Yusuf Çöplü İle Söyleşi

Yusuf Çöplü adaylık sürecini,seçimlerde neler yaşadığını,CHP'de 30 martta neler olduğunu anlattı.
Bu haber 2014-11-22 20:16:00 eklenmiş ve 2035 kez görüntülenmiştir.

Geçenlerde gerek web sayfamız üzerinden , gerekse  sosyal medyadan Cumhuriyet Halk Partisi eski ilçe başkanının röportajına yer vermiştik. 30 Mart yerel seçimlerinde aday olan Yusuf Çöplü yapılan röportaja cevap vermek istemişti. Bizde Yusuf Çöplü'ye hem cevap hakkını kullanması hemde merak edilen 30 Mart yerel seçim öncesi ve  sonrası yaşanan olayları  sorduk.

Bizler bu söyleşiyi, sitemizde yayınlarken hiçbir şekilde kendi yorumlarımızı katmamaya özen gösterdik. Sadece kısa sorularla 30 Mart 2014 tarihinde Belediye Başkan Adayı  olan Yusuf Çöplü’nün yaşanan süreç ile ilgili fikirlerine yer verdik. 

golbasi.org: Hocam öncelikle bu söyleşiden dolayı sizlere teşekkür ediyorum.

Yusuf Çöplü: Ben de sizlere teşekkür ediyorum. Hem bu söyleşiden dolayı hem de seçimler süresince göstermiş olduğunuz davranışlardan dolayı.

 golbasi.org:Hocam; Ramazan Vuruşkan’la yapılan röportajı okudunuz. Bu konu hakkında bir değerlendirme yapabilir misiniz? 

 Yusuf Çöplü: Parti içi muhalefetin demokrasinin gerekliliği olduğuna inanan birisiyim. Tabiki yeri ve zamanı geldiğinde siyaset arenasında herkes olumlu ve olumsuz yönleriyle değerlendirilecektir. Ama, yerel seçimlerin üzerinden 8 aylık bir süre geçmiş iken, Ramazan Vuruşkan böyle bir açıklamaya, hem de sahibi olduğu gazetede neden ihtiyaç duydu, gerçekten çok merak ediyorum. Yani elimde gazetem var diyerek olur olmaz ve alakasız zamanlarda bu tür açıklamaların bir anlamının olmadığını düşünüyorum. 

Bence; 30 Mart yerel seçimlerini ve Ramazan Vuruşkan’ın söylemlerini bir bütün olarak birlikte değerlendirelim. Çünkü ayrı ayrı değerlendirirsek sorunları tam anlamıyla açıklayamayız.

golbasi.org: Peki o zaman aday adaylığınız sürecinde başlayalım. Aday adaylığınız daha doğrusu adaylığınız sürecini kısaca bir değerlendirebilir misiniz?

Yusuf Çöplü: Aday belirleme sürecinde ben aday adayı bile değilken ilçe yönetimi, partililer arasında biranket yapmıştır. O dönemde benim devlet memuru olmam dolayısıyla adaylık için başvuru yapma şansım yoktu.  İlçe yönetimi de yasal süre içerisinde başvuru yapan iki aday adayının (Ramazan Vuruşkan ve İbiş İlhan) ismini ankette sormuş olup, anket sonucuna göre aday olarak İbiş İlhan’ı belirlemiştir. Demek ki Ramazan Vuruşkan’ın adaylığını parti tabanı onaylamamıştır. 

Ben ilçe yönetimi adayını belirledikten sonra, bu konuda acele ettiklerini ve devlet memurları için adaylık başvuru süresinin henüz bitmediğini ve aday adayı olduğumu açıkladım. Ve adaylık sürecim o tarihten sonra başladı.

golbasi.org: Siz aday adaylığınızı açıkladıktan sonra, ilçe yönetimi ve il yönetimi aday belirleme konusunda bayağı bir zor süreç yaşadı, sürecin uzamasının nedeni neydi?

Yusuf Çöplü: Evet, 2014 yerel seçimleri öncesi adayı belirlemek, seçimlere 3 -4 ay kalana kadar çözülememiştir.  Bu süreç içerisinde yaşanan polemikler aday adaylarını yıpratmaktan başka bir işe yaramamıştır. 

