Eğitim, okuma anlama


Bu makale 2017-11-30 18:41:04 eklenmiş ve 43 kez görüntülenmiştir.
Cezmi Doğaner

 

 

Ocak 2017 de Hollandalı pedagog Liesbet van Oosten, Trouw gazetesinde ‘eğitimde artık okuma anlama dersi devrinin eskidiğini yazmış.

Diğer Avrupa ülkelerinden farklı  olarak, ‘okuma-anlamanın Hollanda ilköğretiminde ayrı bir ders olduğunu söyleyen Liesbet van Oosten, bu dersin artık ömrünü doldurduğunu düşünüyor. Bunun yerine ‘arama, araştırma, anlama’, ‘bakma- anlama’ ve ‘dinleme-anlama’ gibi derslerin almasını öneriyor. Yeni dersin ‘bilgi işlem’ adı altında uygulamaya konulmasını savunuyor.

‘Okuma anlama’ derslerinin yöntem olarak uygulamada başarılı olamadıkları  için çocuklar sıkılmaktalar. Çünkü çocuklar bir bilgi toplumu içinde dünyaya gelmekteler. Biraz bilinçlenmeye başlayan çocuğun çevresi bilgi çeşitliliği ile sarılıyor. Cep telefonları (ki 8 yaşındaki çocukların yüzde 25’i cep telefonuna sahip), iPad veya laptoplar ile çocuklar dünya kütüphanelerine, oyunlara, videolara ulaşabiliyorlar. Burada karşımıza çıkan soru ise, çocukların bu bilgi çeşitliliği ile nasıl baş edebilecekleridir? Bu alanda ilginç olan bir başka gerçek ise, okulların çocukların ‘arama anlama’ yoluyla elde ettikleri bu bilgileri nasıl verimli hale getirecekleri konusuna odaklanmış olmamaları. Ayrıca çocuklar günümüzde metin ve yazı arama yerine daha çok You Tube filmlerine yönelmekteler. Dolayısıyla ‘okuma anlama’ dersi artık bu yönde, yani elde edilen bilginin işlenmesi ve sınıflandırılması olarak  değerlendirilmelidir.

Pedagog Liesbet  van  Osten, ‘çocukların 21. yüzyıl becerilerini öğrenmelerinden sık sık bahsedildiğini’, ancak eğitim programları, çocukların ebeveynleri ve büyük anne ve babalarının zamanının eğitim-öğretim, program ve yöntemleriyle ders aldıklarını belirtiyor. İnsanı şaşırtan bir başka nokta ise, ‘istisnasız bütün öğretmenler, çocukların dikkatlerini sürekli tutmayı önemli bir başarı olarak görmeleridir. Oysa, arzu edilen çocukların ilgi alanına giren, dünyalarını meşgul eden ders araç gereçlerine yönelmektir. Bunun için Liesbet okullardaki ‘okuma anlama’ derslerinin yerini hızla ‘bilgi işlem’ derslerinin almasını öneriyor.

Eğitimin ‘bilgiye ulaşma ve yararlı kullanma sürecinde çocukların iyi yönlendirmesi, yardımcı olunması, fırsatlar ve olanaklar sunulması gerekmektedir. Eğitim kurumları bu görevini günümüz ihtiyaçları ve gerçeklerine uygun olarak her zaman gözden geçirmeli ve geliştirmelidir. Sadece çocuklar değil yetişkinler de aslında müthiş bir bilgi çeşitliliği içindedir. O zaman işe ‘ne bilmek istiyorum? Sorusuyla başlanmalıdır. Eleştirel yaklaşılmalı, seçici olunmalıdır. Bilgi amaca göre sınıflandırılmalıdır.

İnsan dünyaya geldiği günden itibaren ‘bilmek’ istiyor. Bu istek insanın yaradılış sırrındaki ‘bilinmek’ ile ilgilidir. Bir kaos içinde dünyaya gözlerini açan insan, etrafına ve dünyaya bir düzen verme isteğindedir. Eğitim, terbiye, pedagoji, psikoloji, ahlak yönünden insanın isteğini  iyi yönlendirmelidir. Düşünmeye, sorgulamaya, yaratıcılığa yönlendirilmeli ki, bir yaşam boşuna geçip gitmesin.

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel
                    
© Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.