Gazeteci-Yazar Fatma Ulubey İle Söyleşi

Gazetemiz yazarlarından Etem Karaüzüm, Gazeteci-Yazar Fatma Ulubey İle yeni kitabı “Siyaset Emek İster” hakkında söyleşi yaptı.
Bu haber 2014-06-30 23:44:14 eklenmiş ve 1668 kez görüntülenmiştir.

Etem Karaüzüm: Merhabalar, Fatma Hanım .”Siyaset Emek İster “isimli bir kitabınız yayınlandı, imza günü düzenlediniz. İmza günü ile ilgili duygularınızı almak istiyorum.

>> Fatma Ulubey: Merhabalar Hocam, geldiğiniz için önce teşekkür ediyorum, konuyu açmadan önce biliyorsunuz bu gün İslâm âlemi için önemli, kutsal olan bir aydayız. Ben bu vesileyle tüm İslâm âleminin mübarek Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sevginin, huzurun, barışın ve kardeşliğin egemen olduğu nice Ramazanlar ve bayramlar  diliyorum.

Sizlerinde bildiği gibi ”Siyaset Emek İster “isimli siyaset içerikli bir kitabım çıktı. Aslında her şey emek ister. Düşünün bir bayanın mutfakta hazırlayıp, pişirip sofraya getirdiği bir yemekte emek ister. Ama gönül ister ki emeğe saygılı olalım, ben özellikle bu yöne dikkat çekmek istedim. Hiç bir şeyin kolay olmadığını, her şeyin belli bir süreçten sonra meydana geldiğini dile getirmek istedim. Küçük de olsa böyle kalıcı bir eser ortaya koyduğum için çok mutluyum, benim için onur vericidir.

Bizim yaşadığımız bölgede imza günü pek alışık olmayan bir durum ama  büyük ilgi vardı, okurlarımla da buluştuğuma çok sevindim. Buradan hepsine teşekkür  ediyorum.

Etem Karaüzüm: İmza gününüze siyaset arkadaşlarınız ilgi gösterdiler mi?

>> Fatma Ulubey: Zaten Ramazan arifesindeydik ,diğer gün Ramazan başladı.Bu anlamda bir sıkıntımız oldu ama Adıyaman’daki arkadaşlarım kitabın tanıtımı açısından daha geniş bir platform düzenleyerek destek vereceklerini belirttiler.Ramazan Bayramından sonra Adıyaman’da daha geniş açılımlı bir etkinlik düzenleyeceğiz.

Etem Karaüzüm: Kitabınızda Sayın Murat Karayalçın’ın bir ön sözünü görüyorum. Sayın Murat Karayalçın kitabınızı gördü mü?

>> Fatma Ulubey: Henüz görmedi ama kendisi içerik açısından, özet olarak kitabım hakkında bilgi sahibiydi. Efendim, Sayın Karayalçın siyasette ve dış politikada deneyimli bir isimdir. Yerel yönetimlerde de başarılı bir siyasetçidir. Sayın Karayalçın’nın  kitabımda önsözü olması ayrıca bana onur vermiştir. Kendilerine buradan teşekkür ediyorum.

Etem Karaüzüm: Peki yine kitaptan devam edelim, kitabınızın içeriğini biraz anlatır mısınız, kitabınızda siyasetçilere, tepedekilere ve aşağıdakilere ne mesajlar  veriyorsunuz?

>> Fatma Ulubey: Bana göre siyasetle uğraşan  herkes bu kitapta kendini bulabilir. Siyasette mücadele edip de ben alnımın teriyle bir yerlere gelmek istiyorum diyenler de bulabilir. Emek her şeyin üstündedir diye düşünüyorum. Kitabın temel özeti şu; Okuyucular kitabımda güneydoğu’da , Adıyaman’da Cumhuriyet Halk Partisi içinde koşan bir kadını görecekler.Aynı şekilde mücadele eden bir muhalif yazarı görecekler bu kitapta.Türkiye’nin siyasi,ekonomik,toplumsal ,sosyal sorunlarını öne çıkaran bir kitap diye düşünüyorum.

