Eğitim-Sen Şube Başkanı Dağdeviren'den Yeni Ortaöğretime Geçiş Sistemine Tepki

Eğitim-Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren, yeni ortaöğretim geçiş sistemini eleştirdi.
Bu haber 2018-03-27 06:55:25 eklenmiş ve 494 kez görüntülenmiştir.
Dağdeviren, yaptığı açıklamada, "5 Kasım 2017 tarihinde TEOG sistemi yerine öğrencilerin ortaöğretime nasıl geçeceğini açıklayan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz var olan sistemin (TEOG) neden değiştirildiği sorusuna yanıt verirken, bazı konulara dikkat çekmişti. Ancak açıklamanın yapıldığı günden bugüne geçen süre içerisinde, TEOG kaldırılırken kamuoyunu ikna etmek için sunulan gerekçeler geçerliliğini yitirdi"dedi.
Dağdeviren, şunları kaydetti:
"TEOG öğrencileri okul dışı kaynaklara (dershane, özel ders, etüt vb.) yönlendiriyor. Özel okullar kendi öğrencilerine fazla not verdiği için, devlet okulunda okuyan öğrencilere göre bu okulların öğrencileri avantaj sağlıyor. Öğrenciler sınavlara hazırlanmak için devamsızlık yapıyor. Öğrenciler sınav baskısından kaynaklı çocukluk ve gençliklerini yaşayamıyor. Sunulan bu gerekçelerden sonra Milli Eğitim Bakanı sanki bir müjdeyi veriyor ve yıllardan bu yana çözülemeyen bir sorunu çözüyor iddiası ile TEOG sisteminin ve sınavın kaldırıldığını duyurdu. Hemen ardından da isteyen az sayıdaki öğrenci için ise yine az sayıda nitelikli(!) okulun sınavla öğrenci alacağını ancak bu okulların toplam sayısının ise 600 civarında olacağını duyurdu. Bu okulların isimlerinin ise Mayıs ayında açıklanacağını ekledi. Gelinen aşamada Milli Eğitim Bakanı’nın ne sunduğu gerekçelerde ifade edilen sorunlar çözülebilmiş ne de velilerin kaygıları giderilebilmiş değildir. Aksine Milli Eğitim Bakanının belirttiği hususlarında zaman içerisinde aslında ifade edilen gibi olmadığı MEB Müsteşarı başta olmak üzere MEB yetkilileri konu ile ilgili açıklama yaptıkça ortaya çıkmıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı % 10’luk bir öğrenci kesiminin sınavla öğrenci alan okullara yerleşmesini planlarken bu oranın nasıl belirlendiğini ve neden % 10 ile sınırlandığını açıklamak durumundadır. Öğrencilerin sınavla alan okullara ne kadarının yerleşeceğini öğrenci ve velilerin tercihine bırakmayarak üst sınırı belirleyen MEB temel bir hakkı, eğitim hakkını engellemektedir"
 
"Sınavla öğrenci alan okulların, 14 Şubat 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle “fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, proje uygulayan eğitim kurumları ile mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programları” olarak belirlenmesi ile beraber tartışma kaçınılmaz olarak boyut değiştirmiştir" diyen Dağdeviren, şöyle devam etti:
"14.03.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6528 sayılı torba yasayla 652 sayılı KHK’ye eklenen 37. maddenin 9. fıkrası:“(9) Yurt içi veya yurt dışında, yerli veya yabancı kurum ve kuruluşlarla veya başka ülkelerle işbirliği anlaşması çerçevesinde kurulan ve ulusal veya uluslararası proje yürüten okul ve kurumlar, Bakan onayı ile proje okulu olarak seçilen ve belirli eğitim reformu ve programları uygulanan okul ve kurumlar ile Bakan onayıyla doğrudan Bakanlık merkez teşkilatına bağlanan kurumlara yapılacak öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirmeleri Bakan tarafından yapılır.” hükmünü içermektedir. Bu Yönetmelikte aranan şartları taşıyan öğretmenler arasından eğitim kurumunun bağlı bulunduğu genel müdürlüğün inhası, İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün teklifi ve Bakanın onayı ile dört yıllığına atama yapılır. Eğitim kurumunun bağlı bulunduğu genel müdürlükçe belirlenen kriterlere göre görevinde başarı gösteren öğretmenlerin görev süresi ilk atamadaki usulle dört yıl daha uzatılabilir.
(2) Proje okullarına 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesine göre öğretim elemanları ders vermek üzere görevlendirilebilir. Görevlendirilecek öğretim elemanlarında bu Yönetmelikte belirtilen şartlar aranmaz. Proje okullarının kuruluşunu düzenleyen madde ve bu okullara öğretmen atanması ile ilgili madde beraber düşünüldüğünde proje okullarında çalışacak öğretmenlerin ancak siyasi iktidarın onayı ile bu okullara atanabileceği görülmektedir. MEB liselere öğrenci yerleştirme sisteminde yaptığı değişiklikle 2018-2019 öğretim yılında sadece % 10’luk bir öğrenci kesimini sınavla öğrenci kabul eden okullara yerleştirecek ve akademik başarısı yüksek olarak kabul edilen bu öğrenciler ise yukarıda ifade edilen gerekçelerden dolayı, sadece iktidar tarafından onay verilen “makbul öğretmenlerle“ öğrenimlerine devam edecekler. MEB sınavla öğrenci alacak okulların isimlerini belirlerken bu hedefi gözetmiş ve baştan kendi politikalarına onay vermeyen öğretmenlerin akademik eğitim alacak öğrencilerle buluşmasını engellemeyi hedeflemiştir. Öğretmenin okul yaşantısında sahip olduğu işlev; öğretmenin öğrenciler üzerindeki etkisi ve örtük müfredat uygulamaları beraber değerlendirildiğinde, siyasi iktidar yeni imam hatipler açmak yerine tüm okulların aynı amaca hizmet edecek şekilde yapılandırılmasının adımlarını attığını yaptığı her değişiklikte ve yaptığı yeni uygulamada ortaya koymaktadır"
 
 
 

Kaynak : PHA

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer EĞİTİM haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Gölbaşı Güncel
                    
© Copyright 2013 Gölbaşı Güncel Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.