Yıkıma Karşı Barış


Bu makale 2018-04-14 21:07:49 eklenmiş ve 256 kez görüntülenmiştir.
Cezmi Doğaner

Dünya, insan ve insanlık fiziksel, duygusal, ekonomik, kültürel, ve de ekolojik bir yıkım içinde.

Kan, nefret, gözyaşı, acı, ıstırap, şiddet, korku, terör, acımasızlık, ön yargılar, duygusuzluk dolu sözde var olma savaşına sebep olan bir güruh zorba, diktatör, güç göstericileri ve sindiricileri.

Bu ve buna benzer bir takım sözde insanların oluşturdukları böyle bir ortam içinde etrafınıza bir göz attığınızda,  bir insancıl “Dayanışma”, “Yardımlaşma”, “Paylaşma” dan  yana yarınlara umut olacak bir ışık görebilmek mümkün değil.

ABD’nin uluslararası hukuku, Birleşmiş Milletler’ i hiçe sayarak Irak’ı işgal etti. Bugünlerde Suriye’ye yerleşmek için hazırlıklarını hızlandırmasını kabul etmek mümkün değildir.

Emperyalizm, geçen yüzyıllarda olduğu gibi işgalci orduları ile birlikte, yardım kuruluşları olarak, ve en kötüsü de taşeron yandaş terör grup ve örgütleri yaratarak aynı topraklar üzerinde yaşayan insanları birbiriyle savaştırmaktır.

Bu savaşın bir petrol, bir çıkar savaşı olduğu ortadadır. 

21. yüzyılda siyasi ve toplumsal sorunların güç kullanılarak çözüleceğine inanmak büyük bir yanılgıdır. Savaş, şiddeti ve nefreti ortadan kaldırmayacak, tam aksine onu körükleyecektir.

Artık “savaş kültürü” nün yerini barış kültürü almalıdır. İstenirse barışı yaratmak savaştan daha kolaydır. Üstelik bu durumda çocuklar, gençler, insanlar ölmeyecek, ekonomik, sosyal, kültürel birikimler zarar görmeyecek, doğal çevre daha fazla tahrip olmayacaktır.

Şiddet / terör olaylarının engellenmesinin, huzur ve güvenin sağlanmasının yolu savaşlardan değil, küreselleşme olgusuyla daha da derinleşen eşitsizlik, adaletsizlik ve yoksulluğun dünya çapında ortadan kaldırılmasından geçmektedir. 

Günümüzde başta ABD, ÇİN ve RUSYA olmak üzere devletler silahlanmaya yılda yaklaşık bir trilyon dolar harcamaktadırlar. Bu paranın yüzde onuyla bile dünyadaki açlığı, yoksulluğu, susuzluğu önlemek, çocukların temel eğitim ve sağlık sorunlarını çözmek mümkündür.

 

Muhtemel bir savaş ise, bu sorunları daha da ağırlaştıracaktır.  Dünyanın eşitlik, özgürlük, adalet, dayanışma, demokrasi ve hoşgörü temelinde yeniden yapılanmasını savunuyoruz.

Sosyal demokratların görevi, adaletli ve barışçıl bir dünya yaratılması için kararlı bir şekilde mücadele etmek olmalıdır.

 Sosyal Demokratlar olarak başından beri bölgemizde savaşa karşı çıkan, savaşsız bir dünya için mücadele edenlerin yanında yer almalıyız.

 Tüm sosyal demokrat nitelikli kuruluşları ve sosyal demokrat bireyleri de barış girişimlerini ve savaş karşıtı etkinlikleri aktif olarak desteklemeye çağırıyoruz.

Bütün bunları onarmak, nefret, korku, acı, ıstırap, savaş, terör ve umursamazlıkları bir modası geçmiş kavramlar buketi haline getirmek için, çok büyük ve yeterli bilgi donanımına, üstün bir akla, yaşamın her evresine yön veren bir vicdana, gerçek manası ile eksiksiz ve samimi bir inanç potansiyeline ve en önemlisi, toplumsal bir “Dayanışma” yı, “Yardımlaşma” yı, ve “Paylaşım ”ı gönülden benimseyen biri olmamıza gereksinim vardır.

Unutmayalım ki;

“Tüm insanlıkla ve insanlarla barış, huzur ve mutluluk- dinginlik içinde yaşamayı öncelikle biz isteyebiliriz, biz karar verebilir, biz başlatabiliriz.”

Hepimiz kabul ederiz ki, her insan kendisi ile birlikte, kendisinden saydığı, kendine yakın gördüğü herkesi ve her şeyi bir arada yaşamak ve değerlendirmek güdüsü ile programlanmıştır.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel
                    
© Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.