Düşünceleri Öğrenme Ve Geliştirme(2)


Bu makale 2017-12-21 20:49:05 eklenmiş ve 198 kez görüntülenmiştir.
Cezmi Doğaner

Düşünceleri Geliştirme

Düşünceleri önem ve ilgisine göre ayırma:  Yazı yazmanın ilk aşaması, zihinde tasarlamadır.Tasarlama yaratıcılığın bir belirtisi sayılabilir. Hemen her an bir şeyler tasarlarız. Ama önemli olan bu tasarıların yazıya dökülmesidir. Yazıya dökülmemiş tasarılar bir süre sonra unutulur gider. Yazıyla, bu unutulacak şeylere el konmuş olur.

Herhangi bir konuda yazmaya başlayan kişinin kafasında bir çok düşünceler ürer. Bu düşüncelerin bazıları konuyla ilgili bazıları değildir.Üretilen bu düşünceleri maddeler halinde kağıda dökmek düşünsel ve anlatımsal  içeriğiyle hep bu iskelet üzerine kurulur. Yazının bütünlüğü de bununla sağlanır. Ancak düzenlemesi sağlam yazılar  okuyanı etkiler, inandırıcı olur. Buffon’dan aktarılan şu görüş bunun önemini anlatmaktadır.

Zeki bir insan bile yazısını, düşünsel bir düzen üzerine oturtmadığı ve konu üzerinde yeterince düşünmediği için bocalar; yazıya nereden başlayacağını bilemez. Zihinine bir çok düşünce birden dolar; onları değerlerine göre sıraya koymadığı için birisini ötekine yeğleye- mez, ne yapacağını bilemeden şaşkınlık içinde kalır.Ama bir düzenleme yapınca, konunun bütün temel düşüncelerini önemine göre sıralayınca, kalemi ne zaman ele alacağını kolayca kestirebilir.Zihinindeki ürünün olgunlaştığı anı sezer, onu ortaya çıkarmadan edemez. Bu aşamadan sonra düşünceler çorap söküğü gibi birbirinin ardından gelir.

Böyle bir düzenleme sonucunda ise, üslup doğal ve akıcı olur.Artık yazma isteğinini yarattığı sıcaklık, bütün eseri kaplamaya başlar ve bu sıcaklık kullanılan her söze, her deyime canlılık katar.

 Bir yazıda öncelik-sonralık,neden-sonuç ilişkisi, yakından uzağa, zaman sırası...gibi dengelerde düşünsel düzenle sağlanır. Bunlar bir yazının mantıksal yapısını oluşturur.Önce anlatılması gerekenleri sonraya bırakmak yazıda boşluklar yaratır.Bir kapıdan girilmeden önce o kapıdan çıkılamayacağı her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Yazıda nedenleri belirlemeden sonuca varmak da olanaksızdır. Çünkü sonucu yaratan nedenlerdir. Her bir neden, sonuca varmakta kantılayıcı, inandırıcı bir etkendir. Ama, kimi yazılarda  “sonuç” vurucu bir girişle belirtilir, sonra nedenlere geçilebilir. Bu geniş ölçüde bir üslup işidir. Önemli olan nedenleri ve sonuçları havada bırakmamaktır.Örneğin bir çok neden sayılıp bir sonuca varılmaması nasıl sakıncalı ise, sonuçları bir nedene bağlamadan ortaya koymaya çalışmak da öylesine sakıncalıdır.

Herşeyin bir başlangıcı bir de sonu vardır. Yazılar da başlar ve sona erer.Geliştirilen düşünceler, anlatılan olaylar, sergilenen durumlar genellikle ilginç bir “başlangıç”la başlatılmalı, etkili biçimde sonuçlandırılmalıdır. Başlangıçta, yazının hangi konuyu işleyeceği anlaşılmalıdır. Gelişmeler, bu başlangıcın sonucu olacak bir özellik taşımalıdır. Sonuca da etkili bir biçimde varılmalıdır.

 

 1) Türkçe Dil ve Kültür, Adnan Binyazar,

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel
                    
© Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.