Bu sürecin uzamasının ve kaosa dönüşmesinin birinci sorumlusu mevcut il başkanıdır. Sanki il başkanı ilçemizi çok iyi tanıyormuş gibi adaylık sürecinde olumsuz ve yanlı tavır sergilemiştir. Yasal adaylık başvuru süresi bitmiş olmasına ve tüm itirazlarımıza rağmen yeni aday adayları bulunarak süreç sabote edilmiştir. Çünkü sonradan aday adayı olan arkadaşlarımız il başkanı müsaade etmeseydi adayım diyemezlerdi. Tabi bu süreçte o arkadaşlarımız da yıpratılmıştır. Bu ister istemez, il başkanının önceliğinin Gölbaşı’nda seçim kazanmak değil de kendi siyasi geleceğine zemin hazırlamak olduğu, izlenimine neden oldu.  Siyasete yön veren kişilerin, önceliğinin seçimi kazanmak değil de, kendi siyasi gelecekleri (milletvekilliği hesapları) için zemin hazırlamak asıl hedefi olunca, bu tip kargaşalar kaçınılmaz oluyor..

Başka bir örnek verecek olursak; İl başkanlığı, genel merkezden gelen parti üst düzey yöneticilerini ve milletvekillerinin bir tanesini dahi, kazanma şansı olan ilçemize ne hikmetse getirmediler. Ama kazanma şanslarının sıfır olduğunu bildikleri halde Sincik İlçesi (Son seçimlerde AKP’nin Türkiye genelinde en yüksek oy aldığı yer), Kömür beldesi gibi yerlere götürmüşlerdir. Sizce bunun altında iyi niyet aramak mümkün müdür?

golbasi.org:Sürecin uzamasının seçim sonuçlarına etkisi oldu mu?

Yusuf Çöplü: Tabiî ki, aday belirleme sürecine harcanan emek, seçim çalışmalarına harcanmış olsaydı, seçimlerin sonuçlarına pozitif katkısı olurdu. Diğer partiler seçim çalışmalarına başlamışken biz hala aday adaylığı süreci ile uğraşıyorduk. Bu da ister istemez enerjinizi seçim için değil de, parti içi çekişmelere harcamamıza neden olmuştur.

golbasi.org :  Aday adayı olan diğer kişilerin seçim süresince olumlu veya olumsuz etkileri neler olmuştur?

Yusuf Çöplü: Bu sorunuza vereceğim cevabın içerisinde, aynı zamanda Ramazan Vuruşkan’ın eleştirilerine de cevap vermiş olacağım zaten. 

Adaylığım netleştikten sonra aday adayıyım diyen veya adaylığa ismi geçen kişilerden birçoğu seçim çalışmalarına katılmadıkları gibi seçim karargâhına dahi uğramıyorlarsa.Bir dönem önce Belediye Başkan adayı olan arkadaşımız, seçim yürütme komisyonu başkanı olarak  seçmemize rağmen sadece birkaç kez karargaha uğrayıp, bunun dışında çalışmalara katılmıyorsa.Yine, aday adayıyım diyen bir başkası, beni aday etmediniz diyerek MHP adayına el altından oy topluyorsa ve MHP adına çalışmalar yürütüyorsa. Hatta MHP Genel Başkan Yardımcısı ile il ve ilçe gezilerine katılıyor ise. 

Diğer bir aday adayı seçimlerden 3-4 ay sonra evleniyor ve nikâh memurluğunu da özel olarak mevcut belediye başkanı yapıyor ise. 

Belediye encümenlerini belirleme esnasında, kendisini partinin önde geleni sayan kişiler, encümenlik sıralamasında istedikleri sıra olmadığı takdirde, partiye çalışmayacakları gibi, oy vermelerinin de şüpheli olacağını dayatıyorsa..

Bunun dışında bu partinin 3 dönem ilçe başkanlığını yapmış olan, aday adaylarından Ramazan Vuruşkan. Seçim karargâhına dahi uğrama zahmetinde dahi bulunmuyorsa,  bu da yetmezmiş gibi sahibi olduğu yerel gazeteyi, partisinin adayına karşı silah gibi kullanıyorsa, gazetesinde rakip partilerin propagandasını her gün manşetten haber yapıyorsa, partim dediği partinin haberini dahi yapma zahmetinde bulunmuyorsa… Sonra da temiz ve ilkeli siyasetten bahsediyorsa…. Yorumu sizlere bırakıyorum. 

Bu anlattıklarımın nedeni benim şahsımla ilgili değildi, kendileri dışında kim aday olsaydı, “ben aday olamadım, bir başkasının da kazanmasına vesile olmayacağım” diyeceklerdi.

golbasi.org:Peki bu gazete durumunu seçim öncesinde kendileri ile görüşmediniz mi?

