Türk Ekonomisi Uzun Vadede Kırılgan Görünüyor


Bu makale 2018-04-28 21:02:32 eklenmiş ve 257 kez görüntülenmiştir.
Cezmi Doğaner

Aşağıdaki yazı Hollanda'da yayınlanan de stentor gazetesinin 27 Nisan tarihli sayısının ekonomi sayfasından çeviridir.

“Erdoğan seçim kampanyasında büyüme rakamlarına bel bağladı

Türk Ekonomisi Uzun Vadede Kırılgan Görünüyor

Türkiye ekonomisinin geleceği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediği kadar toz pembe değil. Bu onun yeniden seçilme şansını zorlaştırabilir.

Mark Guillet

İstanbul

Güzel büyüme ve istihdam rakamları, geçtiğimiz on beş yılda Erdoğan’ın seçim başarılarının mihenk taşları oldu. 24 Haziran’da yapılacak erken seçim kampanyasında da bunlar baş rolü oynayacaklar.

Erdoğan’ın parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini gelecek yılın sonunda değil, iki ay sonra yapılacağını beklenmedik şekilde açıklamasına yatırımcılar derhal olumlu tepki verdi. Türk lirasının sürekli düşüşü bir süre durdu. Hatta değeri dolar karşısında yüzde iki artış gösterdi.

Yatırımcılar, seçimlerden sonra siyasi belirsizliğin son bulacağını umuyor. Buna ek olarak, Erdoğan’ın, merkez bankası üzerindeki siyasi baskısının hafifleyeceğini ümit ediyorlar.

Karamsarlık

Öte yandan Hollanda’nın ABN Amro bankası, Türk ekonomisiyle ilgili son raporunda böyle bir normalleşme beklemiyor. Uzun vadede banka Türk ekonomisinin geleceğini karanlık görüyor. Avrupa Birliği adayı bu ülke, Türkiye’nin son derecede ihtiyacı olan yabancı yatırımcıların beklentileri açısından giderek daha da kırılgan olacak.

Zira ülkenin, giderek artan cari işlemler açığı yüzde yetmiş kararsız dış mali kurumlarca kapatılıyor. Geçen yılın başında dahili brüt milli gelirin % - 3,4'ü olan cari açık, bu yılın başında %-6,2’ye ulaştı. Bu rakam, dünyada en büyük cari açıklar arasında gösteriliyor.

Seçimlerden sonra alınacak önlemler de, fazla ısınan ekonominin soğutulmasına ve enflasyonun %10’un altına çekilmesine yetmeyecek. ABN Amro’nun Türkiye uzmanı Nora Neuteboom, “Ekonomik büyüme ve istihdam sahası yaratma ekonomi politikasının en önemli unsurları olmaya devam edecek” diyor.

Kadın, bir meslektaşıyla birlikte Nisan ayı başında Ankara’ya ve İstanbul’a bir iş seyahati yapmış. 2016 yılındaki başarısız darbe girişiminden sonra ekonominin elastikiyetini “dikkate değer” buluyor. Net iç milli gelir artışı 2016 yılında %3,2’den, geçen yıl %7,4’e fırlamış. Ancak bu gelişme hamlesi kısmen suni.

Suni çünkü büyümenin üçte biri Türk hükümetinin 50 milyar dolarlık kredi garanti fonundan pompalanan paralarla gerçekleşmiş. Ayrıca resmi makamlar, Erdoğan’ın emriyle küçük ve orta işletmelere verilen kredi şartlarını kolaylaştırmış, iş sahası yaratma girişimlerini teşvik etmiş ve vergilerde indirime gitmişler. Başarısız darbeden sonra geçen yıl kredilerde yüzde 10 dolayında bir artış olmuş.

Devalüasyon

Artık kredi garanti fonunun dibi görünmüş. Bununla birlikte, kontak kapatan arabanın bir süre yokuş aşağı gidişi gibi, ekonomik büyüme bir süre devam edecek. Bu yüzden ABN Amro, Türk ekonomisinin bu yıl %4,5 ila %5 büyüyeceğini tahmin ediyor.

İşte Erdoğan, bu büyüme rakamlarından medet umuyor. Gözlemciler ise, seçmenin büyük bir kısmının, gerçekten neler döndüğünün farkına varacağı, büyük bir olasılıkla ekonomik barometreyi büyüme rakamlarına bakarak değil, devalue edilen Türk lirasının düşen değerine bakarak okuyacağı kanısında.

Öte yandan Neuteboom, Brezilya, Güney Afrika, Rusya gibi diğer yükselen pazarların geçtiğimiz yıllarda temellerini güçlendirdiğine, Türkiye’nin ise badana yapmakla yetindiğine dikkat çekiyor. Şimdi ülke, zayıf büyüyen pazarlar listesinin üst sınırında gösteriliyor.

Kadın, ekonominin yapısal zafiyetine örnek olarak yüksek enflasyonu ve büyük cari işlemler açığını işaret ediyor. Lira’nın değer kaybının süreceğini, yapısal reformların erteleneceğini ve kredi imkanlarının kısıtlanacağını bekliyor.

Kırılganlıklarına karşın, ekonomi uzmanı, kısa vadede büyük bir kriz senaryosuyla karşılaşılacağını sanmıyor. Sürdürülebilir bir büyüme için “merkez bankasının ‘too little too late’ diye tabir edilen tepki verici politikası yerine hükümetin pro-aktif reform politikası izlemesi gerekiyor.”

Cezmi Doğaner

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel
                    
© Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.