Köseler’den

CHP Gölbaşı İlçe Başkanı Emine Köseler "Adalet ve Demokrasi Haftası" nedeniyle yaptığı açıklamada basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğünün gerçekleştirilmesinde vazgeçilmez bir araç ve bir değer olduğunu söyledi.
Bu haber 2019-01-24 19:23:57 eklenmiş ve 259 kez görüntülenmiştir.

 

CHP Gölbaşı İlçe Başkanı Emine Köseler,Ocak ayı, aydınların katliamlarla aramızdan alındığı bir ay. Muammer Aksoy’u, Uğur Mumcu’yu, Onat  Kutları , Metin Göktepe’yi ve Hrant Dink’ i   Gaffar  Okan’ı  kasvetli bir Ocak ayında kaybettik. 1993 yılından beri her 24-31 Ocak haftası "Adalet ve Demokrasi Haftası" olarak çeşitli etkinliklerle anılmaktadır. Bu anmalar, aslında olmayan “adaletin” ve “demokrasinin” arayışlarıdır. Bu aydınların hepsi, düşünceleri ve ifade özgürlüklerini kullandıkları için katledildiler. Hepsinin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. 

 

Düşünce ve ifade özgürlüğü, artık halkın bilgilenme hakkı veya gerçekleri öğrenme hakkının elde edilmesini de sağlayan bir haktır. Bu anlamda basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğünün gerçekleştirilmesinde vazgeçilmez bir araç ve bir değerdir. Gerçek anlamda düşünce ve ifade özgürlüğünün sağlanması, özgür, doğru, yaygın bilgi ve haber dolaşımı ile yani basın özgürlüğü ile mümkündür. "Devletin bekası (korunması)" adına halkın bilgi edinme hakkının sınırlandırılması, günümüzde terk edilen bir anlayıştır. Bu nedenle, gerçeğe uygun haber dolaşımının suçlanması, kabul edilemez.

 

Demokrasilerde, hükümetlerin veya yönetimlerin halktan gizleyeceği bir şey olmamalıdır. Çünkü bireylerin bilgilenme hakkı, demokrasinin olmazsa olmaz koşuludur. Devlet, bu özgürlüğü engelleyemez ve kullanılmasına müdahale ederek kısıtlama veya sınırlama getiremez. Devletin basın özgürlüğünü engellemeye yönelik baskı, tutum ve girişimleri, ancak despotik ve otoriter yönetimlerde söz konusu olabilir. 

 

AİHM’ye göre, siyasal söylem ve genel yarar ile ilgili görüşlere sınır getirilmemesi gerekir. Medya yoluyla siyasal eleştirileri dile getirme ve basın özgürlüğü hakkında sınırlandırma kabul edilemez. Ayrıca hükümete karşı kabul edilebilir eleştirinin sınırları, sıradan bir yurttaşa, hatta bir politikacıya göre çok daha geniştir. Hükümetin işgal ettiği baskın konum, özellikle de muhaliflerinden gelen, haklı olmayan saldırı ve eleştirilere cevap vermek için cezai yollar kullanılmamasını gerektirir. Kullanılan ifadeler şiddet, isyan ya da başkaldırıya teşvik içermediği sürece, ifade özgürlüğü engellenemez de siyasilerin daha büyük bir hoşgörü göstermesi gerektiği karara bağlanmıştır. Yazılan yazı ve görüşler, katı eleştirileri ve hicivli bir stili içerebilir. 

 

Emrindeki idari ve yargısal güçler ile iyice güçlenen iktidar, özellikle gazetecilere ve aydınlara karşı baskılarını yoğunlaştırmıştır. Kendilerine karşı “muhalif” olan medya temsilcilerini ve çalışanlarını “casusluk”, “darbecilik” veya “teröristlik” ile yaftalamakta bir sakınca görmemektedir. 
Türkiye’de tutuklu olan ve tutuksuz yargılanan gazeteciler, sırf gazetecilik faaliyetlerinden dolayı yargılanmaktadırlar. Türkiye, bu sicille basın özgürlüğü sıralamasında (Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün verilerine göre) 180 ülke arasında 149. sırada bulunmaktadır. Yani basın ve ifade özgürlüğü sıralamasında Katar’ın, Afganistan’ın ve Sudan’ın gerisinde olan bir ülkede yaşıyoruz. Bunun nedeni, gazetecilerin suça bu kadar bulaşması değil, Türkiye’yi yönetenlerin eleştiriye tahammülsüz olmalarıdır. Mevcut yönetim, basın ve ifade özgürlüğünü baskı, sansür ve ağır cezalarla boğma siyaseti izliyor. Gazetecilere ve aydınlara yönelik bu uygulamalar, evrensel hukukun katlidir.

 


Kaynak:PHA

 

 

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer SİYASET haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel             <   
Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.