 

Etem Karaüzüm: Adıyaman’da çeşitli gazetelerde makaleler yazıyorsunuz. Adıyaman’da yayın yapan bir yerel gazetede siyasi yazılar istemiyoruz, siyasi yazı yazmazsanız yazılarınızı yayınlarız ama siyasi yazarsanız yayınlayamayız diye bir şey duydum, bu doğru mu?

>> Fatma Ulubey:  Size şunu samimiyetle söylemek istiyorum.1999 yılından beri ben yazı yazıyorum. Hiç bir zaman bir yayın yönetmenimle iyi geçineyim, yaranayım diye yazı yazmadım. Yazmaya başladığımda da hep şunu söyledim, ben muhalif bir yazarım, doğruluğuna inandığım konuları yazılarımda işlerim. Bu sizi rahatsız ederse bana söyleyin ben çekilirim, ben kimsenin ekmeğiyle oynamak istemiyorum dedim.

Efendim şimdi öyle bir süreç gelişti ki AKP iktidarıyla birlikte basın adım adım susturuldu. Ya da sindirildi.  Zaten benim gibi muhalif bir yazarın çokta rahat yazı yazamayacağını zaten biliyordum, bekliyordum. Yerel seçimlerin olduğu bir dönemde Adıyaman’da 15 yıldır yazdığım gazeteden bir arkadaş arayarak bana Fatma Hanım mümkünse biz gazetemizde normal makalelerinizi yayınlayabiliriz, siyasi yazılarınızı yayınlamıyoruz  siyasi yazı yazmayın dedi. Yani, şimdi siz olsanız ne dersiniz? Ben o arkadaşımıza; Hayır efendim siz benim siyasi yazılarımı yayınlamayacaksanız ben de size siyasi olmayan yazılarımı göndermiyorum. Ben burada o gazetemizi de, yayın yönetmenimizi de deşifre etmek istemiyorum ama umarım kendileri de biraz düşünürler. Türkiye her zaman böyle gitmeyecek, hiçbir zaman biz kimsenin adamı olmayız. Kutsal bir aydayız. Yeri gelmişken söyleyeyim, Peygamber Efendimiz  buyuruyorlar ki “Haksızlık karşısında boyun eğen, dilsiz şeytandır” Ben bu inançla büyüdüm. Bu anlamda ben de o gazetemizi kendimce boykot ettim.

Etem Karaüzüm: Elinize kalemi alıp yazmaya başladığınızda içinizden geldiği gibi mi yazıyorsunuz yoksa bazı yazılarınızda kendinize otosansür uyguluyor musunuz?

>> Fatma Ulubey: Hepimizin bir ailesi var, sorumlu olduğumuz insanlar var. Muhalif bir yazar olmama rağmen bazen yazılarımda oto sansür uyguladığımı düşünüyorum.

Etem Karaüzüm: Kimden korkuyorsunuz Fatma Hanım?

>> Fatma Ulubey: Hiç kimseden korkmuyorum. Ben korkak  bir insan değilim. O anlamda demek istemedim. Bu dönem ister istemez öyle yaptı. Yazarlar acaba ben bunu söylesem ,benim gazetem ne durumda kalır,yayın yönetmenim ne durumda kalır,yada işte köşe yazdığınız sitenin sahibi ne durumda kalır?Yani karşımdaki insanları zor durumda bırakmamak için zaman zaman kendime otosansür uyguladığım oluyor diye düşünüyorum.Yazarken hiç bir zaman kimsenin kişiliğiyle,onuruyla,şahsiyetiyle ilgili asla konuşmam ve yazmam .Ben doğruluğuna inandığım konuları açık yüreklilikle dile getirmeyi severim.

Etem Karaüzüm:  Eşiniz, Hasan Hüseyin Bey çalışmalarınızda size destek oluyor mu?

>> Fatma Ulubey:Biz bir feodal yapının içinde yetiştik.Örf ve adetlerimizin,gelenek ve göreneklerimizin neleri taşıyıp neleri taşımayacağını çok çok iyi biliyoruz.Bu anlamda eşim şüphesiz bana destek oldu.Mutlaka zaman zaman  her ailede olduğu gibi bizde de ayrıştığımız konular olmuştur.Bu önyargılarla yetiştiğimiz bu toplumda eşimin  desteğini inkar edemem . Ve bir hayli önemlidir diye düşünüyorum.

