Gül


Bu makale 2018-03-01 07:42:29 eklenmiş ve 2713 kez görüntülenmiştir.
Cezmi Doğaner

14 Şubat Sevgililer günü nedeniyle sanal dünya da insanlar birbirlerine güller gönderdiler…

Türk Halk şairleri, Divan şairleri, birçok şair ve sanatçı eserlerinde gül imgesini kullanmaktadır.

Gül, çiçeklerin en sevilenidir.

Renk, koku ve güzelliğiyle dünyanın dört bir yanında tanınmıştır.

Gülün bir çok çeşidi vardır: Kokuluları, kokusuzları; az ya da çok katmerlileri, tırmanıcıları, ağaç ve çalı biçiminde yetişenleri...

Yaban güllerinin de dik ya da tırmanıcı çeşitleri vardır.

Çok dikenli olan bu güller katmersizdir.

Bahçe de yetiştirilen güller, daha çok yaban güllerinin aşılanması ile elde edilir.

Aşılı güller daha az dikenli olur, hatta dikensizleri de vardır.

Güllerin rengi ve kokusu türüne göre değişir, birçokları tam gül kokusu verir; kimileri de kokusuzdur.

Gül renkleri de çok değişiktir. Birçok gül türünün rengi sabit değildir.

Işığın, havanın, toprağın nem derecesinin, güllerin rengine etkisi olur.

Bir iki saat içerisinde gözle görülecek derece de, rengini değiştiren güller vardır.

Gül hemen hemen dünyanın her tarafında yetişirse de, en çok ılıman iklimi sever. killi, silisli topraklar da çok iyi yetişir.

Gül dikilecek yerin suyu iyice süzdürülmelidir.

Gül, ıslak yeri pek sevmez.

Kokusu ve görünüşü çok güzel olan bu çiçeğin ekonomik yönden de büyük yararları vardır.

Örneğin gülden, gülyağı elde edilir.

Gülyağı, gülün güzel kokusunu oluşturan bir bileşiktir.

Saf halde kirli sarı renkte görünür. gülyağı taze çiçekten elde edilir.

Çiçekler tamamen açılınca toplanır, "karni" denilen özel kaplar içinde, 75 kg. suya 1 kg. gül yaprağı konularak kaynatılır.

Önce gülsuyu elde edilir.

Gülyağı bu suyun özel yöntemlerle damıtılmasıyla sağlanır.

Bir ton gülden ancak 300 gr. gülyağı çıkar.

Özellikle parfüm yapımında kullanılan gülyağı, değerli ve pahalı bir maddedir.

Gülyağcılığın ilk önce İran'da başladığı bilinmektedir.

Gülsuyunu ve gülyağını Batı'ya Müslümanlar tanıtmıştır.

Güyağı da XVII. yüzyılda Batı'ya Türkler tarafından götürülmüştür.

Bugün gülyacılıkta Bulgaristan başta gelmektedir.

Bu sanatı oraya Türkler yerleştirmiştir.

Yurdumuzda da özellikle İsparta ve Burdur'da bol miktarda gülyağı çıkarılır.

Çıkarılan bu gülyağı genellikle dış ülkelere satılır.

Tunus, Hindistan ve Fransa da gülyağcılıkta başta gelen ülkelerdir.

Gül yalnız bu yönleriyle değil, güzellik anlayışımız ve duygu dünyamız açısından da büyük değer taşır.

Örneğin çok iyi, çok güzel birşeyi anlatacağımız zaman, "gül " deyimini kullanırız. "Gül gibi geçinmek" deyimi çok iyi anlaşmak anlamına gelir.

Şu atasözü ve deyimlerin anlamı da şöyledir: Bir ağaçta gül de biter dikende : Bir aileden iyi insan da çıkar, kötü insan da.

Dikensiz gül olmaz: Her güzel şeyin hoşa gitmeyen yanı da bulunabilir.

Gülü seven dikenine katlanır: İnsan sevdiği kimse ve sevdiği iş yüzünden gelecek sıkıntılara da katlanmalıdır.

Gülü tarife ne hacet; ne çiçektir biliriz: Onu bize niye anlatıyorsun onun ne mal olduğunu biliriz!

Gül üstüne gül koklamak : Bir sevgili üstüne ikincisine aşık olmak. Şiirlerimizde de "gül" sözüne çok sık rastlarız. Bütün bunlar Türk halkının bu çiçeği ne çok sevdiğini gösterir

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel
                    
© Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.