Yusuf Çöplü: Tabiî ki görüştüm. Ama olumlu bir sonuç alamadım. Hata o dönemde gazetenin genel yayın müdürü Recep Sarkan ile konuyu değerlendirirken, diğer partilerden reklam ve haber için para aldıklarını tarafsız olduklarını, o nedenle kim para verirse onun haberini yapacaklarını söyledi. Bunu parti seçim karargâhında söyledi, yani söylediği ortamda benim dışımda birçok insan vardı.Düşünebiliyor musunuz bir partinin 3 dönem ilçe başkanlığını yapacaksınız, aday adayı olacaksınız,sonrada çıkıp biz tarafsızız diyeceksiniz.  O dönem, tarafsızız diyen bir kişinin, tekrar taraf olup partinin geleceği ile ilgili kaygılar duymaya başlamasını garipsenecek bir durum olarak değerlendiriyorum.

golbasi.org:Konu Ramazan Vuruşkan’a gelmişken, sizin tanınmadığınızı, söylüyor bu konu hakkında ne diyeceksiniz?

Yusuf Çöplü: Ben kimsenin tanımadığı herhangi bir kişi değilim. Gölbaşı’lıyım. Feodal anlamda da Gölbaşı’nın kalabalık ailelerinden birisinin ferdiyim. Yıllarca Gölbaşı’nda sendikacılık yaptım ve siyasetin hep sol tarafında oldum. Tarlada izim olmadığını söylüyor. Kendisinin ilçe başkanlığı süresince,yapılan tüm genel ve mahalli seçimlerde ve de bir önceki yerel seçimlerde her türlü siyasi çalışmalarındakendisine yardımcı oldum. Bunları çok çabuk unuttu herhalde. 

Madem tanınan birisi değildim de, Ramazan Vuruşkan ilçe başkanlığı döneminde; hem bu yerel seçimler öncesi hem de bir önceki yerel seçimler öncesi bana niçin adaylık teklifinde bulundu merak ediyorum.Bir de şunu belirteyim, İnsanlar tarlada ne kadar durduğuna bakmazlar, hasat zamanı o tarlada ne ürettiğine bakarlar.

golbasi.org:Seçim sonuçlarını değerlendirirken tüm sorumluluğu sizin üzerinize atıyor. Bu konuda ne diyeceksiniz? 

Yusuf Çöplü: Ramazan Vuruşkan;”Alınan sonuçlara göre hala bunu aday ederlerse ….“ diye bir cümle kullanmış. Eğer her seçim döneminde, aldınan oylar üzerinden, şu çok aldı, bu az aldı diye polemik  yaparak tatmin oluyorsanız bu siyaset değildir. Çünkü hiçbir aday oyu kendi adına almaz, alınan oylar partinin hanesine yazılır. Sen sonuçta kazanamıyorsan 1 oyla olsa ne fark eder 1000 oyla olsa ne fark eder sonuçta kaybetmişsindir. 

Ama eski ilçe başkanı 30 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarına çok sevinmiş olmalı ki, kendi başkanlığı dönemi ile kıyaslama yapıyor ve sonuçların çok vahim olduğunu söylüyor.“Bir önceki seçimde ben vardım yüksek oy aldık “diyor… Seçimi kazandık, diyemiyor ama. Bu kadar gücün vardı da bir dönem önce kullandığın gücünü bu dönem neden kullanmadın?  Eğer gerçekten gücün vardı da kullanmadıysan bu siyasi ihanet değil midir? Veya senin seçimleri kazanacak kadar bireysel oyun vardı da, niye bağımsız aday olarak seçimlere girmedin, demezler mi adama?Artık ben kültürünü aşarak ve bireysel hesaplarımızdan kurtularak siyaset yapmayı öğrenmemiz gerekir.  Çünkü, bir tek başarı vardır o da iktidar olabilmektir. Kaybetmenin iyisi kötüsü olmaz diye düşünüyorum.Bir atasözünde “Taş da yumurtanın üstüne düşse, yumurta da taşın üstüne düşse, olan yine yumurtaya olur” diyor.  Yani her seçim sonucunda olduğu gibi bu seçim sonucunda da en çok üzülen insanlar, sola gönül veren insanlar olmuştur.

golbasi.org: Seçimi kaybettikten sonra, örnek bir davranış göstererek, size oy versin veya vermesin, esnafları gezerek teşekkür ettiniz. Ardından da partililerle toplantı yaparak seçim sonuçlarını değerlendirdiniz. Bu durum Gölbaşı için farklı ve olumlu bir yaklaşım olarak algılandı. Bu konu ile ilgili bir değerlendirme yapabilir misiniz? 

