Toplum ve başarı


Bu makale 2017-12-07 18:51:57 eklenmiş ve 114 kez görüntülenmiştir.
Cezmi Doğaner

Toplum bireyi şekillendirdiği ve doğumundan ölümüne kadar etkilediği gibi, birey de içinde bulunduğu toplumu etkiler.

Dünyadaki hızlı değişim süreci ve özellikle ekonomik bunalım karşısında, insanlar giderek ağırlaşan sorunları çözme, bunalımları aşma ve toplumda oluşan yeni özlemleri ve beklentileri gerçekleştirme arayışı içindeler...

Özgürlükçü demokrasilerin geçerli olmadığı ülkelerde ise, genellikle bu tür tartışmalar açıkca yapılamıyor. Ama bu ülkelerde de, insanların şu ya da bu biçimde bir arayış içinde oldukları gerçek...

Toplumlarda yaygın eğitim ve giderek yoğunlaşan iletişim sonucu, karşılaşılan sorunlara çözüm getirmek üzere siyasete katılma eğilimi artıyor. Bu, toplum yaşantısında demokratikleşme sürecini  güçlendirecek bir eğilim... Sorumluluğu yaygınlaştırarak ve etkinleştirecek, bir anlamda demokrasiye daha çok gerçeklik kazandırarak, değerlendirilmesi gereken bir eğilim...

Demokratik toplumlarda, çağımızın sorunlarına ve bunalımlarına çözüm, ancak demokrasiyi daha ileri aşamalara götürerek bulunabilir; demokratik olmayan toplumlarda da, demokratikleşme sürecine girerek...

Başarı için Kalite

Bir konuda iş yapmak istemek ve söylemek kolaydır.  Önemli olan yaptıığınız ve yapacağınız işde başarılı olmak önemlidir. Yapacağınız iş konusunda her türlü donanıma sahip olmalısınız. Başarmak için çok yönlü araştırma, hazırlık, plan, program yapmalısınız. Her şeyden önce istemelisiniz. Bilginiz, birikiminiz, deneyiminiz olmalı,  daha da önemlisi kendinize güveniz ve sorumluluk duygunuz sağlam ve sağlıklı olamlı.

Yapacaklarınızı severek, isteyerek, gönül vererk  ve yaşayarak yaparsanız başarıyı elde elde edebilirsiniz.

Özgüveniniz sağlam ve sağlıklı olmalı. Bilginize, birikiminize, yeteneklerinize inanmalısınız ve güvenmelisiniz. Beş duyu dediğimiz bu: Hissetmek, anlamak, yaşamak ve sonucu görmek . Onun için güven duygusu önemli.

Sorumluluk duygusu daha önemli. Duyguların en yücesi. Başta kendinize, çevrenize, topluma, ülkenize, dünya ya ve tüm insanlığa karşı sorumluluk.

Bu ağır yükü beyninizde  hissedebilirseniz, omuzlarınızda yükün ağırlığını algılayabilir ve taşıyabilecek enerji ve gücü kendinizde var olduğuna inanırsanız o zaman başarabilirsiniz, başarılı olabilirsiniz.

Jean Jaures’in dediği gibi geçmişe içten bağlılık, atalar ocağının küllerini değil, canlı alevlerini saklayıp korumaktır.

Bir nehir denize doğru akmakla kaynağına bağlılığını gösterir. 

Bilim, iş ve siyaset adamının bütün yaşamı ve dünyası işi ve siyaset olursa işinde ve siyasette bile yararlı olamayacağına inanırım.

Ama her insanın yaptığı iş den başka bir dünyası da olmalıdır. Zaman zaman o başka dünyasına geçip yaptıklarının dışından da bakabilmelidir.

Yaptığı çalışmaların tutsaklığından ve sınırlamalarından kurtulup özgür olabilir ve ancak kendi özgür olan insan, güzeli düşünür,  toplumun da insanlığın da insanın da özgürlüğüne gerçek katkıda bulunabilir.


 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel
                    
© Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.