Hindistan,Pakistan ve Demokrasi


Bu makale 2017-11-16 21:14:30 eklenmiş ve 130 kez görüntülenmiştir.
Cezmi Doğaner

Hindistan ve Pakistan 1947´de Britanya´dan bağımsızlıklarını kazandı. Bu ülkeler, resmen koruyucu gibi gözüken bir dış emperyalizmden ancak 1949 yılında kurtulmuştur

Bu ülkelerde yaşayan insanlar arasında çok farklı etnik, din ve mezhep grupları vardır.

Hindistan ve Pakistan Ağustos 1947´de Britanya Hint İmparatorluğu´nun bölünmesi üzerine iki bağımsız devlet olarak ortaya çıktılar.

Hindistan demokratik bir politik kültür, işleyen sivil kurumlar ve bunlara saygılı bir sivil toplum kurmayı başardı; Pakistan ise özellikle başarısız oldu.

Niye?            

Doğu Pakistan´ın 1971´de ayrılıp Bangladeş olmasından bu yana Pakistan görünürde daha büyük bir kültürel birliğe sahip. Nüfusun yüzde 96´sı (çoğunlukla Sünni) Müslüman. İslam´dan kaynaklanan, adalete ağırlık veren bir değerler sistemine sahip.(1)

Hindistan, özgürlükçü demokrasiyi kurma ve yaşatmada çok başarılı oldu. Pakistan ise sürekli askeri darbelere sahne oldu; 63 yıllık yaşamının 33´ini askeri diktatörlük yönetimleri altında geçirdi. 

Öte yanda Hindistan´ın çok daha karmaşık bir etnik, dinsel ve dilsel yapısı var. İnsanlığın yarattığı en eşitsiz sosyal sistemlerden birine sahip.

Demokrasinin Hindistan ile Pakistan´daki farklı yazgıları yalnızca önderliğin niteliği ve işleyen kurumlarla açıklanamaz. Demokrasinin daha derindeki kültürel temelleri de ele alınmalıdır.

Bülent Ecevit ile bir söyleşi: “Demokrasiye asıl engel halktan gelmez”

Nos.:-Sayın Ecevit, Avrupalı­lar arasında bir kesim ve Doğu­da bile bazı kişiler, Doğu ülke­lerinin Batı tipi bir demokrasi­ye layık olmadıklarını ve hatta bunu her şeye karşın gerçekleş­tiremeyeceklerini öne sürüyor­lar. Bu iddia doğru mu?

B. Ecevit: - Bence Doğu Ülkele­ri diye tek bir kategoriden, tek bir ülke tipinden söz etmek doğru değildir, çünkü değişik doğu ülkelerinin birbirinden farklı tarihsel süreçler içinde geliştiklerini biliyoruz. Az gelişmiş veya gelişme sürecindeki ülkelerde, bunlar Doğu­da olsun, Batıda olsun, demokrasiye asıl engel, benim görebildiğim kadar, halktan gelmez; seçkinlerden, aydınlardan, yönetici sınıftan, egemen güçlerden gelir. Çünkü bu çevreler, bu kesimler, demokratik olmayan rejimlerde, kendi çıkarlarını daha rahat gözetebilmektedirler. Halkı sömürerek kendi rahatlarını sürdürebilmektedir­ler. Onun için de halkın örgüt­lenmesini istemezler. Halkın örgütlenerek kendi haklarını aramasına karşı çeşitli engeller çı­karırlar. Ama, mazeret olarak da “Bizim halkımız, bizim geleneklerimiz demokrasiye yakın değildir”, derler. Oysa, size bir örnek vereyim: Tarihleri birbirine çok yakın olmakla birlikte Hindistan´da demokrasi var, Pakistan´da demokrasi yok. Halbuki yakın zamana kadar aynı sınırların içinde ve aynı devletin egemenliğinde yaşıyorlardı.