Yusuf Çöplü: Evet. Öncelikle esnafı ve halkı gezerek teşekkür etmem, onların iradesine olan saygımı göstermek içindi.  Başka bir amacı yoktu. Seçim sonu değerlendirme toplantısı ise olması gereken siyasi bir davranıştı. Ben orada seçimler ile ilgili özeleştirimi yaptım. Eksiklerimi, yanlışlarımı ve doğrularımı, bana oy veren insanlara anlattım. Çünkü seçimler bitince, bir sonraki seçimlerde nelerin yapılıp, nelerin yapılmaması gerektiğini seçmenlerle  beraber değerlendirmek gerekliliği hissetim. Ben özeleştirinin siyasi bir ahlak örneği olduğuna inanıyorum. 

Bu konuda gazeteci Ethem Karaüzüm, bana seçimler öncesinde bir soru sormuştu. “Hocam  kaybederseniz ne yapacaksınız, pes edecek misiniz demişti.” Ben ise ona solcu ve devrimci bir kişiliğin, sonuçlar ne olursa olsun mücadeleden vazgeçmesinin mümkün olmadığını, her sonun yeni bir başlangıç  olacağını belirtmiştim. Ayrıca sol partilerin yıllardır seçim kazanamadığını, ama buna rağmen mücadeleden vazgeçmediğini söylemiştim. Başarı yerelde ve genelde iktidarı hedefleyerek, mücadeleyi pes etmeden sürdürebilmektir, demiştim.  Amacım, siyasetin sadece seçimlere yönelik olmadığını, herkesin de böyle algılamasını sağlamaktı. Çünkü ideolojik duruş bunu gerektirir, diye düşünüyorum. 

golbasi.org: Ramazan Vuruşkan; Faceebook üzerinde yayınladığınızı iddia ettiği bir iletiden bahsediyor. Bu konu hakkında açıklama yapmanızın mahsuru var mı dır?

Yusuf Çöplü: Seçimler sonrasında partili genç bir arkadaşımız, bir ileti yayınlamıştı. İletide “Satılık  şehir” diye bir ibare vardı. Bende o iletiyi beğendim. Bu ileti internete düşer düşmez öncelikle rakip  partililer ”Bakın Yusuf Çöplü sizlere satılık diyor.” dediler. Ve de malzeme bulduk diye çok sevindiler. Ardından parti içerisinde fırsat kollayanlar, bu iletiden bir şey çıkaramaz mıyız diye kafa yormaya  başladılar. Kusura bakmasınlar her olayda olduğu gibi bu olayda da yarası olanlar gocunuyor. Hiçte umurumda  değil. Çünkü benim söylemediğim bir şey hakkında, niyet okuyuculuğu yapıyorlarsa o da kendilerinin  sorunudur.Kendi partisine veya inandığı bir adaya  oy veren veya vermeyen, sağ veya sol seçmenin tercihine her zaman saygı duymuşumdur. Bu onun en doğal hakkıdır.Fakat partinin üst kademelerinde bulunan, her yerde partinin neferiyim diyen, partide değişik birimlere aday olan, seçim mitinglerinde en önde slogan atan, daha sonra da, oyunu kirli pazarlıklarla ve ya intikam duygusuyla başka bir partiye veren, sonra da seçimi kaybettik diye timsah gözyaşı döken insanlara ne denir? Bence sadece satılık denmez üstüne bir de ihanetçi denir.Yani o sözü kullanan şahıs da tüm seçmenleri değil de, olduğum kişileri tarif ediyorsa sonuna kadar bu söze katılıyorum.Ama kendileri başka isim buluyorsa, söylesin de biz de o ismi kullanalım. Birilerine hoş görünmek için, doğruları söylemekten ne çekinirim ne de korkarım. Herkes haddini  bilmek zorundadır, söylediği kelime ve cümlelerin nerelere gittiğini algılamak zorundadır.

