Bir anı


Bu makale 2017-02-03 14:40:48 eklenmiş ve 439 kez görüntülenmiştir.
Etem Karaüzüm

1973 yılında okulumuzdan mezun olduktan sonra, yurt geneline genç öğretmenler olarak atanmıştık!...

Aradan kırk yıl geçmişti, bir gün cep telefonum çalıyordu, ama ekranda gözüken numaranın karşısında isim yoktu. İsim gözükmeyen numaralara genellikle cevap vermiyordum. İçimden gelen bir ses; ‘’ Buna cevap ver’’ diyordu sanki. O sese kulak vererek telefonu açtım.

Karşıdan gelen ses; ‘’ Etem Karaüzüm’le mi görüşüyorum!?..’’ dedi.

Arkadaş devamla; ‘’ Ben Seydi Ertürk Besni öğretmen okulundan…’’

Biran nasıl bir yanıt vereceğimi bilemedim… Kendimi toparlamam beş on saniye sürdü sanırım… Aradan kırk yıl geçmişti. Seydi Ertürk ismi tül şeklinde yeryüzüne inen sisin içinden süzülerek geldi ve karşıma dikildi.

Bu sefer de heyecandan konuşamıyordum, kolay mı kırk yıl sonra bir ses sana ‘’alo’’ diyor… Hâsılı kelam sonunda karşılık verebildim…

Bir Seydi ve iki arkadaşı (İsmet Kılıçaslan, Mithat Dutluoğlu) altı ay uğraştıkdan sonra 1971-1976 yıllarında mezun olan tüm arkadaşlara ulaşmayı başarmışlardı…

 Bunların içinde okul müdürümüz ve öğretmenlerimiz de vardı…

Hâsılı kelam; kırk yıl sonra Besni’de bir otelin salonunda toplanmıştık. Kırk yıl önce ki sevdalılarımız da gelmişlerdi. Heyecandan uçuyorduk… Amaaaa hepimiz çocuklaşmıştık. Kurucu müdürümüz Süleyman Altınbulak; ‘’Çocuklar şuan 84 yaşındayım, ama inanın şu an on yaş gençleşmiş durumdayım, heyecandan kabıma sığmıyorum… anılar anılar ve sevdalılar, işte o sevdalılardan ikisi, ikinci evliliklerini yaptılar kırk yıl sonra…

Aslında bu buluşmadan çok hüzünlü, duygusal ve heyecandan okuyanları zıplatan bir ‘’ROMAN’’ çıkar… bakalım şartlar elverir mi bilinmez?...

İşte, bizi kırk yıl sonra buluşturan o Seydi Ertürk telefonda bir anısını anlattı. Onu yazayım derken söz uzayıp gitti. Siz olsanız uzatmaz mıydınız? Söz konusu Besni olunca…

Gelelim Seydi’nin anısına;

Bu yoldaşımın tayini 1984 yılında benim köyüm olan Savran’a çıkıyor.

Çantasını sırtlayıp geliyor Gölbaşı’na Savran köyü’ne nereden gidileceğini soruyor. Vatandaşlara; ‘’ Pazar yerinde köyün cipleri bulunur, oraya gidiniz…’’ deniyor.

Oradaki ciplerden birisinin kaptanına ‘’ Ben Savran’a gideceğim, giderken beni de alır mısınız?’’ diyor.

Kaptan şöyle bir bakıyor; ve ‘’ Ben koministleri arabama almam!...’’ diyor.

Seydi müthiş bozuluyor; Kominist olduğum alnımda mı yazıyor? Diyor.

Kaptan; ‘’ tipin onlara benziyor!...’’ Diyor.

Seydi bir başka taşıtla ulaşıyor benim köyüme, köylülerim ikiye ayrılmışlar; biri öbürüne ‘’Faşist’’, Öbürü berikine ‘’Kominist’’ onlar der.

Kominist damgasını yiyen Seydi Ertürk Savran’dan tayinini alıp dört ay sonra ayrılıyor: Ancak bir konuşma yapıyor ayrılmadan önce köylüler okulun bahçesinde birikiyor…

Seydi; ‘’Sevgili arkadaşlar, biz öğretmenler ve cami imamları geliriz ve bir müddet sonra gideriz. Size bir önerim olacak; Bize kominist’de derler, Faşist de derler. Ama sizler bir birinize bu ayrıştırıcı terimleri kullanmazsınız çünkü hem ev komşusunuz hem de bağ bahçe ve tarla komşusunuz. Sizler buradan kolay ayrılamazsınız. Birliğinizi ve dirliğinizi bozmayın lütfen, bin yıllık köy burası, bir kısmınız alevi, bir yanınız Sünni, bunca yıldır birliktesiniz, kim ya da kimler ayrıştırdı sizleri?...’’ Seydi Ertürk öğretmen alkışlanıyor köylülerim tarafından… Evet, Seydi Ertürk yoldaşım Atatürkçü kardeşim köyümde; HAYIR’la anılıyorsun.

Not: Evet sevgili okuyucularım, HAYIR deyin Hayır’la karşılaşın inşallah…

Not: Bu anayasa oylamasında siyasilerimiz yine bizi ayrıştırıcı dil kullanacaklar. Lütfen onlara itibar etmeyin sevgili yurttaşlar. En doğru yol Atatürk’ün çizdiği yoldur onun dışındakiler uçuruma gider…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel
                    
© Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.