bir yaşama kavuşmuştur. Yavuz zamanında Mehdilik iddia eden yüz oklu Celal, Kanuni zamanında danbaba Zunnum ve Kalender Şah isyanları olmuştur.

Devşirmeler, Anadolu’daki yönetim kademlerini, tımar ve zeametleri ellerine geçirdikten sonra, acımazsız ve pervasızca halkı soymağa ve zulüm etmeğe başlamışlar, bunun üzerine Anadolu da karşı koymalar görülmüş ve isyanlar volkan gibi ardı arkasına meydana gelmiştir.

İlk Anadolu isyanları Türklerin devlet içinde eşit haklara sahip olmak isteğinden, devşirmelerin baskı ve zulmünden kurtulmak isteğinden doğmuştur...

Kuyucu Murat paşa , 155 bin kişiyi öldürmekle suretiyle 14 yıl süren bir sessizlik dönemi oldu. Bu dönm bir “mezar sakinliği” idi. Anadolu da zulüm, işkence, rüşvet ve baskı devam etti. Anadolu da isyan ateşi sönmüyordu.

Dilimizde “basireti bağlanmak” diye bir deyim vardır. Bu deyim “İyi düşünemez, gerçeği göremez” anlamını içerir.

Tanzimat’tan bu bu yana iki  yüz elli yıla yakın, Cumhuriyet kurulalı da doksan beş yıl geçtiği halde, ülkemizin sorunları bir türlü çözülemedi. Eğitim, sağlık, maliye, ekonomi, çevre, insan hakları, işsizlik, yoksuluk gibi konuların hiçbiri çözülemediği gibi, çözeleceği konusunda insanlarımızın bir umudu da kalmadı.

Osmanlı yöneticileri kendi köklerinden uzaklaştığı için ve medreselerin dar dünya görüşü yüzünden yıkılışa doğru gitmek zorunda kaldı.

İmparatorluk yıkılışa doğru giderken yukarıda, devlet katında çıkarılan fermanlar, fetvalar, yasalar, kararlar bu gidişi durduramadı.

Yukarıda bunlar olurken, aşağıda halk medreselilerin eliyle ortaya atılan iki sözcükle oyalanıp durdu. Bu sözcüklerden biri Kafir öteki Frenk.

Ülkede yapılan her yenilik için, dışardan hangi buluş(icat) getirilirse getirilsin, “Bunlar hep kafir işidir, frenk işidir” diye karşı çıkıldı. Statüko dedikleri değişmezlik sürdü gitti.

Osmanlı Devleti, Avrupa devletleri tarafından askeri alanda yenilmeye başlayınca, Tanzimat döneminde yöneticiler halkı oyalamak için iki sözcük daha buldular: Fen ve sanayi.

Onlara göre Hıristiyan ülkeleri bizden sadece fende ve sanayide üstündüler; bizse kahramanlık ve din konusunda onlardan üstündük. Eğer fenimizi ve sanayimizi kurup geliştirirsek ülkemiz o zaman kurtulacaktır, dediler; olmadı.

Osmanlı imparatorluğunun yıkılış nedenleri

a.Devlet yönetimin bozulması

b. Tarım sisteminin bozulması

c.Askeri sistemin bozulması

d.Eğitim sisteminin bozulması, medreselerin, Enderun okullarının yozlaşması

e.Adliye sisteminin çöküşü

f.Ekonominin çöküşü

g.Teknoloji ve bilime uzak durması

h.Kendi Türk dili, Kültürü, kendi tarihi, efsaneleri, destanları unutuldu, unutturuldu ve uzaklaşmaları

Cumhuriyet dönemine gelindiğinde, özellikle 1950’ den sonra devleti yönetenler halkı oyalamak için iki sözcük daha buldu: komünist ve faşist.

Devlet 1950’den sonra komünist kovaladı durdu. Bu komünistlik korkusundan devletin açık ve gizli kurumlarına, pek de yeteneklerine bakmadan, öyle adamlar atadılar ki sonuçta, işte bunların yönettiği Türkiye. Oysa ülkemizde halkımızın özlemi başı dik, karnı tok, tüm sorunları çözülmüş bir Türkiye idi. Olmadı, yapılamadı. Burada o yerlere atananlar sadece kendilerini kurtardılar. O nedenle bu önemli yerlere atanan kimi kişilerin komünistliğe teşekkür borçlar var.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel             <   
Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.