golbasi.org: Geçtiğimiz günlerde AKP ilçe başkanı ile bir polemik yaşamıştınız. O konu hakkında bir açıklama yapacak mısınız?
Yusuf Çöplü: O konu ile ilgili gerekli açıklamayı zaten internet ortamında yapmıştım. Tekrar aynı konuya dönmek istemiyorum. Ama bu konuda bir şeyi çok merak ettim. AKP ilçe başkanı ile siyasi bir  polemik yaşanırken ve herkes bu konuda bir şeyler söylerken, ne hikmetse parti yetkilileri bu konu hakkında tek bir açıklama yapma zahmetinde bulunmadılar. Parti yetkililerinin birkaç kelime söylemesini  veya resmi bir açıklama yapmasını beklerdim. Çünkü yaşanan polemik bireysel değildi. Yerel seçimlerle beraber cumhurbaşkanlığı sürecini de kapsayan, direkt partiyi hedef alarak söylenmiş cümlelerden dolayı çıkmıştı. 

golbasi.org: Hocam; Peki sizce aday nasıl belirlenmelidir? Bundan sonra siyasetin neresinde olacaksınız? Tekrar Belediye Başkanlığı için adaylık düşünüyor musunuz? Bir de aday olamazsanız tavrınız ne olacak? Bu sorularıma kısa cevaplarla açıklık getirirseniz birçok insanın kafasındaki sorularında gidermiş oluruz.

Yusuf Çöplü: Ben de herkes gibi adayın ön seçimle belirlenmesini istiyorum. Çünkü demokratik olan budur. Aday kimi gösterirlerse göstersinler arkasındayım demeyi kabul etmiyorum.  “Manavdan domates dahi seçerken dakikalarca iyisini seçmek için uğraşacaksın, ama ilçeni yönetecek kişiyi seçerken kim  olursa olsun diyeceksin.” Bence bu zihniyetten kurtulmak için, ön seçim yapılması düşüncesindeyim. Ayrıca bu yöntem uygulanırsa,  insanlar parti yöneticilerinin gözüne girmek için kırk takla atmaz. En azından yüzünü halka döner diye düşünüyorum. Siyasette inanan, bedel ödeyen ve ideolojisine sahip çıkan insanların önü açılmalıdır. Çünkü bu memlekette bedel ödeyenler hiç bir zaman cepleri için uğraşmadılar. 

Sonraki sorunuza gelinse; Evet, bir sonraki seçimlerde yine aday adayıyım. Çünkü ben bu güne kadar hiçbir zaman siyasi ihanet içinde bulunmadım, dün siyaseten ne düşünüyorsam bugünde aynısını düşünüyorum. Tekrar aday adayıyım dememem için bir engel olduğunu zannetmiyorum. 

Diğer sorunuza gelince; Aday benim dışımda birisi olursa, birileri gibi şahsi kindarlık yaparak, siyasi ihanet içerisinde bulunmayacağım. Ve belirlenen aday adına, en az kendim adaymışım gibi çalışacağım. Çünkü siyasi ahlak ve vefa bunu gerektirir. 

Ama siyasi ihanet içerisinde olan insanları teşhir edilmek ve kendisini ispatlamadan tekrar ön saflara geçmesi önlemek için hiç kimseden çekinmeden her yerde doğruları anlatacağımı da herkesin bilmesini istiyorum.  Böylece insanlar, siyasi ihanetin ve aymazlığın bir bedelinin olduğunu ve bunlara bundan sonra göz yumulmayacağını görerek dikkatli davranırlar diye düşünüyorum.

golbasi.org: Son olarak söylemek istediğiniz veya eklemek istediğiniz bir şey var mı hocam?

Yusuf Çöplü: Öncelikle, seçim süresince hiçbir beklentisi ve kafasının arkasında başka bir hesabı olmadan çalışmalara emek veren başta gençlerimizi, kadınlarımızı ve partinin ihtiyar delikanlılarını yürekten kutluyorum. Bunun dışında parti çalışmalarına katkı sunan başta Sayın Mehmet Karahan olmak üzere partinin eski, yeni tüm bileşenlerine saygılar sunuyorum. 

Son olarak şunu belirteyim; Eğer bu seçim sürecinin tüm detaylarının değerlendirilmesini istiyorsak benim bir önerim olacak. Kimin olumlu veya olumsuz bir fikri varsa gelsinler, yerel bir televizyon veya radyoda, canlı yayında karşılıklı tartışalım. Ve kimlerin siyasi arenada ne yaptığına veya ne yapmak istediğine kamuoyu karar versin. Çünkü herkesin elinde, istediği zaman kafasına göre olur olmaz zamanlarda demeç vereceği bir gazetesi yoktur.

Unutmayalım ki;  kaybettiğinizde değil vazgeçtiğinizde yenilirsiniz.

Röportaj:Gölbaşı Org

 


ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer RÖPORTAJ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel
                    
© Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.