Türkiye Cumhuriyeti, Tarihi Bir Dönemeçte Geçiyor


Bu makale 2017-09-03 21:42:01 eklenmiş ve 117 kez görüntülenmiştir.
Celal Topkan

Kasım 2002’de iktidara gelen, Türkiye’yi 15 yıldır ülkeyi tek başına aldığı kararlarla yöneten Recep Tayyip Erdoğan (AKP), eğitim sisteminin planlama, yönetim ve örgütlenmesini değiştirdi.

Eğitim sisteminin planlama, yönetim ve örgütlenmesi, Erdoğan’ın kendi deyimi ile kendi neslini (bağımlılık kültürü ve öğretilmiş ezberlerle davranan bir nesil) yetiştirmek üzere yeniden oluşturuldu. Bu değişikliğin doğal sonucu olarak eğitimin niteliği ve düzeyi hızla gerilemeye başladı.

Türkiye’nin de üyesi olduğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), 2000 yılından beri her üç yılda bir 15 yaş grubu öğrencilerin katıldıkları, okuduğunu anlama, matematik ve fen alanında öğrencilerin bilgi düzeylerini ölçen “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sınavı yapıyor. Türkiye, 2003 yılından beri bu sınava düzenli olarak katılıyor.

2003 yılında 41 ülkede yapılan PISA sınavında Türk öğrenciler:

Okuduklarını anlamada 441 puan aldı. 35. sırada yer aldı.

Fen bilimlerinde 434 puan aldı. 33. sırada yer aldı.

Matematikte 423 puan aldı. 35. sırada yer aldı.

2015 yılında 72 ülk,ede yapılan sınavda Türk öğrenciler:

Okuduklarını anlamada 428 puan aldı. 50. sırada yer aldı. 2003’e göre 15 puan geriledi.

Fen bilimlerinde 425 puan aldı. 52. sırada yer aldı. 2003’e göre 19 puan geriledi.

Matematikte 420 puan aldı. 49. sırada yer aldı. 2003’e göre 14 puan geriledi.

Türkiye’nin 112’si devlet üniversitesi, 65’i vakıf üniversitesi, 6 vakıf yüksel okulu olmak üzere toplam 183 yüksek okulu var. (Kaynak: Yüksek Öğretim Kurumu)

Bu üniversitelerde; 22.997 Profesör, 14.307 Doçent, 35.155 Yardımcı Doçent, 20.564 öğretim görevlisi, Okutman, araştırma görevlisi olmak üzere toplam 153.200 öğretim elamanı görev yapıyor.

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), her yıl Sosyal ve Beşerî Bilimler, Sağlık ve Yaşam Bilimleri, Fen ve Mühendislik Bilimler alanında “Akademi Ödülleri” dağıtıyor. 

 

2016 yılı TÜBA Akademi Ödülleri Töreni, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın himayesinde 1 Şubat 2017 tarihinde Cumhurbaşkanlığı külliyesinde gerçekleştirildi. 

 TÜBA 2016 Akademi Ödülleri:

Sosyal ve Beşerî Bilimler kategorisinde İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Mardin’e,

Sağlık ve Yaşam Bilimleri kategorisinde Washington Üniversitesi (ABD) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mary-Claire’e,

Fen ve Mühendislik Bilimler kategorisinde California Berkeley Üniversitesi (ABD) Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Omar M. Yaghi’ye verildi.

 Sosyal ve Beşerî Bilimler kategorisi alanında ödül alan, Prof. Dr. Şerif Mardin lise, lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini ABD’de yapmıştır. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde doçent ve profesör olmuştur. Daha sonra da yurt dışında birçok üniversitede misafir profesör olarak akademik ve idari görevler yapmıştır.

Ödül alan diğer iki profesör, ABD üniversitelerinde görev yapan bilim adamıdır. 

 Erdoğan’ın eğitimde çağ atladık dediği 183 Türk üniversitesinde görev yapan profesör, doçent, yardımcı doçent ve öğretim görevlilerinden ödül alan kimse olmadı. 

 Eğitim sisteminin planlama, yönetim ve örgütlenmesi; devlet olarak sizin nasıl bir insan yetiştirmek istediğinizi, nasıl bir toplum olmak istediğinizi gösterir.

 Eğitime yeterli kaynağı ayıran, planlama, yönetim ve örgütlenmesi ile bilgiye uluşma, bilgiyi kullanma ve bilgiyi örgütleme yetenek ve becerisine sahip iyi eğitimli nitelikli insan gücüne sahip olan ülkeler, ileri teknolojiye dayalı, katma değeri yüksek, zenginlik yaratan üretim yapıyorlar. Hızla kalkınıyor ve zenginleşiyorlar. Aş ve iş sorunlarını çözüyorlar. Toplumsal barış ve huzura kavuşuyorlar. Rakipleriyle girdikleri yarışta başarılı oluyorlar ve öne geçiyorlar.

 Türk öğrencilerinin PİSA sonuçları, TÜBA Akademi Ödülünü kazanan Türk bilim adamının olmaması, Erdoğan’ın (AKP), değiştirdiği eğitim sistemi ile:

 -          Bilgi çağının istediği (öngördüğü) bilgiye ulaşma, bilgiyi kullanma ve bilgiyi örgütleme yetenek ve becerisine sahip nitelikli insan gücünü yetiştirmeyi,

-          Türkiye’yi bilgi toplumu yapmayı,

-          İleri teknolojiye dayalı katma değeri yüksek üretim yapmayı, zenginlik yaratmayı hedeflemediğini,

-          Bağımlılık kültürü ve öğretilmiş ezberlerle davranan,

-          Erdoğan’ın söylediklerini ve yaptıklarını tartışmadan ve sorgulamadan onaylayan nesiller yetiştirmeyi amaçladığının açık ve somut göstergesidir.

 Dünyanın önde gelen ülkeleri; iyi eğitimli nitelikli insan yetiştirmek, nitelikli insan gücüne sahip olmak, ileri teknolojiye dayalı üretim yapmak ve zenginleşmek peşinde koşarken, Erdoğan, söylediklerini ve yaptıklarını tartışmadan ve sorgulamadan onaylayan nesiller yetirmenin peşinde koşmaktadır.

Atatürk’ün, halk egemenliğine, akla ve bilgiye dayalı kurduğu ve örgütlediği Türkiye Cumhuriyeti’ni, değiştirip dönüştürmek, tek adamın aldığı kararlarla yönetilen bir ülke yapmak istemektedir.  

 Gelinen noktada Türkiye Cumhuriyeti, tarihi bir dönemeç noktasındadır.  

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ruhu ile hareket ederek hep birlikte, Erdoğan’ın Türkiye’yi değiştirip dönüştürmesine, bir Orta Doğu ülkesi yapmasına izin vermemeliyiz.    

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel
                    
© Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.