Etem Karaüzüm:  Fatma Hanım,  size güncel ama zor bir soru sormak istiyorum. Bir siyasetçi bu soruya nasıl cevap verir ben tahmin edemiyorum.

>> Fatma Ulubey: Buyurun,

Etem Karaüzüm: Cumhurbaşkanı adayını seçmeyi size bıraksalardı kimi seçerdiniz?

>> Fatma Ulubey: Hakikaten çok zor bir soru. Emekten yana olan insan hiç şüphesiz parti içinde mücadele vermiş olanları daha çok öne çıkarır. Ama Cumhurbaşkanlığı böyle değil. Cumhurbaşkanımızı dışarıdan da seçebiliyoruz. Geçmiş dönemde bunun örneği var. Sn. Ekmeleddin İhsanoğlu  CHP ve MHP’nin çatı adayı, diğer partilerden de destek var. Ben bu zor süreçte belki bana kızacaklar ama  muhalefete destek vermemiz gerek diye düşünüyorum. Çatı adayını  bu sürecin getirdiğini düşünüyorum. İç politikada ve dış politikada siyasi durum iyi değil. Türkiye ateş hattındadır. Herkesin gönlünde bir adayı olabilir. Benimde gönlümde elbette ki bir adayım var ama ben bu süreçte Sn. Ekmeleddin İhsanoğlu’nu desteklememiz gerektiğine inanıyorum.

Etem Karaüzüm: CHP’nin tabanında bir kaynama var. Bu aday çokta benimsenmedi. Yeni bir aday çıkartırlar mı bilmiyorum.Bu kaynayan muhalif gruba bir mesajınız olacak mı?

>> Fatma Ulubey: Aslında evet tabanda bir rahatsızlık duyuluyor. Ama bu AKP iktidarının yanlış uygulamaları, toplumu kutuplaştırma politikasının sonucudur. Tabanın bu noktada biraz esneklik göstermesi gerekir diye düşünüyorum. Bu gün birlikte olma günüdür. Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri zaten bellidir.

Bakınız, Dini sürekli olarak siyasete alet eden bir iktidar var. Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı mezhebinden dolayı meydanlarda yuhalatıldı. Yani Sayın KılIçtaroğlu ne yapabilirdi ki?

Etem Karaüzüm: Fatma Hanım, yorumlarınızı aldık. Muhalefet bu Cumhurbaşkanlığı seçimini bu adayla kaybederse ,benim tabandan ve düşünce adamlarından duyduğum ses her iki genel başkanın da istifa etmesi gerekir diyorlar.Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

>> Fatma Ulubey:  Çatı adayının bu seçimde başarılı çıkacağına inanıyorum. İkinci şıkkı şu an hiç düşünmüyorum. İstifa etme erdemine gelince, kişilerin kedilerine ait bir durumdur. Takdir kendilerinindir.

Etem Karaüzüm:  Ortadoğu konusunda  fikirlerinizi almak istiyorum.

>> Fatma Ulubey: Sayın Hocam,şüphesiz yanı başımızda gelişen olayların bizi etkilememesi mümkün değildir. Bizi çok etkiledi.Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış,Cihanda barış” ilkesinden bu gün tamamen koptuk.AKP iktidarı hep komşularımızla sıfır sorun diyordu.Bugün sıfır sorun şöyle dursun kavgalı olmadığımız komşumuz kalmadı.Türkiye’nin dış politikada prestiji çizilmiştir.Bu anlamda birleştirici bir  Cumhurbaşkanının çok çok önemli olduğunu düşünüyorum.Cumhurbaşkanı’nın siyasi olarak mutlaka bir ideolojisi vardır ama toplumun her kesimini kucaklayan ,tüm siyasi partilere karşı tarafsız olan bir Cumhurbaşkanına ihtiyacımız var.Bu anlamda Sn Ekmeleddin İhsanoğlu  birleştirici olur diye düşünüyorum.

