6 Haziran!


Bu makale 2017-06-06 06:50:28 eklenmiş ve 591 kez görüntülenmiştir.
Fatma Ulubey

Yıllardır dilimin döndüğü kadar toplumsal sorunları anlatır ve kaleme alırım.

Toplumsal sorunlar benim için hep birinci önceliğim olmuştur. Toplumun acılarını, sancılarını anlatmak , varsa çare olabilmek beni her zaman duyarlı olmaya sevk etmiştir. Aslında kendimi anlatmayı pek sevmem Ama bugün bu kuralı çiğneyeceğim.

Her Haziranın altısında bir başka hüzünlenirim, bir başka içim acır.

Neden 6 Haziran?

Çünkü ben altı Haziran'da sevdiklerinden ayrılmanın ne demek olduğunu anladım.

Çünkü ben o gün bakıp, büyüttüğüm , emek verdiğim, canımdan bir parça olan O' nu hiç görmeyeceğimi 6 Haziran' da anladım.

Bir çocuğun uçurtmasını artık uçuramamanın ne demek olduğunu, bisikletini artık sürememenin ne demek olduğunu o gün anladım.

Anne, baba sevgisinden sonra en büyük sevginin çocuk sevgisi olduğunu o gün anladım.

O gündür çocukları bir başka severim.

Yüreğim tüm çocuklar için bir başka çarpar.

Sağ iken birbirimize sıkı sıkı sarılmanın önemini 6 Haziran' da anladım.

Başka çocuklar Trafik kazasında ölmesin diye mücadele etmem gerektiğini o gün anladım.

Trafik Canavarının ne kadar acımasız olduğunu o gün anladım.

Makalelerimde Trafik Canavarı olmayın dedim!

Trafik Can Almaya Devam Ediyor diye sayısızca yazı yazdım.

O gün Trafik cezalarının caydırıcı olması gerektiğini anlattım.

Okulun son gününe kadar idarecilerin, nöbetçi öğretmenlerin daha dikkatli olması gerektiğini o gün anlamıştım.

Günlerden 6 Haziran ve yıl 2002

Okulların kapanmasına iki hafta kalmıştı.

Okulun başarılı öğrencisinin karnesini kendisi değil günler sonra bir başkasının getireceğini hiç hayal etmemiştim.

O büyüyecek, koşacak, oynayacak diye hayal etmiştim.

Biz anne ve babaların en büyük isteği çocuklarının büyüdüğünü görmek, onları gelecekte başarılı, sağlıklı olduğunu görmektir.

Bazen onları ne kadar esirgesek de dışımızda gelişen olaylara karşı koruyamıyoruz.

Evet, 6 Haziran ve Sabahın erken saatleri. O günün ağırlığını hiç unutamam.

5. Sınıfta olan oğlum Necdet' in sınıf arkadaşı koşarak bana doğru geldi,

Fatma teyze korkma Necdet okulun duvarından atladı sadece kolu kırıldı dedi.

Oysa beni korkutmamak için böyle demişti.

O gün oğlumun okulun kapısında Trafik kazası geçirdiğini hemen sonra öğrendik.

Bir annenin evlat acısını o gün görmüştüm.

Ve bu acının tarifsiz olduğunu o gün anlamıştım.

Bugün ülkemde yaşanan onca acı var. Hiç bir annenin yüreği yanmasın, Allah herkesin çocuklarını bağışlasın.

Sevgi paylaşıldıkça çoğalır, acı paylaşıldıkça hafiflermiş.

Yıllar geçmiş olsa da bazı acılar hep tazeliğini korur.

Dedim ya 6 Haziran bir başka acıtır içimi.

Rahmetli oğlumun anısına, sevgiyle...06.06. 2017

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel
                    
© Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.