Pakistan´ın bugünkü liderleri Pakistan halkının henüz de­mokrasiye hazır olmadığını öne sürüyor ve dünyada da belki bu izlenim yaygın. Ama Pakistan´ın, hem de en geri kalmış bölgelerinden, en yoksul kesim­lerinden insanları, İngiltere´de olsun, Norveç´te ve başka bazı demokratik Batı ülkelerinde olsun, bunlar pek âla o ülkelerin demokrasilerine rahatça uyum sağlayabiliyorlar. Demek ki kabahat kendilerinde değil, kabahat ülkelerin geçmişlerinde, yapılarında değil, fakat ülkelerindeki egemen güçlerde. Demokrasiye engel; seçkinlerden, aydınlardan, yönetici sınıftan, egemen güçlerden gelir. (2)

Demokratik bir rejim kurulmasının ilk ve en önde gelen koşulu, demokratik ilkelere içtenlikle bağlı bir liderliğin varlığıdır. Muhammed Ali Cinnah ve partisi Müslümanlar Birliği, Pakistan´ın kuruluşunu son anda sağladılar, ancak böyle bir sorumluluğu yüklenmeye hazır değillerdi. Pakistan´ın nasıl bir toplum olması konusunda açık fikirleri yoktu. Cinnahlaik - modernist bir devleti yeğlerken, öteki liderlerin çoğu bir "İslam demokrasisinden söz ediyorlardı. Müslümanlar Birliği´nde "İslam devleti" kurmak isteyen bir grup gelenekçi ulema da vardı. Kısa süre içinde aralarında bölündüler, hizipçilik ve entrikalara boğuldular. Muhalefeti İslam düşmanıya da Hint casusu olarak nitelemek standart bir uygulama haline geldi. Bunun sonucu siyasi istikrarın sağlanamayışı oldu. Temsili kurumlar baltalandı. Ayakta kalan yegane kurumlar sivil bürokrasi ile silahlı kuvvetlerdi.

1948 - 58 arasında ülkeyi güçlü sivil bürokrasi yönetti; politikacılar onların kuklası oldu. Ekim 1958´de ordu, atamayla gelen bir hükümeti devirdi. O tarihten buyana ordu 1968´de, 2007´ ye kadar, dört defa daha rejime müdahale etti. 

Pakistan, ekonomik, sosyal, siyasi olarak geri kalmıştır. Her türlü terörün kol gezdiği istikrarsız bir ülkedir.

Pakistan bir demokrasi olmayı başaramadı, çünkü laik bir rejim kuramadı. En basit anlamıyla laiklik, inanca değil akla dayalı rejim demektir. Bütün laik devletler demokratik değildir, ama bütün demokrasilerin aynı zamanda laik olmaları gerekir. Laik olmayan demokrasi olmaz.

Hindistan, insanlığın yarattığı en eşitsiz sosyal sistemlerden birine sahip. Kast sistemi Hinduları yukarı ve aşağı kastlara ayırıyor. Hindistan nüfusunun yüzde 13´ü Müslüman. Sih ve Hristiyanlar önemli azınlık grupları. Hindistan´ın bazı bölgeleri tarihsel olarak yoksul.

Hindistan, Batı örneğinde parlamenter demokrasi kurmuştur. Bu bakımdan Batılı sayılır: Hindistan sorunlarını, “Laik Demokrasi” ve “planlı Sosyal Demokrat yöntemlerle çözmeye çalışmıştır.

Hindistan, çoğulcu parlamenter demokrasisinin siyasal yapısı, anayasa ile, iyi bir hukuksal düzenlemeye kavuşmuştur. Onun içindir ki, farklı ırk, din, mezhep çatışmaları, çok karmaşık sorunlar ve bunalımlar, bu ülkeyi çökertmemiştir. Çökmemenin temel nedeni, çağdaş demokrasiyi tüm kurum ve kurallarıyla yaşatmalardır. 

Hindistan özgürlükçü demokrasiyi kurup yaşatmayı başardı, çünkü dinle devleti ayırdı.

Kaynak: Prof. ISHTIAQ AHMED, STOCKHOLM ÜNİVERSİTESİ, Milliyet, 9 kasım 1999

2-BülentEcevit,Hollanda NOS TV, Mart 1985      

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel
                    
© Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.