% 99’u Müslüman olan ülkemizde biz halen şu Aleviydi, Sünniydü, Kürttü, Türktü, Çerkezdi diye ayrımcılık yapıyoruz. Böyle bir anlayış içerisinde Sayın Kılıçtaroğlu Cumhurbaşkanı adayı olsaydı ne olurdu? Bir defa Alevi derlerdi ve oy vermezlerdi. Yani Sayın Kılıçtaroğlu’nun bu anlamda Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nun üzerinde durmasının önemli olduğunu düşünüyorum.

Etem Karaüzüm: Peki Alevi vatandaşlarımız bu adaya oy verirler mi?

>> Fatma Ulubey: Ben Alevi vatandaşlarımızın da aklı selim düşüneceğine inanıyorum.Sayın Kılıçtaroğlu’na bu konuda destek vereceklerini düşünüyorum.Çünkü Aleviler her zaman barıştan,sevgiden ve hoşgörüden yana olmuşlardır.Onların düsturunda “İncinsen de ,incitme” sözü vardır.

Etem Karaüzüm: Siz siyaset insanısınız, siyasetin içindesiniz. Belediye başkanı adayı olmayı istemediniz. Henüz daha erken ama yaklaşık olarak bir yıl sonra milletvekilliği seçimleri var. Milletvekili adayı olacak mısınız, Ben buradayım diyecek misiniz? Seçmene bir mesajınız olacak mı?

>> Fatma Ulubey: Ben seçimden seçime siyaset yapmadım. Ben siyaseti her zaman uzun soluklu düşündüm.Beni yakından tanıyanlar bunu çok iyi bilirler.Gelecek ne getirir? Sayın Demirel’in bu konuda bir sözü vardır.”Siyasette 24 saat uzun bir süredir” der. İnanın siyasette 24 saat uzun bir süredir. Yarın neler getirir şimdiden bilemeyiz. Elbette başladığım bu mücadeleyi taçlandırmak isterim. Hiç bir siyasetçi de yarım bırakmak istemez. Bende yarım bırakmayı istemem.

Son olarak halkımıza şunu söylemek istiyorum. Bizim inancımızda bir karıncayı dahi ezmek günah iken bu gün Ortadoğu’da İslâmiyet adına ne tür cinayetlerin işlendiğini, kardeşin kardeşi vurduğunu, birbirlerini acımasızca katlettiği bir dönemi yaşıyoruz. Ümit ediyorum ki gerçek dindarlar, gerçek Müslümanlar yaşanan bu olayların asla dinimizde ve kitabımızda yeri olmadığını, bir insanı yaşatmanın tüm insanlığı yaşatmak olduğunu , bu bilinçle hareket etmek anlayışını özümser diye düşünüyorum.Bu topraklarda ayrımcılık olmasın diyorum.Yunus’un dediği gibi Sevelim,sevilelim.Dünya kimseye kalmaz.

Etem Karaüzüm:  Laiklik ilkesinin ne kadar gerekli olduğu bu gün ortaya çıkmıyor mu?

>> Fatma Ulubey: Elbette, laikliğin önemi burada ortaya çıkıyor.Bu gün kimse kimseye baskı kurmasa,üstünlük sağlamasa ülke bu hale gelir mi? Bu gün yasama,yürütme yargı erkleri sadece siyasetin tekelinde .Oysa hepsinin ayrı ayrı bağımsız olması gerekir.Din ve devlet işlerinin ayrışması,laiklik burada çok önemli.Bu ilke bizi diğer ülkelerden ayıran en güzel özelliğimizdir.Cumhuriyetle yönetiliyorlar ama laiklik yok.

Kaybetmeden değerlerimizi anlayalım.

Etem Karaüzüm:  Fatma Hanım bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz.

>> Fatma Ulubey: Ben teşekkür ederim.

ETİKETLER : Siyaset Emek İster Fatma Ulubey Kemal Kılıçtaroğlu Murat Karayalçın Çatı Aday Ekmeleddin İhsanoğlu Cumhurbaşkanı
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer RÖPORTAJ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel             <   
Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.